This study examines the relationships among positive and negative religious coping, earthquake fear, and religious attitude in individuals directly affected by the 6 February 2023 earthquakes. The aim is to elucidate, using quantitative data, how religion intersects with individual coping processes in the post-disaster period. Because earthquakes entail not only physical damage but also psychological consequences, clarifying the role of religion in these processes is important. This quantitative study was conducted with 509 earthquake survivors aged 18 and above residing in Malatya. The relationships among variables were examined using a correlational survey design. The findings indicate a strong and significant positive relationship between positive religious coping and religious attitude, as well as a weak yet significant positive relationship between positive religious coping and earthquake fear. The results also reveal a weak but significant positive relationship between negative religious coping and religious attitude, whereas no significant relationship was found between negative religious coping and earthquake fear. Additionally, religious attitude was positively associated with earthquake fear, suggesting an increased orientation toward religion in the context of disaster. In sum, religion emerges not only as a belief system but also as a functional coping resource after disasters. Practically, post-disaster psychosocial interventions should include components that strengthen positive religious coping. Nevertheless, the study’s cross-sectional design limits causal inference; longitudinal and mixed-methods research is recommended to capture the temporal dynamics of these relationships.
Psychology of Religion 6 February Earthquakes Religious Coping Earthquake Fear Religious Attitude
Bu çalışma 6 Şubat 2023 depremlerinden doğrudan etkilenen bireylerde olumlu ve olumsuz dini başa çıkma, deprem korkusu ve dini tutum arasındaki ilişkileri incelemektedir. Araştırma afet sonrası dönemde dinin bireysel başa çıkma süreçleriyle nasıl kesiştiğini nicel veriler üzerinden ortaya koymayı amaçlamaktadır. Depremler yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkiler de doğurduğundan, dinin bu süreçteki işlevi önem taşımaktadır. Nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışma, Malatya ilinde yaşayan 18 yaş ve üzeri 509 depremzede bireyden elde edilen veriler doğrultusunda yürütülmüştür. Değişkenler arasındaki ilişkiler, ilişkisel tarama deseni kapsamında incelenmiştir. Elde edilen bulgular olumlu dini başa çıkma ile dini tutum arasında pozitif yönde ve güçlü düzeyde anlamlı bir ilişki; olumlu dini başa çıkma ile deprem korkusu arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuçlar ayrıca olumsuz dini başa çıkma ile dini tutum arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğunu ancak olumsuz dini başa çıkma ile deprem korkusu arasında herhangi bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Ayrıca dini tutum ile deprem korkusu arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu durum afet sonrasında dine yönelimin artabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak din, afet sonrasında yalnızca bir inanç alanı değil aynı zamanda işlevsel bir başa çıkma kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Afet sonrası psikososyal müdahalelerde olumlu dini başa çıkmayı güçlendiren bileşenlere yer verilmesi önem taşımaktadır. Bununla birlikte çalışmanın kesitsel deseni nedensel çıkarımları sınırlamaktadır. İlişkilerin zaman içindeki dinamiğini açığa çıkarmak için boylamsal ve karma yöntemli çalışmalar önerilmektedir.
Din Psikolojisi 6 Şubat Depremleri Dini Başaçıkma Deprem Korkusu Dini Tutum
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dini Araştırmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.17859/pauifd.1775588 |
| IZ | https://izlik.org/JA33YT68JH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |