There is a reciprocal and reflexive relationship between culture and its constituent elements. This relationship is a pattern of material and moral markers of social identity and is the distinctive image of a community. Culture, which is the what, where, when and how, does not skip any human related phenomenon within its borders. So, the topics that mark the positions of biological states in the collective consciousness are also on the elements of culture. Folk medicine, which is a cultural inter-pretation of biology, has displayed an integrity that emphasizes the unity of soul-body, human-universe in terms of its methods and goals, by using nature's healing substances and belief rituals together. This metabiological tendency persists as a widespread social attitude even in the current state of traditional medicine. While traditional and integrative medicine activities such as cupping, leeches and phytotherapy offered in today's health institutions include proven practices of folk medicine that overlap with scientific data, they can also be interpreted sociologically as a response to these metabiological expectations. In this manner, folk medicine, with its structure shaped by god(s), abstract forces and material elements, reminds us of the Law of Three States, which expresses Auguste Comte's ideas for the evolutionary process of societies and sciences. In historical process, humanity explains and treats diseases from divine, metaphysical and rational perspectives; folk medicine is a combination of these. Among the diseases that are tried to be treated by combining rational and magical practices in folk medicine, maternal complications such as blockage of the milk ducts and mastitis, which can be defined as inflammation of the breast tissue, are also frequently seen. Congestion and painful swelling in the breast are commonly believed to have a different cause, independent of medical data: the breastfeeding mother was craving something and when the mother could not eat it, she became "umma" (ummaca, ummağ, umsuluk, umsuluh, umsunuk, umsuruk). Some of the “umma” healing practices coincide with the recommendations of medical doctors. Some of the reactive, spiritual and representational, material and physical interventions appear as magical practices related to beliefs and acceptances and this can be explained by the cultural background. On the other hand, umma is not only seen in women. In men, the reproductive organs swell. According to Turkish usage, if a person cannot eat what she/he wants, one of her/his organs will swell. Thus, a cultural acceptance is expressed through physical symbols of gender, and an example of culture-language interaction emerges in the process of action evolving into words. Folk treatments are also examples of the operational result expected from words, the sense of satisfaction aimed through a representation. Physical and emotional dimensions are intertwined in the social framework. The explanation of the word “umma” first comes to mind as a derivation from the verb “um-”. Consider-ing the possible evolution of the word “humma,” another explanation based on the naming of the disease remains a possibility: Did the person become ill because they hoped for something; or did the word “humma” take the form of “umma” or become mixed with “umma”, linking the state of feverish illness to the hope for something? Therefore, it can be said that the blockage of the milk ducts/mastitis-umma pairing is an example of the linguistic and cultural folk interpretation of a phe-nomenon; it is a matter of examining language-culture interaction.
Kültürle kurucu unsurları arasında bir işteşlik ve dönüşlülük ilişkisi söz konusudur. Bu ilişki, toplumsal kimliğin maddi ve manevi belirteçlerinin bir örüntüsü, bireyler topluluğunun diğerlerinden ayırt edici görüntüsüdür. Neyin, nerede, ne zaman ve nasıllığı olan kültür, sınırları içinde insana ilişkin hiçbir olguyu atlamadığından biyolojik durumların kolektif bilinç içerisindeki konumlarını işaretleyen bahisler de kültürün değişkenleri üzerinedir. Biyolojinin kültürel bir yorumu olan halk hekimliği, doğanın iyileştirici materyalleri ile inancın ilgili ritüellerini bir arada kullanmakla yöntem ve hedefleri bakımından ruh ile beden, insan ile evren birlikteliğini vurgulayan bir bütüncüllük sergilemiştir. Söz konusu metabiyolojik yönelim, konvansiyonel tıbbın güncel pozisyonunda bile yaygın bir sosyal tutum olarak mevcuttur. Günümüz sağlık kuruluşlarında sunulan hacamat, sülük, fitoterapi vb. geleneksel ve tamamlayıcı tıp faaliyetleri, halk tıbbının bilimsel verilerle örtüşen ve ispatlanmış uygulamalarını içerirken sosyolojik açıdan bu metabiyolojik beklentilerin de bir karşılığı olarak yorumlanabilir. Bu minval üzere, halk hekimliği tanrı(lar), soyut güçler ve maddesel unsurlar çeşitliliğinde şekillenen yapısıyla Auguste Comte’un toplumların ve bilimlerin tekâmül sürecine dair tasarısını ifade eden Üç Hâl Kanunu’nu hatırlatmaktadır. İnsanlığın hastalıkların izah ve çözümlerine ilişkin değerlendirme ve pratikleri tanrısal, fizik ötesi ve rasyonel bakış açılarının bir dizilimi; halk hekimliği ise bunların bir karmasıdır. Halk hekimliğinde rasyonel ve majik pratiklerin bir aradalığıyla tedavi edilmeye çalışılan hastalıklar arasında süt kanallarının tıkanıklığı ve meme dokusundaki enflamasyon olarak tanımlanabilecek mastit gibi maternal komplikasyonlar da sıkça görülür. Memede gelişen tıkanıklık ve ağrılı şişlik, halk arasında, tıbbi verilerden bağımsız farklı bir nedene dayanır; emziren annenin canı bir şey çekmiştir ve anne onu yiyemeyince de “umma” (ummaca, ummağ, umsuluk, umsuluh, umsunuk, umsuruk) olmuştur. Ummayı iyileştirme pratiklerinin bazıları tıp hekimlerinin tavsiyeleriyle örtüşmekteyken ummaya tepkisel, manevi ve temsilî, maddi ve fiziksel müdahalelerin bazıları inanç ve kabullere ilişkin majik uygulamalar görünümünde olup kültürel art alanla izah edilebilir. Diğer taraftan umma, yalnızca kadınlarda görülmez. Erkeklerdeki ummada ise üreme organı şişer. Nitekim canı bir şey çekip de yiyememenin sonucu olarak bir yerinin/ bir tarafının şişeceği, söz düzeyinde dilde de varlık göstermektedir. Böylece kültürel bir kabul, cinsiyetin bedensel sembolleri üzerinden ifade edilmekte ve eylemin söze evrilme sürecinde kültür-dil etkileşiminin bir örneği ortaya çıkmaktadır. Halkın umma tedavileri aynı zamanda sözden beklenen eylemsel sonucun, bir temsil üzerinden hedeflenen doyum duygusunun örnekleri olup bedensel/ fiziksel ve duygusal boyutlar sosyal çerçevede iç içedir. “Umma” sözcüğünün izahında ilk akla gelen “um-“ fiilinden bir türetmedir. “Humma” sözcüğünün muhtemel değişimi düşünüldüğünde hastalığın, ad verme biçiminden hareketle izahı da bir ihtimal olarak durur: Kişi, bir şeyi umduğu için mi hastalanmıştır; yoksa “humma” sözcüğü “umma” biçimini alarak yahut “umma” ile karışarak ateşli hastalık hâli bir şeyin umulmasına mı bağlanmıştır? Öyleyse denilebilir ki süt kanallarının tıkanması/mastit - umma karşılıklılığı, bir olgunun dilsel ve kültürel bakımdan halkça yorumlanışının örneği; dil-kültür etkileşiminin irdelenesi bir meselesidir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültürel çalışmalar (Diğer), Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Nisan 2024 |
| Kabul Tarihi | 17 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58242/millifolklor.1463883 |
| IZ | https://izlik.org/JA57DT43NK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 149 |