Suça sürüklenen çocuk oranındaki artış, çocuk koruma ve refahına yönelik politikaların ilgisini bu alana yoğunlaştırmıştır. Söz konusu politikaların amacı, adalet sistemine dâhil olan çocuğa yönelik koruyucu hizmetler sunmaktır. Ancak bu hizmetlerin başarılı ve sürdürebilir olması açısından yalnızca devlet politikaları yeterli olmamakta, bununla birlikte yakın sosyal sistemlerin sürece dâhil olması gerekmektedir. Sosyal destek sistemlerinin başında gelen “aile” suçun ortaya çıkmasında ve önlenmesinde kritik bir öneme sahip olmaktadır. Dolayısıyla çocuk refahına yönelik uygulamalarda aile katılımı öncelikli olmaktadır. Çocuğa ve ebeveynlerine sağlıklı bir toplum inşa etme yolunda rehberlik hizmetleri sunmayı hedefleyen danışmanlık tedbiri, işte bu gereklilikten doğmuştur. Ancak tedbirin başarılı oluşunun, hizmet alanlar tarafından nasıl değerlendirildiğiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle çalışmanın amacı, hakkında danışmanlık tedbir kararı verilen, suça sürüklenmiş çocuk ve ailesinin sürece ilişkin değerlendirmelerini araştırmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak gerçekleşen bu çalışmada fenomenolojik desen kullanılmıştır. Bu bağlamda 20 çocuk ve ailesiyle görüşülmüştür. Araştırmada elde edilen veriler, MAXQDA programına aktarılarak temalaştırılmış ve tematik analiz yapılmıştır. Sonuçta katılımcı sorunlarının profesyonel bir zeminde ele alınması ve olumlu davranışa yönelik teşvik, sürece ilişkin olumlu değerlendirmeleri beraberinde getirmiştir. Ancak çalışma sonuçları, uygulamaya yönelik olumsuz değerlendirmelerin yoğunlukta olduğunu göstermektedir. Bunlar; aile katılımına gereken önemin verilmemesi ile uygulamaların, geç başlaması, sistematik olmaması, beklentileri karşılayacak bir profesyonellikte gerçekleşmemesi ve uzmanların yetkinliği ile ilgili sorunları içermektedir. Sonuç olarak, çocuk alanında çalışan bütün meslek profesyonelleri, ortak bir kaygı ve iş birliği ile çocuk ve ailesinin haklarına duyarlı bir hizmet sürecini öncelemelidir. Ayrıca çağdaş çocuk koruma sistemini hedefleyen ve aile, okul gibi destek sistemlerini içeren uygulama sayıları arttırılmalıdır.
Suça sürüklenen çocuk danışmanlık tedbir kararı aile aile katılımı rehber öğretmen
Çalışmada etik kurallara uyulmuştur. Gerekli Etik Kurul izni alınmış ve siteme yüklenmiştir.
The escalating prevalence of juveniles pushed to crime has garnered significant attention in the realm of child protection and welfare policies. These policies primarily aim to deliver protective services to children involved in the justice system. However, for such services to achieve lasting success, reliance on state policies alone proves insufficient; the active involvement of proximal social systems is equally essential. Among these systems, the “family” plays a critical role in both the etiology and prevention of criminal behavior, positioning family involvement as a central priority in child welfare policies. The counseling measure, which seeks to provide essential guidance to both the juvenile and their parents in fostering societal well-being, has emerged as a crucial response to this very need. Yet, the effectiveness of this measure is believed to be contingent upon the evaluations of those it serves. Consequently, this study aims to explore the evaluations of the juvenile delinquents who have been subjected to a counseling measure and their families regarding the process. This study employed a phenomenological design, utilizing in-depth interviews as a qualitative research method. A total of 20 juveniles pushed to crime and their families participated in the interviews. The data collected were organized into key themes using the MAXQDA software and subjected to thematic analysis. The findings revealed that addressing the participants’ concerns in a professional manner and promoting positive behaviors resulted in favorable evaluations of the counseling process. However, the findings also highlighted significant negative evaluations, particularly in relation to the implementation of the measure. These included insufficient emphasis on family involvement, delays in the initiation of practices, a lack of systematic application, a failure to meet professional expectations, and concerns regarding the competence of the experts involved. In counclision it is crucial that all professionals within the field of child welfare engage in service delivery processes that are attuned to the rights of both juveniles and their families, fostering a collaborative and shared commitment to their well-being. Furthermore, there should be a concerted effort to increase the number of practices that address the contemporary child protection system, incorporating supportive structures such as the family and school unit.
Juvenile delinquents counseling measure family family involvement guidence teacher
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Okul Psikolojik Danışmanlığı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 75 |
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi