Nahiv ilminin hüküm tespitinde başvurduğu en temel kaynaklardan biri olan kıyas, aynı zamanda üzerinde en fazla ihtilaf yaşanan meselelerden biridir. Bu ihtilafların odak noktasını ise çoğunlukla illet bahsi oluşturmaktadır. Zira kıyasa yöneltilen itirazların büyük bölümü, kıyasın illetine yönelik yapılmaktadır. Bu çalışma, nahiv ilminin kuruluşundan itibaren hüküm tespit etme aracı olarak kullanılan kıyasın, illet rüknüne yöneltilen itiraz biçimlerinden biri olan nakz yöntemini ele almaktadır. Kemâlüddîn el-Enbârî ve Süyûtî gibi âlimler başta olmak üzere nahiv usulü ve cedel literatüründe kıyasa yöneltilebilecek çeşitli itiraz yolları incelenmiştir. Bu yollar arasında en yaygın biçimde başvurulan yöntemin nakz olduğu görülmüştür. Genel hatlarıyla nakz, bir illetin benzer bir meselede aynı sonucu doğurmaması durumudur ve bu yönüyle kıyasın geçersizliğini ortaya koymayı amaçlar. Bu araştırmanın kapsamını, klasik nahiv literatüründe yer alan cedelî ihtilaflarda nakzın işlevi ve uygulanış biçimi oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı nakz yönteminin teorik çerçevesini ortaya koymak ve seçilen nahvî ihtilaf örnekleri üzerinden nakzın uygulama şeklini analiz etmektir. Bu kapsamda, nahiv âlimleri arasında sıklıkla tartışma konusu olan iki mesele örnek olarak ele alınmıştır. Bunlardan ilki, iki mefûlün bih alan fiillerin meçhul hâle getirilmesi durumunda ikinci mefûlün bih’in nâibu’l-fâil olabilmesinin imkânı, ikincisi ise mübtedânın nekira olarak gelebilmesi meselesidir. Metin tahliline dayalı karşılaştırmalı yöntemle yürütülen çalışmada, bahsi geçen iki mesele, Radî el-Esterâbâdî’nin İbnü’l-Hâcib’e yönelik itirazları üzerinden ele alınmış; ayrıca diğer el-Kâfiye şârihlerinin görüşlerine yer vermek suretiyle nakzın işleyici incelenmiştir.
Bu çalışma Prof. Dr. Halil İbrahim KAÇAR danışmanlığında 2023 yılında tamamladığımız “Nahiv İlminde Cedel (Radî el-Esterâbâdî Örneği)” başlıklı doktora tezi esas alınarak hazırlanmıştır.
Qiyās, one of the fundamental sources employed in Arabic grammar (naḥw) for determining linguistic rulings, is also among the most debated concepts within the discipline. The core of these debates often revolves around the notion of ‘illa as the majority of objections to qiyās target its underlying ‘illa. This study focuses on naqḍ, a prominent form of objection directed at the ‘illa component of qiyās, which has been employed as a methodological tool in grammatical argumentation since the formative period of the discipline. Drawing primarily on the works of scholars such as Kamāl al-Dīn al-Anbārī and al-Suyūṭī, the study surveys various objections found in the literature of grammatical uṣūl (principles) and jadal (dialectic), highlighting that naqḍ is among the most frequently used forms. Broadly speaking, naqḍ refers to the invalidation of an ‘illa by demonstrating that it fails to produce consistent outcomes across comparable cases, thereby undermining the validity of the qiyās. The scope of this research is limited to the function and application of naqḍ in classical grammatical disputes. The aim is to present a theoretical framework for naqḍ and analyze its practical usage through selected examples of grammatical disagreement. In this regard, the study investigates two prominent issues debated among grammarians: (1) the possibility of the second direct object (mafʿūl bihi) becoming the passive subject (nāʾib al-fāʿil) when a verb that takes two objects is rendered passive, and (2) the permissibility of a bare indefinite noun (nakira) serving as the subject (mubtadaʾ) of a nominal sentence. Adopting a comparative and text-based analytical method, the study examines these two cases through the objections raised by al-Raḍī al-Astarābādhī against Ibn al-Ḥājib, while also incorporating the views of other commentators on al-Kāfiya.
This article is extracted from my doctorate dissertation entitled “Jadal in the science of nahv (The example of Radî al-Estârâbâdî)”, supervised by Prof. Dr. Halil İbrahim KAÇAR (Ph.D. Dissertation, Marmara University, İstanbul, Türkiye, 2023)
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |