Bu çalışma, Cemil Meriç’in oryantalizm ve oksidentalizm kavramlarına yaklaşımını
analiz ederek, Batı ile Doğu arasındaki epistemolojik çatışmayı nasıl ele aldığını
irdelemektedir. Meriç’in Batı karşıtı söyleminin entelektüel temelleri ve düşünsel
kırılma noktaları ile Osmanlı-Türk modernleşmesi, Cumhuriyet ideolojisi ve Türk
aydınlarının Batılılaşma süreçleri eleştirilerinin ele alındığı çalışmada nitel araştırma
yöntemi kullanılmış olup, Meriç’in temel eserleri ve ikincil kaynaklar içerik analizi
yöntemiyle incelenmiştir. Meriç, Batı’nın Doğu üzerindeki tahakkümünü, bilgi
üretimi yoluyla meşrulaştırdığına inanmaktadır. Bu nedenle, onun oryantalizm
eleştirisi yalnızca akademik bir tartışma değil, aynı zamanda siyasi ve kültürel bir
hesaplaşmadır. Batı’nın kendini evrensel bir uygarlık modeli olarak sunmasını
reddeden Meriç, Doğu’nun da kendi medeniyet değerleriyle bir kimlik inşa
edebileceğini savunmaktadır. Ancak, bu yaklaşımı zaman zaman özcü ve romantik
bir Doğu savunusuna dönüşmektedir. Makale, Meriç’in içselleştirilmiş oryantalizm
kavramına bakışını ve Batı karşısında geliştirdiği oksidentalist refleksleri de ele
almaktadır. Batı’yı tarihsel bir düşman olarak tanımlayan Meriç, Osmanlı ve İslam
medeniyetlerini mutlak bir değer olarak konumlandırmaktadır. Meriç, Batı’nın
Doğu’yu bilgi-iktidar ilişkisi çerçevesinde şekillendirdiğini ve modernleşmenin
Batı’nın tahakkümünü pekiştirdiğini öne sürmektedir. Ancak bu yaklaşım, Batı’ya
alternatif bir entelektüel model sunmaktan çok, Batı’nın reddine dayalı bir karşı
söylem üretme çabasına işaret etmektedir. Zira Batı, sadece politik ve ekonomik
tahakküm kuran bir güç değil; aynı zamanda Doğu’nun kimliğini yok etmeye çalışan
bir yapı olarak görüldüğünden Meriç’in Batı karşıtlığı, Doğu medeniyetine yönelik
idealize edici bir oksidentalist söyleme evrilmektedir. Böylece Meriç’in mağlubiyet
psikolojisi ile Batı eleştirileri arasında güçlü bir ilişki olduğu görülmektedir.
Modernleşme sürecini Batı’nın tahakkümüyle eşdeğer gören Meriç, Cumhuriyet’in
modernleşme projelerini de sert bir şekilde eleştirmektedir. Sonuç olarak çalışma,
Meriç’in Batı eleştirilerinin, emperyalizm karşıtlığının ötesinde, Doğu’nun kültürel
ve tarihsel mirasına duyduğu bağlılıkla şekillendiğini göstermektedir.
Oryantalizm Oksidentalizm Cemil Meriç Doğu-Batı Ayrımı Türk Modernleşmesi.
This study analyzes Cemil Meriç’s approach to the concepts of Orientalism and
Occidentalism and examines how he addresses the epistemological conflict
between the West and the East. The study explores the intellectual foundations
of Meriç's anti-Western discourse, his epistemological turning points, and his
critiques of Ottoman-Turkish modernization, Republican ideology, and the
Westernization processes of Turkish intellectuals. A qualitative research method
was employed, utilizing content analysis of Meriç's primary works and secondary
sources. Meriç believes the West legitimizes its domination over the East through
knowledge production. Therefore, his critique of Orientalism is not merely an
academic discussion but also a political and cultural confrontation. Rejecting the
West's claim to be a universal model of civilization, Meriç argues that the East
can construct its own identity based on its civilizational values. However, this
perspective sometimes becomes an essentialist and romanticized defense of the
East. The article also explores Meriç's approach to internalized Orientalism and
the Occidentalist responses he developed against the West. Defining the West as
a historical enemy, Meriç idealizes Ottoman and Islamic civilizations as absolute
values. He asserts that the West constructs the East within a knowledge-power
framework and that modernization reinforces Western domination. However,
rather than offering an alternative intellectual model, this approach seeks to
construct a counter-discourse that negates the West. Since the West is seen not
only as a political and economic hegemon but also as an entity attempting to erase
the identity of the East, Meriç's anti-Western stance evolves into an Occidentalist
discourse that idealizes Eastern civilization. Thus, a strong connection is observed
between Meriç's psychology of defeat and his critique of the West. Viewing
modernization as equivalent to Western domination, he vehemently criticizes the
modernization projects of the Turkish Republic. In conclusion, the study reveals
that Meriç's criticisms of the West extend beyond anti-imperialism and are shaped
by his commitment to the historical and cultural heritage of the East.
Orientalism Occidentalism Cemil Meriç East-West Dichotomy Turkish Modernization
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyasi Düşünce Tarihi, Türk Siyasal Hayatı, Siyaset Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 17 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.25064/mulkiye.1652017 |
| IZ | https://izlik.org/JA37UU96JJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 50 Sayı: 1 |