The aim of this study is to reveal that evil is a constitutive element in Nâzım Hikmet’s poetry, narrated with ideological awareness and contemporary philosophical basis. Though all his poems are covered by this study, only those in which evil plays a central role are analyzed. The concept of evil is examined in six interrelated themes: war, power, poverty, exploitation, the banality of evil and those who oppose it. The absence of natural evil in Nâzım Hikmet’s work is due to the materialist approach of Nâzım Hikmet, who believes that evil is caused by human action instead of fate or nature. As a communist poet, he defines the source of all evil as capitalism, imperialism and fascism, or closely connects it to these systems. Thus, the aim behind his presentation of evil in his poetry is twofold: to depict it realistically and to create an awakening that motivates action against it. It is also a resistance against oppressive systems. Further, in his poetry, evil is addressed in a holistic manner in which symbolic figures and events take a central place. This aspect increases the universality and timeless quality of his poetry.
Bu çalışmada, kötülüğün Nâzım Hikmet’in şiirlerinin kurucu unsurlarından biri olduğu, şiirlerde ideolojik bir bilinçle ve çağcıl bir felsefi altyapıyla kurgulandığı ortaya koyulmaktadır. Çalışmanın örneklemi şairin tüm şiirlerinden oluşmaktadır ancak çözümlenen ve yorumlananlar, kötülüğün kurucu bir işlev üstlendiği şiirlerdir. Kötülüğe dair bu bulgular; savaş, iktidar, yoksulluk, sömürü, kötülüğün sıradanlığı ve sıradanlaşması, kötülüğe karşı harekete geçenler başlıkları altında tasnif edilmiştir. Bu alt başlıklarda incelenen bulgular birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmaz. Nâzım Hikmet’in şiirlerinde doğal kötülük unsurlarına rastlanmaz çünkü o, kötülüğü materyalist bir anlayışla kavrar ve bir insan eylemi olarak görür. İlaveten, kendisini komünist bir şair olarak tanımlayan Nâzım Hikmet’in şiirlerinde kötülüğün tüm varyantlarını doğuran ana sebep kapitalizm, emperyalizm ve/veya faşizmdir ya da en azından bunlarla ilişkilidir. Buradan hareketle, şairin, kötülüğü şiirlerinde kurucu bir unsur olarak kullanmasının amacı da aydınlanır; şiir kötülüğü gerçekçi biçimde ortaya koymalı ve şair, eseri vasıtasıyla kötülük karşıtı -aynı zamanda kapitalizm, emperyalizm ve faşizm karşıtı- bilinç geliştirilmesine ve eylemin örgütlenmesine katkı sunmalıdır. İncelenen şiirlerde, kötülüğün bütüncül bir algıyla kavranması ve kötülük çalışmalarındaki sembolik anların/olayların/kişilerin merkezî konumda olması dikkate değerdir. Bu özellik şiirlere aynı zamanda evrensel bir geçerlilik de kazandırmaktadır.
Bana bu çalışmanın fikrini veren ve ufkumu açan yorumlarını paylaşan Atilla Sönmez’e, metnin son haline gelmesinde emekleri olan Zeynep Ela Sönmez’e ve Derya Doğan’a teşekkür ederim. Bu çalışmada yapay zekâ destekli araçlardan yararlanılmamıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebi Teori, Edebi Çalışmalar (Diğer), Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 9 |
Yazarlar, yayımlanmak üzere Nesir: Edebiyat Araştırmaları Dergisi’ne gönderdikleri eserlerin tüm yayın haklarını saklı tutmakla birlikte, eserlerini Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY 4.0) kapsamında paylaşmayı kabul ederler. Bu lisans uyarınca, başkaları eseri uygun atıf yapmak koşuluyla paylaşabilir, çoğaltabilir, dağıtabilir ve yeniden kullanabilir. Ancak yazarların adı, çalışmanın başlığı ve derginin adı her kullanımda açıkça belirtilmelidir. Nesir, yazarların telif haklarını ellerinde tutmalarına izin verir; yalnızca eserin ilk yayım hakkına sahiptir.