Dinlenme hakkı, insana yakışır iş ilkesinin ayrılmaz bir parçası olup, işçilerin sosyal devlet ilkesini somutlaştıran temel haklarından biridir. Bu hakkın en belirgin tezahürü olan hafta tatili, işçinin bedenen ve ruhen bütünlüğünü koruma ve toplumsal yaşamla bağ kurmasını sağlama, ayrıca iş gücünün ve işyerinin verimliliğini sürdürme şeklinde işlevler üstlenmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi, hafta tatilinin ücretli olmasını hükme bağlayarak, dinlenme hakkının yalnızca serbest zaman anlamına gelmediğini, aynı zamanda ekonomik boyutu olduğunu güvence altına almıştır. Ancak, 7553 sayılı Kanun ile 46. maddeye eklenen cümleler, turizm sektöründe hafta tatili uygulamasına “esnek” bir boyut katarak, dinlenme hakkının özüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşımıştır. Anılan hüküm gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletme belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin onaylarıyla hafta tatillerini 11 günlük bir zaman dilimi içerisinde kullanmaları mümkündür. Haftalık kesintisiz en az yirmi dört saatlik dinlenmenin önemine vurgu yapan ve güvence altına alan bütün uluslararası belgelere ve Anayasa’ya aykırı bu değişikliğin sosyal hukuk devleti ilkesini de zedeleme tehlikesi endişe yaratmaktadır. Bu makalede, çalışanların dinlenme hakkının vazgeçilmez bir unsuru olarak hafta tatili hakkından genel olarak bahsedilecektir. Ardından 7553 sayılı Kanun ile belirli niteliklere sahip olan turizm işçilerinin hafta tatili haklarına yönelik olarak yapılan değişiklik açıklanarak, uygulamada çıkması muhtemel sorunlar tartışılacaktır.
Dinlenme hakkı Hafta tatili Turizm işçileri Hafta tatilinde çalışma yasağı Hafta tatili ücreti.
The right to rest constitutes an inseparable component of the principle of decent work and stands among the fundamental rights that concretize the concept of the social state for workers. Its most evident manifestation, the weekly rest day, serves to protect the worker’s physical and mental integrity, maintain the bond with social life, and sustain both labor productivity and workplace efficiency. Article 46 of the Turkish Labor Act No. 4857 stipulates that the weekly rest day shall be paid, thereby ensuring that the right to rest is not limited to free time but also encompasses an economic dimension. However, the amendment introduced by Law No. 7553 to Article 46 has added a dimension of “flexibility” to the application of the weekly rest day in the tourism sector, reigniting debates concerning the essence of the right to rest. Pursuant to the new provision, employees working in accommodation facilities holding a tourism operating license granted by the Ministry of Culture and Tourism may, with their consent, use their weekly rest days within an eleven-day period. This change, which runs contrary to all international instruments and constitutional provisions emphasizing and safeguarding at least twenty-four hours of uninterrupted weekly rest, raises concerns that it may undermine the principle of the social state. Accordingly, this article first provides a general overview of the weekly rest day as an indispensable element of the right to rest. It then explains the amendment introduced by Law No. 7553 concerning the weekly rest rights of certain tourism workers and discusses potential problems that may arise in its practical implementation.
Right to rest Weekly holiday Tourism workers Prohibition on working during the weekly holiday Weekly holiday pay.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 3 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.