yok
Recent data from the Turkish Statistical Institute (TÜİK) reveal a worrisome escalation in aggression rates among young individuals, including incidents of injury, criminal involvement, and criminal activity. In this context, the basic objective of the present study is to examine the moderating effect of religious attitudes on the relationship between frustration and aggressive behavior. The study data were collected through an online cross-sectional survey conducted with 729 participants (523 female, 206 male) randomly selected between the ages of 18 and 25. To collect the data, the Aggression Scale, the Religious Attitude Scale, and the Basic Psychological Need Satisfaction and Frustration Scale were used. The results showed that frustration was positively related to physical aggression, hostility, anger, and verbal aggression. In contrast, religious attitudes were negatively related to physical aggression, hostility, anger, verbal aggression, and frustration. Additionally, religious attitudes played a moderating role in the relationship between frustration and physical aggression and hostility. However, the findings indicated that religious attitude failed to reduce the effect of frustration on anger and verbal aggression. The results of the study indicate that religious attitudes significantly influence the impact of frustrations on tendencies toward anger and verbal aggression. These findings reveal a complex relationship between frustration and aggression, which depends on the degree of religious inclination. In light of these findings, it is recommended that guidance programs based on religious values be developed—within the framework of the existing literature—to help reduce aggression levels among individuals experiencing need frustration.
Psychology of Religion Frustration Religious Attitude Aggression Self Determination Theory.
Ethical approval for the study was obtained from the Gümüşhane University Scientific Research and Publication Ethics Committee (20/09/2024, date and 2024/1).
yok
yok
yok
TÜİK verilerine göre, genç nüfusta yaralanma, suça karışma ve suç işleme gibi saldırganlık eğilimlerinin oranlarının son yıllarda artış göstermesi, toplumsal düzeyde endişe verici bir tablo ortaya koymaktadır. Özellikle ergenlikten erken yetişkinliğe geçiş dönemindeki bireylerde saldırganlık davranışlarının artması, hem bireysel hem de sosyal uyum açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Saldırganlık, yalnızca fiziksel zarar verme davranışlarıyla sınırlı olmayıp; düşmanlık, öfke ve sözel saldırganlık gibi farklı boyutları da içeren çok boyutlu bir olgudur. Literatürde, dini tutum düzeyinin saldırgan temelli davranışlarla negatif ilişkili olabileceği yönünde çeşitli bulgular yer alsa da, bu ilişkinin altında yatan temel mekanizma henüz tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. Bu çalışmanın kuramsal temeli, Öz Belirleme Kuramı çerçevesinde ele alınmıştır. Kuramın temel kavramlarından biri olan “temel psikolojik ihtiyaçlar”, bireyin psiko-sosyal gelişimi ve iyi oluşu için kritik öneme sahiptir. Bu ihtiyaçlar; özerklik, yeterlik ve ilişkilenme olarak üç temel boyutta tanımlanmaktadır. Hayal kırıklığı ise bu ihtiyaçların engellenmesi veya tatmin edilememesi durumunda ortaya çıkan, bireyde stres, huzursuzluk ve gerginlik gibi olumsuz duygulara yol açan bir deneyimdir. Günlük yaşamda, beklenen ödüller ile elde edilenler arasındaki tutarsızlık ya da hedefe ulaşma çabalarının engellenmesi, hayal kırıklığının en yaygın nedenleri arasında yer alır. Öz Belirleme Kuramı bağlamında, bu tür engellenmelerin saldırganlık gibi uyumsuz başa çıkma stratejilerini tetikleyebileceği düşünülmektedir. Araştırmanın birinci amacı, temel psikolojik ihtiyaçlardaki hayal kırıklığının saldırganlık üzerindeki etkisini incelemektir. İkinci amacı ise, dini tutum düzeyinin hayal kırıklıkları ile saldırganlık temelli davranışlar arasındaki ilişkide düzenleyici rol oynayıp oynamadığını ortaya koymaktır. Çalışmanın verileri, 18-25 yaş aralığında, rastgele seçilen 729 katılımcıdan çevrimiçi anket yöntemiyle elde edilmiştir. Kullanılan veri toplama araçları; Saldırganlık Ölçeği, Dini Tutum Ölçeği, , Temel Psikolojik İhtiyaçların Tatmini ve Engellenmesi Ölçeğidir. Verilerin analizinde IBM SPSS 29 ve Amos paket programlarından yararlanılmıştır. Analiz sonuçları, ihtiyaç hayal kırıklıklarının saldırganlığın tüm alt boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Fiziksel saldırganlık, düşmanlık, öfke ve sözel saldırganlık düzeyleri, katılımcıların hayal kırıklıkları arttıkça anlamlı şekilde yükselmiştir. Bu bulgu, engellenmenin saldırganlık davranışlarının ortaya çıkmasında önemli bir tetikleyici olabileceğini doğrulamaktadır. Ayrıca, dini tutum ile saldırganlığın tüm alt boyutları arasında anlamlı ve negatif korelasyon bulunmuştur; dini tutumu yüksek olan bireylerin saldırgan tepkilerinin daha düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, dini tutumun düzenleyici rolüne ilişkindir. Dini tutum, ihtiyaç hayal kırıklıkları ile fiziksel saldırganlık ve düşmanlık arasındaki ilişkide anlamlı bir şekilde koruyucu etki göstermiştir. Bu durum, dini değerlerin, bireylerin bilişsel ve davranışsal saldırganlık tepkilerini azaltmada etkili olabileceğine işaret etmektedir. Ancak dini tutumun öfke ve sözel saldırganlık üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bu sonuç, öfke ve sözel saldırganlık gibi daha duygusal tepkilerin farklı psikolojik ve sosyal faktörler tarafından şekillendirilebileceğini düşündürmektedir. Bulgular, dini tutumun bazı saldırganlık türleri üzerinde tamponlayıcı bir işlev gördüğünü ve engellenmenin olumsuz etkilerini hafifletebildiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, dini değerleri merkeze alan, aynı zamanda öfke yönetimi ve duygusal düzenleme becerilerini geliştiren psiko-eğitim programlarının geliştirilmesi, özellikle genç yetişkinlerde saldırganlık eğilimlerini azaltma açısından faydalı olabilir. Üniversiteler, gençlik merkezleri ve toplumsal eğitim programları bu tür müdahalelerin uygulanabileceği etkili alanlar olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak, bu çalışma Öz Belirleme Kuramı bağlamında, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmaması ile saldırganlık arasındaki ilişkinin dini tutum tarafından nasıl şekillendiğini ortaya koyarak literatürdeki boşluğu doldurmuştur. Bulgular, engellenme yaşayan bireylerin saldırganlık düzeylerini azaltmaya yönelik dini temelli rehberlik ve psikososyal destek programlarının planlanmasının, toplumsal huzur ve bireysel iyi oluş açısından stratejik bir öneme sahip olabileceğini göstermektedir.
Din Psikolojisi Hayal Kırıklığı Dini Tutum Saldırganlık Öz Belirleme Teorisi
yok
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Din Psikolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | yok |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 69 Sayı: 69 |
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi açık erişimli bir dergidir
Açık Erişim Politikası için tıklayınız.