This study examines the Turkish television series Kızılcık Şerbeti through the lens of Jean Baudrillard’s theory of simulation and hyperreality. The aim is to explore how the series constructs mediated representations of family, gender roles, and sociocultural values, and how these representations function as simulacra that reshape viewers’ perceptions of reality. Through a discourse analysis, the research reveals that the characters and conflicts depicted in the series do not merely reflect societal realities but rather produce a hyperreality that substitutes and redefines them. The narrative polarizes cultural identities—such as modern-secular and traditional-religious—into consumable images, encouraging viewers to engage with simulated versions of real-life tensions. The findings suggest that the show acts as a powerful medium of ideological transmission, contributing to the construction of normative frameworks through simulation. In this context, Kızılcık Şerbeti serves not only as a cultural product of entertainment but also as a site of symbolic meaning-making that reinforces and recirculates postmodern notions of reality.
x
Bu çalışma, Kızılcık Şerbeti adlı Türk televizyon dizisini Jean Baudrillard’ın simülasyon ve hiper-gerçeklik kuramı çerçevesinde aileye etkisini incelemektedir. Araştırmanın amacı, dizinin aile yapısı, toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel değerleri nasıl temsil ettiği ve bu temsillerin izleyicinin gerçeklik algısını nasıl dönüştürdüğünü ortaya koymaktır. Yapılan söylem analizlerine göre, karakterler ve çatışmalar yalnızca toplumsal gerçekliğin bir yansıması değil; bu gerçekliğin yerine geçen ve onu yeniden tanımlayan simülakrlardır. Anlatı, modern-seküler ve geleneksel-dini kimlikler arasında kutuplaşmış temsiller sunarak izleyicinin bu sembollerle özdeşleşmesini teşvik eder. Bulgular, dizinin yalnızca bir eğlence ürünü olmakla kalmayıp, aynı zamanda ideolojik söylemlerin üretildiği ve dolaşıma sokulduğu bir medya alanı işlevi gördüğünü göstermektedir. Bu bağlamda Kızılcık Şerbeti, post-modern gerçeklik anlayışının medya temsilleri üzerinden nasıl kurulduğunu anlamak açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Etik beyan gerekmemektedir
Destekleyen kurum yoktur
x
Yok
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | x |
| Gönderilme Tarihi | 28 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 26 Sayı: Özel Sayı |