Framed through Freudian and Lacanian psychoanalysis, The Yellow Wallpaper reveals madness as both fracture and form, exposing a paradoxical state where repression and resistance coexist. The narrator’s psychological disintegration, catalyzed by enforced silence and infantilization, transforms into an act of symbolic rebellion. The yellow wallpaper becomes a psychic mirror, reflecting not only internal conflict but also an unconscious strategy of survival. Freud’s concept of repression unveils how language, or its absence, distorts emotion into obsession. Lacan’s theory of the split subject locates the narrator’s crisis in the unstable space between desire and identity, a conflict shaped by the collision of the Imaginary and the Symbolic. Narrator’s fixation on the trapped woman and her eventual identification with her suggests a failed attempt to bridge this gap. What begins as a slow mental collapse becomes a desperate quest for coherence within a system that denies her agency. In this analysis, madness is explored as not simply pathology but a language of the silenced, a final, fractured means of self-assertion. This paper aims to examine how The Yellow Wallpaper illustrates the coexistence of repression and resistance through psychoanalytic concepts of the unconscious, to posit how madness operates as a fractured form of subjectivity and symbolic expression.
Charlotte Perkins Gilman psychoanalysis madness repression female agency
Freudyen ve Lacancı psikanaliz çerçevesinde ele alındığında, The Yellow Wallpaper kısa hikayesi deliliği hem bir kırılma hem de bir biçim olarak ortaya koyar, bastırma ile direnişin bir arada var olduğu paradoksal bir durumu açığa çıkarır. Anlatıcının psikolojik çözülmesi, zorla dayatılan sessizlik ve çocuklaştırma ile tetiklenir ve simgesel bir başkaldırı eylemine dönüşür. Sarı duvar kâğıdı, yalnızca içsel çatışmayı değil, aynı zamanda bilinçdışı bir hayatta kalma stratejisini yansıtan psikolojik bir aynaya dönüşür. Freud’un bastırma kavramı, dilin ya da onun yokluğunun duyguları nasıl saplantıya dönüştürdüğünü ortaya koyar. Lacan’ın bölünmüş özne kuramı ise anlatıcının krizini, arzu ile kimlik, İmgesel ile Simgesel arasındaki boşlukta konumlandırır. Anlatıcının hapsolmuş kadına duyduğu takıntı ve sonunda onunla özdeşleşmesi, bu boşluğu kapatma girişiminin başarısızlığını gösterir. Yavaş ilerleyen bir zihinsel çöküş olarak başlayan süreç, öznenin iradesini reddeden bir sistem içinde anlam arayışına dönüşür. Bu analizde delilik yalnızca bir patoloji değil, susturulmuşların dili, parçalı ama son bir kendini ifade etme biçimi olarak ele alınır. Bu çalışma, bastırma ile direnişin nasıl bir arada var olabildiğini psikanalitik bilinçdışı kavramları aracılığıyla The Yellow Wallpaper üzerinden incelemeyi ve deliliğin nasıl bölünmüş bir özne biçimi ve simgesel bir ifade aracı olarak işlediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Charlotte Perkins Gilman psikanaliz delilik bastırma kadın özneselliği
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İngiliz ve İrlanda Dili, Edebiyatı ve Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 27 |