1909 Adana Olayları: Patrik Turyan’ın İstifası Meselesi, Meclis-i Mebusan Tarafından Seçilen Tahkik Heyeti ve Muhtaçların Durumu
Öz
Ermeniler Osmanlı vatanında millet sistemi içinde çok uzun yıllar huzur içinde yaşamışlardı. Özellikle Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı ile ekonomik ve eğitim alanında daha fazla bir ilerleme kaydetmişlerdi. Fakat Berlin Kongresi ile beraber Osmanlı vatanında bir Ermeni meselesi ortaya çıkmıştır. II. Abdülhamid döneminde başlayan örgütlü muhalefet içinde yer alan Ermeniler, II. Meşrutiyetin ilanında da önemli bir rol oynamışlardı. Fakat meşrutiyetin ilanı ile beraberinde her Osmanlı milletinin hedeflerinin aynı olmadığı da ortaya çıkmıştır. Özellikle Ermenilerin meşrutiyetin ilanından sonra ayrılıkçı cemiyet ve örgütlerini dağıtmaması hatta silah alış-verişinin daha da hız kazanması adeta yeni bir isyan hazırlığı görüntüsü vermekteydi. 31 Mart Olayı ile aynı tarihte Adana’da Ermeni ve Müslüman ahali arasında kanlı çarpışmalar da başlamıştı. Bu çalışma Adana Olaylarının başlaması, gelişmesi ve sonuçlanması sırasında yaşananları; Ermeni Patriği ve Meclis-i Mebusan penceresinden; özellikle Ermeni mebusların gözünden ele alarak meclisin bu konuda nasıl bir yol belirlediğini ortaya koymaya çalışmıştır. Bu çalışma sırasında arşiv malzemeleri yanında Meclis-i Mebusan Zabıt Cerideleri, bunlarla beraber dönemin ulusal basını ve ayrıca Ermenice basında kullanılmıştır.
Anahtar Kelimeler
The 1909 Adana Incidents: The Resignation of Patriarch Turyan, the Investigative Committee Selected by the Chamber of Deputies, and the Situation of the Needy
Öz
Armenians had lived peacefully for many years within the millet system in the Ottoman homeland. They had made significant progress in economic and educational matters, particularly with the Tanzimat Edict and the Reform Edict. However, the Berlin Congress brought the Armenian issue to the forefront of the Ottoman homeland. Armenians, who participated in the organized opposition that began during the reign of Abdulhamid II, also played a significant role in the declaration of the Second Constitutional Monarchy. However, the declaration of the Constitutional Monarchy revealed that the goals of all Ottoman nations were not the same. The Armenians' failure to disband separatist societies and organizations after the declaration of the Constitutional Monarchy, and even their increased arms exchange, gave the impression of preparations for a new rebellion. On the same date as the March 31st Incident, bloody clashes broke out between Armenian and Muslim populations in Adana. This study examines the events surrounding the beginning, development, and conclusion of the Adana Incidents through the lens of the Armenian Patriarch and the Chamber of Deputies, particularly those of Armenian deputies. It seeks to reveal the parliament's course of action. This study utilizes archival materials, the Chamber of Deputies' minutes, as well as the national and Armenian press of the period.
Anahtar Kelimeler
Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadığını beyan etmiştir.
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, çalışmanın Committee on Publication Ethics (COPE)' in tüm şartlarını ve koşullarını kabul ederek etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim. Herhangi bir zamanda, çalışmayla ilgili yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması durumunda, ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.