Dil Felsefesinin tarihi en çok 17. Yüzyıla kadar geri gider. Antikçağ ve Orta Çağ’da dil konusunda felsefi düşünce ve tartışmaların yapıldığını biliyoruz. Ancak bir felsefe dalı olarak dil üzerine yapılan çalışmaların tarihi çok yenidir. Bununla birlikte, dil felsefesi de tarihsel süreçte, bilim veya felsefe alanı olarak fiilen var olup da adları sonradan konulmuş diğer bilim ve felsefe disiplinleri arasında böylece yerini almıştır. Yunus Emre bu açıdan doğrudan dil felsefesi veya kuramı ortaya atmış değildir. Dahası onun sistematik ve kategorik bir felsefi düşünce dizgesi inşa ettiğini söylemek için de, yaşadığı 14. Yüzyıl için erken olur. Ama erken olmayan bir şey varsa, o da Yunus Emre’nin şiirlerinde kullandığı Türk dilinde, 300 yıldır tartıştığımız dil felsefesinin ilgi alanına doğrudan giren dil, kültür, anlam ve önermelerdir. Adı konmamış epistemolojik ve ontolojik temele dayalı bir söz-anlam ilişkisi kurduğunu görüyoruz. Yunus’un Türkçeyi nasıl büyük bir duyarlılık ve ustalıkla kullandığı konusunda dilcilerin ve edebiyatçıların çalışmalarına konu olan dilbilgisine ait dilbilim çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış görünmektedir. En azından Yunus’un Türkçesi ve Türkçeyi kullanma yeteneğinin şiirlerine nasıl yansıdığını bu tür araştırmalardan öğrenebiliyoruz. Ne ki bu araştırmalarda Türkçenin dil olarak gücünün Yunus Emre’nin şiirlerine nasıl yansıdığına ilişkin yoğun dikkat, dil- anlam ilişkisini görmezden gelmiştir. Bence Yunus Emre dilinde, sözce ve sözcüklerden çok, anlam ve bu anlamın ardındaki Türk kültürü daha öne çıkmaktadır. Yunus için şiirde dilin ustalıkla kullanılması önemli olmakla birlikte, asıl olan bu yetkin dil kullanımının ardındaki kavram veya anlam dünyasıdır. Bu dünyayı oluşturan ise, Türk kültürüdür. Az sözle çok şey anlatmak, sözel simgeleri değil, onların göndergeleri olan kavramları öncelemektir. Yunus bunu yapar. Yunus’a göre, doğruluk ve eğrilik, sözlerden çok, eylemlerdedir. Evrensel Dilbilgisi veya İçgüdü olarak dil kuramı, uzlaşmacı dil kuramı ve doğalcı dil kuramı Yunus’un dil felsefesi açıklamak için yeterli kuramlar değildir. Yunus’un dil felsefesi için ‘Etkileşimsellik Ölçüsünde Dil Tezi’ni onun dil felsefesini anlamak bakımından daha yerinde bir kuram olarak öneriyorum. Bu kuram, dilde doğru ve yanlış gibi kesin kategorik değerlemelerin ötesinde, anlamı öne çıkardığı gibi, dil felsefesine temel olan epistemoloji ve ontolojiyi içermekte, dili diyalektik bir kültürel öğrenme süreci olarak öngörmektedir.
Yunus Emre Dil Felsefesi Anlam Kavram Kültür Ölçüsünde Dil Tezi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk İslam Düşünce Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Kasım 2024 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 7 |