Bu makale, 12/18. yüzyılın önde gelen Medine ulemasından Ebü’l-Hasen es-Sindî’nin (ö. 1138/1726), İbnü’l-Hümâm’ın (ö. 861/1457) meşhur Hanefî fıkıh şerhi Fethu’l-kadîr’i üzerine kaleme aldığı el-Bedrü’l-münîr adlı haşiyesini konu edinmektedir. Çalışmada, Ebü’l-Hasen’in yalnızca bir metin şârihi değil, aynı zamanda mezhep içi eleştirel bir düşünür olarak ortaya koyduğu yaklaşımın izleri sürülmektedir. Bu amaçla, öncelikle Ebül-Hasen’in hayatına dair mevcut biyografik bilgiler ele alınmakta, ardından haşiyenin yazma nüshası tanıtılmakta ve içeriği incelenmektedir. Ebü’l-Hasen, haşiyenin girişinde İbnü’l-Hümâm’ı “muhakkik” olarak överken, eserin ilerleyen bölümlerinde hem Hidâye metnini hem de Fethu’l-kadîr şerhini zaman zaman sert bir üslupla eleştirmekten çekinmez. Bu durum, onun yalnızca metin açıklamasıyla yetinmediğini, aynı zamanda mezhebin usulü ve bunun şekillenmesinde belirgin bir rol oynayan mesâiline yönelik derinlikli bir sorgulama içinde olduğunu göstermektedir. Çalışmada, Ebü’l-Hasen’in biyografisi ve bu haşiyesiyle ilgili genel bir tanıtımdan sonra eserden seçilen dört örnek detaylı bir şekilde incelenmiş (ölçü birimlerinin fıkhî vasfı, fuzûlînin tasarrufları, irtidat ve nesep ikrarı), Ebü’l-Hasen’in mezhebin mesâilinin teşekkülüyle ilgili düşünceleri ve fıkhî meseleleri ele alış tarzı gösterilmeye çalışılmıştır. Ebü’l-Hasen’in, meşhur Kütüb-i Sitte haşiyelerinde hadislerle mezhep görüşleri ve daha belirgin bir şekilde Hanefî mezhebinin görüşleri arasındaki ilişkiyi sorguladığı bilinir. Bu haşiyede ise aynı tutumu daha ayrıntılı bir biçimde görmek mümkündür. Ebü’l-Hasen’in bu eserinde Hanefî mezhebinin temel meselelerini usul ilmi ve sistematik tutarlılık açısından incelemesi ve bunlara yönelik eleştirileri ayrı bir öneme sahiptir. Nitekim Ebü’l-Hasen mezhebin mesâilinin önemli bir bölümünün aşırı soyut, gerçeklikten uzak varsayımlar üzerinden şekillendiğini ve yer yer iç tutarlıktan yoksun olduğunu ileri sürer. Bu bağlamda el-Bedrü’l-münîr, sadece bir haşiye değil; aynı zamanda Hanefî mezhebinde mezhep içi tenkit geleneğinin sürdürüldüğü ve fıkıh metodolojisinin tartışıldığı önemli bir metin olarak karşımıza çıkar.
İslam Hukuku Hadis-Fıkıh ilişkisi Ebü’l-Hasen es-Sindî Şerh Tahkik Fethü’l-kadîr Hidâye
Bu çalışma akademik etik kurallara riayet edilerek hazırlanmıştır.
Yazıyı okuyup eksiklerinin giderilmesine yardımcı olan kıymetli hocam Prof. Dr. Mehmet Boynukalın'a ve Merve Öztürk'e (M.A.) teşekkür ederim.
This article focuses on al-Badr al-Munīr, a marginal commentary (hāshiya) written by Abū al-Hasan al-Sindī (d. 1138/1726)—one of the prominent Medinan scholars of the 12th/18th century—on Fath al-Qadīr, the renowned Hanafī legal commentary by Ibn al-Humām (d. 861/1457). The study demonstrates that Abū al-Hasan was not merely an exegete of the text, but also a critical scholar who questioned the internal coherence of the madhhab from within. The article begins by reviewing the available biographical information on Abū al-Hasan and then introduces the manuscript copy of his hāshiya, analyzing its content. While Abū al-Hasan praises Ibn al-Humām as a muhaqqiq in the introduction, he does not refrain from criticizing both the base text (al-Hidāya) and Ibn al-Hummām’s commentary throughout the work. This indicates that he did not limit himself to textual exposition alone, but also undertook a deeper inquiry into the school’s legal methodology (usūl) and the precedent-setting cases (masāʾil) that significantly contributed to its formation. Abū al-Hasan’s hāshiya is examined through selected four examples— legal characterization of units of measurement, the actions of unauthorized agent (fuḍūlī), apostasy, and acknowledgment of paternity — to demonstrate his approach to legal questions by analyzing his critiques of the established rules of the Hanafī school and the rationales behind them. Abū al- Hasan is more widely known for his marginalia on the Kutub al-Sitta, in which he frequently questions the relationship between hadiths and legal opinions, particularly those of the Hanafī school. A similar approach is observable in this marginal commentary as well, though here it appears in greater detail and rigor. Abū al-Hasan’s analyses and critiques of the school’s rules from the perspectives of legal theory (usūl) and internal coherence are of particular significance in this hāshiya. He argues that many of the school’s rules are shaped by overly abstract, unrealistic assumptions or contradictory conclusions. In this regard, al-Badr al- munīr emerges not merely as a commentary but as a significant text in which the tradition of intra-school critique and the methodology of jurisprudence within the Hanafī school are actively engaged.
Islamic Law Hadith-Fiqh relation Abu’l-Hasan as-Sindî Commentary Criticism Hidāya Fatḥ al-Qadīr
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 69 Sayı: 69 |
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi açık erişimli bir dergidir
Açık Erişim Politikası için tıklayınız.