Examining the relationship between music students’ academic self-efficacy and their attitudes toward harmony courses
Öz
Music education is a multidimensional field that serves as a bridge between individual development and the continuity of social and cultural values. In this context, music extends beyond being merely an aesthetic form of expression and emerges as a powerful regulatory mechanism influencing individuals’ emotional, cognitive, and social development. The primary aim of this study is to examine the relationship between music students’ attitudes toward harmony courses and their levels of academic self-efficacy. Additionally, the study seeks to reveal the interaction between these two variables and to provide a scientific basis for pedagogical improvements in harmony instruction. As a fundamental component of music theory, harmony education plays a crucial role in the development of students’ musical thinking, analytical, and interpretative skills.
The research was conducted within a quantitative framework using a descriptive and correlational survey model. The study group consisted of 197 undergraduate students enrolled in music departments at various universities in Turkey during the 2025–2026 academic year. Data were collected using the “Attitude Scale Toward Harmony Course,” developed to assess students’ attitudes toward harmony lessons, and the “Academic Self-Efficacy Scale,” used to measure their self-efficacy levels. The data were analyzed using independent samples t-test, one-way analysis of variance (ANOVA), and Pearson correlation analysis.
The findings indicate that students’ attitudes toward harmony courses are high, whereas their academic self-efficacy beliefs are at a moderate level. According to the results of the independent samples t-test, gender and difficulties encountered during the course significantly affect both attitudes and academic self-efficacy. The one-way ANOVA results reveal that the faculty/department variable creates a significant difference in students’ self-efficacy perceptions. However, no statistically significant differences were found in relation to other demographic variables. Furthermore, the results of the Pearson Product-Moment Correlation Analysis demonstrate a positive and statistically significant relationship between academic self-efficacy and attitudes toward the harmony course.
In conclusion, it can be inferred that students’ academic self-efficacy perceptions and their attitudes toward harmony courses are mutually supportive constructs. Accordingly, educational interventions aimed at enhancing self-efficacy levels may contribute to the development of more positive attitudes toward the course.
Anahtar Kelimeler
Müzik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin armoni dersine yönelik akademik öz-yeterlikleri ile tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Öz
Müzik eğitimi, bireysel gelişim ile toplumsal kültürel süreklilik arasında köprü kuran çok boyutlu bir alandır. Bu bağlamda müzik, yalnızca estetik bir ifade biçimi olmanın ötesinde, bireyin duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimini etkileyen güçlü bir düzenleyici olarak öne çıkar. Bu araştırmanın temel amacı, müzik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin armoni dersine yönelik tutumları ile akademik öz-yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Aynı zamanda çalışma, bu iki değişken arasındaki etkileşimi ortaya koyarak armoni öğretimine yönelik pedagojik düzenlemelere bilimsel bir temel oluşturmayı hedeflemektedir. Armoni eğitimi, müzik kuramının temel bileşenlerinden biri olarak öğrencilerin müzikal düşünme, analiz ve yorumlama becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır.
Araştırma, nicel yaklaşım çerçevesinde betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de farklı üniversitelerde öğrenim gören 197 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, öğrencilerin armoni dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla geliştirilen “Armoni Dersine Yönelik Tutum Ölçeği” ve akademik öz-yeterlik düzeylerini ölçmek için kullanılan “Akademik Öz-Yeterlik Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile çözümlenmiştir.
Araştırma bulguları, öğrencilerin armoni dersine yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğunu, buna karşılık akademik öz-yeterlik inançlarının orta düzeyde seyrettiğini ortaya koymaktadır. Bağımsız gruplar t-testi sonuçlarına göre, cinsiyet ile ders sürecinde karşılaşılan güçlükler değişkenlerinin hem tutum hem de akademik öz-yeterlik üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara yol açtığı belirlenmiştir. Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) bulguları ise, eğitim alınan fakülte/bölüm değişkeninin öğrencilerin öz-yeterlik algıları üzerinde anlamlı bir farklılaşma oluşturduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, incelenen diğer demografik değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Öte yandan, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi sonuçları, akademik öz-yeterlik ile armoni dersine yönelik tutum arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin varlığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, öğrencilerin akademik öz-yeterlik algıları ile armoni dersine yönelik tutumlarının birbirini destekleyen yapılar olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, öz-yeterlik düzeyini artırmaya yönelik eğitimsel düzenlemelerin, öğrencilerin derse karşı tutumlarını olumlu yönde geliştirebileceği düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler