Bu çalışmada 1990’lı yılların ortalarında Artvin’in Cerattepe bölgesinin maden sahası olarak ilan edilmesinin sonucu yerel bir dinamikle ortaya çıkan maden karşıtı hareketin evriminin Türkiye’nin neoliberal dönüşümü bağlamında tartışılması amaçlanmaktadır. Zira otuz yıla yayılan bir mücadelenin örneği olan söz konusu hareket, neoliberal dönüşümün sonucu olan doğanın metalaştırılmasındaki süreklilik ve kırılmaların anlaşılması açısından önemlidir. 2000’li yılların ortalarına kadar bölgenin madencilik faaliyetine açılması hareketin çeşitli girişimlerinin etkisiyle engellenmiştir. Bu durum, ortaya konan mücadelenin yanı sıra, devletin piyasalaşma rasyoneline karşıt olarak çevreyi koruma saikinin çelişkili birlikteliği ile ilişkilidir. Çalışmada Çoban, Akbulut ve Adaman’ın gözlemlerine dayanarak, AKP dönemi ile birlikte neoliberalizmin hukuki ve kurumsal statüye kavuşması dolayısıyla bu çelişkinin piyasalaşma lehine adım adım çözüldüğüne işaret edilmektedir. Bu dönemde hem çeşitli düzenleyici kurullar ile maden ve enerji gibi alanların piyasalaşmasının hukuki ve kurumsal altyapısı hazırlanmış, hem de finansal genişlemenin sonucu olarak sermayeye yönelik kredi ve teşvik unsurları yaratılmıştır. Ayrıca AKP’nin inşaat, enerji ve maden gibi sektörleri büyütmeye yönelik stratejik tercihinin yanı sıra ekonomikleştirilmiş ve sayılara indirgenmiş kalkınma söylemi doğanın neoliberal dönüşümüne ivme katmıştır. Son tahlilde Cerattepe bölgesi, yerel halkın direnişine rağmen, devletin zor aygıtlarının da devreye sokulmasıyla, maden faaliyetine açılmıştır. Sonuç ise benzersiz bir ekosistemin yıkıma uğratılmasıdır.
Neoliberalizm Cerattepe Eylemleri Doğanın Metalaştırılması Ekonomikleştirme
This study aims to discuss the evolution of the anti-mining movement, which emerged through local dynamics following the designation of the Cerattepe region in Artvin as a mining area in the mid-1990s, within the context of Turkey’s neoliberal transformation. This movement, which has extended over a period of thirty years, is significant for understanding the continuities and ruptures in the commodification of nature — a central feature of neoliberal transformation. Until the mid-2000s, mining activities in the region were prevented through various initiatives undertaken by the movement. This outcome is related not only to the resistance itself, but also to the contradictory coexistence between the state’s market-oriented rationale and its purported motive of environmental protection. Drawing on the observations of Çoban, Akbulut, and Adaman, this study argues that with the rise of the AKP era, neoliberalism gained legal and institutional status, and this contradiction was gradually resolved in favor of marketization. During this period, the legal and institutional infrastructure necessary for the marketization of sectors such as mining and energy was established through various regulatory bodies, while financial expansion led to the creation of credit and incentive mechanisms aimed at capital. In addition to the AKP’s strategic preference for expanding sectors such as construction, energy, and mining, the economized and quantifiable discourse of development further accelerated the neoliberal transformation of nature. Ultimately, despite the resistance of the local population, the Cerattepe region was opened to mining through the deployment of state coercive apparatuses. The result was the destruction of a unique ecosystem.
Neoliberalism Cerattepe Protests Neoliberalization of Nature Economization
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politik İktisat ve Sosyal Değişim, Çevre Politikası, Politik Ekoloji, Türk Siyasal Hayatı, Sosyal Hareketler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30586/pek.1685720 |
| IZ | https://izlik.org/JA34ZD87ZY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.