Türkiye’de emlâk vergisi, yerel yönetimlerin önemli gelir kaynaklarından biri olmasına rağmen uygulamada çeşitli yapısal ve hukuki sorunlar barındırmaktadır. Çalışmada, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında ortaya çıkan başlıca uygulama problemleri incelenmektedir. Öncelikle vergi matrahının gerçekçi biçimde belirlenememesi nedeniyle hem vergilemede adaletin sağlanamadığı hem de beklenen kamu gelirinin elde edilemediği vurgulanmaktadır. Emeklilere tanınan sıfır oranlı emlâk vergisi uygulamasında gelir şartının yorumlanmasından kaynaklanan eşitsizlikler ve idari düzenlemelerin kanuni sınırları aşması eleştirilmektedir. Ayrıca vergi muafiyeti bulunan vakıfların taşınmazlarına ilişkin uygulama sorunları ile arsa–arazi ayrımının yürütme organına bırakılmasının verginin yasallığı ilkesi bakımından tartışmalı olduğu belirtilmektedir. Değerli Konut Vergisi’nin Emlak Vergisi Kanunu içinde düzenlenmesinin sistematik sorunlar yarattığı ifade edilmekte; sonuç olarak emlâk vergisi mevzuatının anayasal ilkeler doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği savunulmaktadır.
Emlak Vergisi GYSH Arazi Vergisi Kanunu Vergi Hasılatı Sıfır Oranlı Vergi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Vergi Hukuku, Vergi Kanunu |
| Bölüm | Konferans Bildirisi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Ekim 2023 |
| Kabul Tarihi | 8 Ocak 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Şubat 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA85UW52SM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Sayı: 2 |