Araştırma Makalesi

Ümmet-i Merhûme/Millet-i Merhûme Terkibini Kullanış Biçimleri Çerçevesinde Mehmet Akif’in Müslüman Toplumlara Yönelttiği Eleştiriler

Sayı: 24 15 Mart 2025
PDF İndir
EN TR

Ümmet-i Merhûme/Millet-i Merhûme Terkibini Kullanış Biçimleri Çerçevesinde Mehmet Akif’in Müslüman Toplumlara Yönelttiği Eleştiriler

Öz

Mehmet Akif, her ne kadar şair olarak tanınsa da döneminin sosyal, siyasi, kültürel ve ekonomik sorunlarını inceleyen, Türkçenin yanında iyi derecede Arapça, Farsça ve Fransızca bilen çok yönlü bir düşünürdü. Onun her türlü yönelimini belirleyen ana olgu, içinde yaşadığı çağın kendi ülkesine ve tüm dünya Müslümanlarına getirdiği bunalımdı. Bunalım, bir yandan Müslüman toplumların küresel ölçekte çökerek Avrupa devletlerinin egemenliği altına girmesi, diğer yandan Osmanlı Devleti’nin de aynı akıbete doğru hızla gidiyor olması şeklinde kendini dışsal sebeplere bağlı bir olguymuş gibi gösteriyordu. Şüphesiz bu Avrupa’nın diğer toplum, kültür ve medeniyetlere karşı özellikle bütün XIX. yüzyıl boyunca kazandığı zaferlerin son halkası olacaktı. Hemen her Osmanlı aydın ve siyasetçisi gibi o da özelde Osmanlı, genelde dünya Müslümanlarının içinde bulundukları çöküş ve kaosu önlemenin bir çaresini aramaktaydı. Ancak Akif, sorunun dışsal etki ve görünümlerinden ziyade içsel olana, Müslüman toplumların neyi yapıp neyi yapmayarak çökme hâline geldiklerine odaklanmıştı. Bu noktada onun, bütün Müslümanların içinde bulundukları durumu “ümmet-i/millet-i merhûme” terkibiyle tanımladığı görülmektedir. İlginç olduğu kadar tanımlayıcı olan bu kesin yargı ifadesinin, Müslüman toplumların XX. yüzyılın başında yaşadığı çöküşü, en marjinal düzeyde tespit ve ifade ettiği açıktır. Daha ötesi terim, bizce onun Müslüman toplumlarla ilgili düşüncelerini ifade etmekte kullandığı en önemli kavramlardan biridir. Bu makalede Akif’in bakış açısında İslam toplumlarının içinde bulunduğu durum millet-i merhûme/ümmet-i merhûme kavramı çerçevesinde ele alınacaktır

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Abdürreşid İbrahim. ‘Âlem-i İslâm ve Japonya’da İntişâr-ı İslâm. İstanbul: Ahmet Saki Bey Matbaası, 1328.
  2. “Âlem-i İslâm-Japonya’da İntişâr-ı İslâmiyet”. Sırât-ı Müstakim 4/88 (12/13 Mayıs 1910/3 Cemâziye’l-Evvel 1328/29 Nisân 1326): 180.
  3. Bayyiğit, Mehmet. “Mehmet Akif’te Din ve Toplum Sorunu”. Hakikat Adamı Mehmet Akif’e Armağan. Ed., Mehmet Bayyiğit. Konya: Erman Ofset, (2011): 149 - 171.
  4. Cündioğlu, Dücane. “Hepsi Ölmüş de Haberleri Yok!”. Yeni Şafak (23 Kasım 2008).
  5. Göka, Erol, Ölme-Ölümün ve Geride Kalanların Psikolojisi. İstanbul: Timaş Yayınları, 2010.
  6. Ersoy, Mehmed Âkif. Tefsir Yazıları ve Vaazlar. Haz., M. Ertuğrul Düzdağ. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2016.
  7. Ersoy, Mehmed Âkif. Safahat-Edisyon Kritik. Haz., M. Ertuğrul Düzdağ. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1990.
  8. Eşref Edib. “Türkçülerin Siyâsî Mefkûreleri”. Sebîlü’r-reşad 15/375 (23/24 Ekim 1918/24 Teşrîn-i evvel 1334/17 Muharrem 1337): 211.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Osmanlı Düşünce Tarihi , Osmanlı Toplumu

Bölüm

Araştırma Makalesi

Erken Görünüm Tarihi

1 Aralık 2024

Yayımlanma Tarihi

15 Mart 2025

Gönderilme Tarihi

8 Temmuz 2024

Kabul Tarihi

3 Ekim 2024

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2025 Sayı: 24

Kaynak Göster

Chicago
Karaçavuş, Ahmet. 2025. “Ümmet-i Merhûme/Millet-i Merhûme Terkibini Kullanış Biçimleri Çerçevesinde Mehmet Akif’in Müslüman Toplumlara Yönelttiği Eleştiriler”. Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, sy 24: 114-46. https://doi.org/10.21021/osmed.1512869.

İndeksler / Indexes
 

SCOPUS, TÜBİTAK/ULAKBİM TR DİZİN [SBVT]

INDEX COPERNİCUS [ICI], ISAM, SOBIAD, İdealOnline ve Scilit tarafından dizinlenmektedir.


by.png

Dergimizde yayımlanan makaleler, aksi belirtilmediği sürece, Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası (CC BY 4.0) ile lisanslanır. Dergiye yayımlanmak üzere metin yollayan tüm yazar ve çevirmenlerin, gönderdikleri metnin yegâne telif sahibi olmaları ya da gerekli izinleri almış olmaları beklenir. Dergiye metin yollayan yazar ve çevirmenler bu metinlerin CC BY 4.0 kapsamında lisanslanacağını, aksini sayı editörlerine en başında açıkça beyan etmedikleri müddetçe, peşinen kabul etmiş sayılırlar.