Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlığa ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve bu görüşleri derinlemesine betimlemek amacıyla yürütülen bu çalışma nitel bir araştırmadır; bu doğrultuda fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örnekleme (ölçüt ve maksimum çeşitlilik) yoluyla belirlenen ve Ankara’nın beş ilçesinde görev yapan 60 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Veriler, araştırma amacı doğrultusunda geliştirilen ve uzman görüşleri ile pilot uygulama sonrası yedi soruya indirgenen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Geçerlik, araştırma sürecinin ayrıntılı biçimde raporlanmasıyla; güvenirlik ise kodlama sürecinde sağlanan tematik tutarlılıkla desteklenmiştir. Bulgular, öğretmenlerin dijital okuryazarlığı üç eksende kavramsallaştırdıklarını göstermektedir: (i) dijital araçların doğru ve bilinçli kullanımı (pedagojik ve etik boyut dâhil), (ii) teknolojinin öğretim süreçleriyle bütünleştirilmesi ve (iii) doğru bilgiye erişim, analiz ve doğrulama. Uygulamada öğretmenlerin en sık arama motorlarından (özellikle Google) yararlandıkları; akademik veri tabanları ve yapay zekâ destekli araçlara yönelimin ise görece sınırlı kaldığı görülmüştür. Katılımcılar dijital araçları sıklıkla kullandıklarını belirtmiş; yeterlilik değerlendirmelerinde genel olarak olumlu bir algı bildirmekle birlikte, güvenilirlik ve akademik derinlik gerektiren durumlarda eleştirel doğrulama ihtiyacına vurgu yapmışlardır. Güvenilirlik değerlendirmesinde kaynağın niteliği ve güncelliği öne çıkarken, doğrulamada çoklu kaynaklardan karşılaştırma yaygın bir strateji olarak kullanılmıştır. Sınıf içi yansımalar, dijital unsurların evrensel düzeyde entegrasyonunu ortaya koymaktadır: öğretmenler sabit (akıllı tahta, projeksiyon) ve taşınabilir araçlarla (telefon, bilgisayar) etkinlik, eğitici oyun, sunu ve video/şarkı destekli uygulamalar tasarlamakta; veli iletişimini dijital kanallar üzerinden sürdürmektedir. Sonuçlar, dijital okuryazarlığın öğretim kolaylığı, görsel-işitsel zenginlik ve etkinlik çeşitliliği gibi pedagojik kazanımlar sağladığını; ancak bilgi doğrulama, akademik kaynaklara erişim ve kurumsal destek boyutlarında sistematik güçlendirmeye ihtiyaç bulunduğunu göstermektedir. Çalışma, hizmet içi eğitimler, öğretmenlere özel dijital platformlar, sınıf altyapısının iyileştirilmesi ve lisans programlarına dijital okuryazarlık derslerinin eklenmesi yönünde somut öneriler sunmaktadır.
Dijital okuryazarlık Okul öncesi eğitim Öğretmen görüşleri Nitel araştırma Fenomenoloji.
Araştırma, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu’nun 07 Mart 2025 tarihli ve 2025/160 sayılı kararı ile uygun bulunmuştur.
-
-
-
This qualitative study was conducted to reveal preschool teachers’ views on digital literacy and to describe these views in depth; accordingly, the phenomenological design was employed. The study group consisted of 60 preschool teachers working in five districts of Ankara, selected through purposive sampling (criterion and maximum variation). Data were collected using a semi-structured interview form developed in line with the research purpose and refined to seven questions following expert feedback and a pilot study. The data obtained from the interviews were analysed through descriptive analysis. Validity was ensured by detailed reporting of the research process, while reliability was supported by thematic consistency achieved during the coding phase. The findings indicate that teachers conceptualised digital literacy along three main dimensions: (i) the conscious, ethical, and pedagogical use of digital tools, (ii) the integration of technology into teaching processes, and (iii) the ability to access, analyse, and verify accurate information. In practice, teachers most frequently used search engines (especially Google), whereas the use of academic databases and AI-supported tools remained relatively limited. Participants reported using digital tools on a daily basis; although they expressed generally positive perceptions of their competencies, they also emphasised the need for critical verification in situations requiring reliability and academic depth. When evaluating reliability, the quality and currency of sources were prioritised, while cross-checking information from multiple sources was a common strategy. Classroom reflections demonstrated the universal integration of digital elements. Teachers designed activities, educational games, presentations, and video- or song-supported practices using both fixed (smartboard, projector) and portable devices (phone, computer), and maintained communication with parents through digital channels. The results show that digital literacy provides pedagogical advantages such as teaching convenience, visual-auditory enrichment, and activity diversity; however, systematic reinforcement is still needed regarding information verification, access to academic resources, and institutional support. The study offers concrete recommendations for expanding in-service training, creating dedicated digital platforms for teachers, improving classroom infrastructure, and including digital literacy courses in undergraduate teacher education programmes.
Digital literacy Pre-school education Teacher views Qualitative research Phenomenology.
The research has been approved by the Necmettin Erbakan University Social and Human Sciences Scientific Research Ethics Committee in its decision dated 7 March 2025 and numbered 2025/160.
-
-
-
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çocuk Gelişimi Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | - |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Non Commercial 4.0 International License.