Denizli ili, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle yüksek deprem riski altındadır. Bu araştırmada, Denizli kent merkezindeki acil toplanma alanları; alan büyüklüğü, hizmet etkisi ve kişi başına düşen alan gibi mekânsal standartlar açısından değerlendirilmiştir. Bulgular, mevcut alanların planlama ilkeleri gözetilmeden belirlendiğini ve mahalle ölçeğinde yetersiz kaldığını göstermektedir. Olası bir depremde zararların azaltılabilmesi için, yeni toplanma alanlarının belirlenmesinde kapasite, erişim ve mekânsal dağılım kriterlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Deprem sonrası hızlı müdahale ve toplanma alanlarına güvenli erişim, can kayıplarını en aza indirmek adına kritik bir öneme sahiptir. Ancak toplanma alanlarının yeterliliği ve erişilebilirliği yeterince değerlendirilmemekte olup özellikle Dünya’da Japonya gibi ülkeler, deprem sonrası ulaşım ve toplanma alanlarına erişim konusunda bazı minimal standartlar belirlemişken, Türkiye'de bu çalışmalar daha sınırlı ve parçacıl kalmaktadır. Deprem sonrası toplanma alanlarına erişim genellikle yüzeysel bir perspektifle ele alınmış, bütüncül bir planlama yaklaşımı geliştirilmemiştir. Kentsel ulaşım ağları ile toplanma alanları entegrasyonunun yetersizliği, afet durumlarında yeni ve farklı boyutlarda sorunlara neden olabilir.
Bu çalışma, Denizli ilinin merkez ilçeleri olan Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerini kapsamakta ilçeler bazında toplanma alanlarının konumu, ulaşılabilirliği ve kentsel açık alanların erişim kademeleri analiz edilmiştir. Literatürdeki parçalı yaklaşımın aksine toplanma alanlarına ilişkin; mevcut durum analizi, risk değerlendirmeleri, erişim planlaması ve ilkesel çözüm önerileri/yaklaşımlar olmak üzere dört aşamalı bir geliştirilmiştir. Elde edilen bulgularla kriterler çerçevesinde toplanma alanları kademelendirilmiş, ulaşılabilirlik durumları değerlendirilerek yollar ile etkileşimi analiz edilmiş ve Pamukkale ve Merkezefendi İlçeleri’nde belirli kriterler çerçevesinde kademelendirilen toplanma alanlarına erişilebilirliğin arttırılması/iyileştirilmesi amacıyla güvenli ulaşım yolları, aydınlatma, barınma üniteleri ve tahliye güzergahları gibi somut öneriler sunulmuştur. Bu yaklaşım, Denizli genelinde deprem sonrası toplanma alanlarına erişilebilirliğin iyileştirilmesi süreçlerinde model/yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
Rapid response and safe access to assembly areas after an earthquake are critical to minimizing loss of life. However, the adequacy and accessibility of assembly areas are not sufficiently evaluated, and while countries such as Japan have set some minimal standards for post-earthquake transportation and access to assembly areas, these studies remain more limited and fragmented in Türkiye . Access to post-earthquake assembly areas has generally been handled from a superficial perspective and a holistic planning approach has not been developed. Inadequate integration of urban transportation networks and assembly areas may cause new and different problems in disaster situations.
In this study, the location and accessibility of assembly areas and access levels of urban open spaces were analyzed in Denizli. Contrary to the fragmented approaches in the literature, a four-stage approach has been developed as current situation analysis, risk assessments, access planning and principled solution proposals/approaches. Based on the findings, assembly areas were graded, their interaction with roads was analyzed and concrete recommendations such as safe access roads, lighting, shelter units and evacuation routes were presented. This approach can serve as a model/guide for increasing accessibility to post-earthquake assembly areas across Türkiye .
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ulaşım Planlaması |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 8 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32569/resilience.1644247 |
| IZ | https://izlik.org/JA85XM96HW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 2 |