MUKAYESELİ HUKUKTA İFTİRA, SUÇ İSNADI VE MAHKEME KARARLARI
Öz
İftira suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler başlıklı Dördüncü Kısmın, Adliyeye Karşı Suçlar isimli İkinci Bölümünde, 267 nci maddede düzenlenmiştir. Maddenin düzenlenişi ve doktrindeki görüşler değerlendirildiğinde, iftira suçunun mağdurunun tüzel kişi olup olamayacağı hususunda tartışmalar bulunduğu görülmektedir. Nitekim devletin mağdur olup olamayacağı hususu da tartışmalı olup, işbu çalışma kapsamında, bir devletin iftira suçunun mağduru olup olamayacağı, özellikle soykırım suçu çerçevesinde incelenecektir.
Türk Ceza Hukuku’na göre, “Devlet” bir suçun faili olamaz, nitekim TCK’nın 20 nci maddesinde “(1)Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” şeklinde bir düzenleme yer almakta olup bu husus açıkça belirtilmektedir. Konumuz itibariyle temel sorun bir devletin soykırım suçunun faili olduğu yönünde yapılan bir isnadın iftira suçunun konusunu teşkil edip etmeyeceğidir.
İftira suçu ile ilgili Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesindeki düzenlemeye bakıldığında, maddede hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmekten bahsedildiği görülmektedir. Soykırım suçunun, TCK’nın İkinci Kitabının, Uluslararası Suçlar başlıklı Birinci Kısmının, Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar isimli Birinci Bölümünde, 76 ncı maddesinde düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla yukarıda belirttiğimiz üzere, ceza sorumluluğunun şahsiliği gereği, ceza hukuku bağlamında bir devletin soykırım suçunun faili olması mümkün olmayıp, bir devlet hakkında soykırım suçunu işlediği iddiasının iftira suçunun konusunu oluşturması mümkün değildir. Ancak, bir devletin yöneticilerinin soykırım suçunun failleri oldukları iddiasında bulunmak, bir suç isnadı gerçekleşmiş olacağından, şayet 267 nci maddedeki koşullar sağlanıyorsa, iftira suçunun konusunu oluşturabilecektir.
Diğer ülkelerin ceza kanunlarına bakıldığında da, iftira suçunun düzenlenişi itibariyle, genel olarak suçun masum kişilere suç isnadında bulunulması şeklinde düzenlendiği görülmektedir. TCK’nın 301 inci maddesinde olduğu gibi, hemen hemen her devletin, ceza kanununda veya çıkarılan bir ek kanunda, kendisine karşı yöneltilen aşağılayıcı, küçük düşürücü veya karalayıcı söylemlere karşı kendini koruduğu ve bu tür ifadelerin kullanılmasını suç olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu kapsamda her ne kadar bir devlete karşı yöneltilen soykırım isnatları iftira suçunun konusunu oluşturmaya elverişli bulunmasa da, TCK m.301 gibi diğer ülkelerin kanunlarında da yer alan düzenlemelere, yapılan isnat yöneticilere ilişkin ise, iftira suçunu düzenleyen maddelere başvurulması mümkündür.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Artuk, Mehmet Emin, Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin Kurum Ve Organlarını Aşağılama Suçu (5237 sayılı TCK m. 301), TBB Dergisi, Sayı:70, 2007.
- Artuk, Mehmet Emin-Gökcen, Ahmet-Yenidünya, A. Caner, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2014.
- Artuk-Gökcen-Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 280 – 281, Toroslu, Nevzat, Ceza Hukuku Genel Kısım, 19. Baskı, Ankara 2013.
- Bayraktar, Köksal, İftira, İÜHFM, C. XL, S. 1–4.
- Beşiri, Arzu, Soykırım ve Soykırıma İlişkin Uluslararası Mekanizmalar, TBB Dergisi, 2013.
- Birtek, Fatih, İfade Özgürlüğü ve Türk Ceza Kanunu’nun 301 inci maddesinin Bu Kavram Işığında Değerlendirilmesi, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt :81, Sayı :2, 2007.
- Ceyhan, Murat, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarini Aşağilama Suçu (Tck m. 301), Prof. Dr. Nur Centel’e Armağan.
- Değer, Ozan, Soykırım Suçu ve Devletin Sorumluluğu: Uluslararası Adalet Divanı’nın Bosna- Hersek v. Sırbistan-Karadağ Kararı, Uluslararası İlişkiler, Cilt:6, Sayı:22, (Yaz 2009).
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Yusuf Yaşar
Bu kişi benim
Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı
Yayımlanma Tarihi
16 Aralık 2016
Gönderilme Tarihi
3 Ekim 2016
Kabul Tarihi
28 Kasım 2016
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2016 Cilt: 22 Sayı: 3