16. yy. Klasik Türk Şiirinden İlginç Bir Şair Garâmî ve Dîvân’ında Cinas Sanatının Kullanılışı / Garami: An Extraordinary Poet at Classical Turkish Poetry in the 16th Century and the Use of Puns in His Divan

Sayı: 2 21 Nisan 2015
PDF İndir

16. yy. Klasik Türk Şiirinden İlginç Bir Şair Garâmî ve Dîvân’ında Cinas Sanatının Kullanılışı / Garami: An Extraordinary Poet at Classical Turkish Poetry in the 16th Century and the Use of Puns in His Divan

Öz

Cinas, ses tekrarına ve benzeşmesine dayalı bir söz sanatıdır. Cinaslı lafızların harflerin sayısı, cinsi, harekesi ve sırası bakımlarından mümkün olan en üst düzeyde benzeşmesi esastır. Cinasta her ne kadar anlamdan ziyade lafızların ses değeri önemli gibi görünse de lafızların farklı anlamları çağrıştırması okuyucuda estetik bir zevk uyandırır ve onun hayal dünyasını zenginleştirir. Edebiyatımızda cinaslı şiirler denilince akla ilk olarak cinaslı maniler gelir. Onu, bütün örnekleri cinaslı olmasa da manilerin divan şiirindeki şekli diyebileceğimiz tuyuğlar takip eder. Nazım şekli sınırlaması olmaksızın şairler cinas sanatını her yerde kullanmışlardır. Ancak ses benzerliğinin mısra sonundaki şekli olan kafiye, cinasla birleşince şairler için ikinci bir ses oyunu alanı açılmış olur. Edebiyat tarihimizde Üsküplü Atâ’nın Tuhfetü’l-Uşşâk mesnevisi bütünüyle cinaslı kafiyeler üzerine kurulmuş, Halepli Edîb’in Dîvân’ı baştan sona cinaslarla süslenmiştir. Cinası şiirlerinde başarılı bir biçimde kullanan şairlerden biri de Garâmîdir. Hem hayatı hem de şiirleri bakımından ilginç bir şahsiyete sahip olan Garâmî, pek çok gazelinin matla beyitlerinde kafiyeyi cinasla kurmuştur. Mısra yahut beyit içlerinde de cinası kullanmış olan şairin cinası daha ziyade kafiyede tercih ettiği görülmektedir. Öyle ki dört gazelini bütünüyle cinaslı lafızlarla kafiyelendirmiş ve onları gazel-i tecnis hâline getirmiştir. Kafiyeli ve cinaslı bu kelimeler mürekkeb cinas biçiminde nemekîn, boyunda, nemedine, âyine lafızlarıdır. Hem bu gazellerde hem öteki beyitlerde şairin tam cinas çeşitlerinden mürekkeb cinası tercih ettiği görülmektedir.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Âşık Çelebi (2010). Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ. Haz. Filiz Kılıç. İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü.
  2. Başpınar, F. (2013). Garâmî: Dîvân. İstanbul: Yedirenk.
  3. Beyânî (1997). Tezkiretü’ş-Şu‘arâ. Haz. İbrahim Kutluk. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  4. Coşkun, M. (2010). Sözün Büyüsü Edebî Sanatlar. İstanbul: Dergâh.
  5. Dilçin, C. (1997). Örneklerle Türk Şiir Bilgisi. Ankara: Türk Dil Kurumu.
  6. Hasan Çelebi (1989). Tezkiretü’ş-Şu‘arâ. Haz. İbrahim Kutluk. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  7. Kılıç, H, Yetiş, K. (1993). Cinas. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 8. C.: 12-14. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı.
  8. Mehmed Süreyyâ (1308). Sicill-i Osmânî yahud Tezkire-i Meşâhîr-i Osmâniyye. İstanbul.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

-

Bölüm

-

Yayımlanma Tarihi

21 Nisan 2015

Gönderilme Tarihi

25 Ocak 2016

Kabul Tarihi

-

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2015 Sayı: 2

Kaynak Göster

APA
Başpınar, F. (2015). 16. yy. Klasik Türk Şiirinden İlginç Bir Şair Garâmî ve Dîvân’ında Cinas Sanatının Kullanılışı / Garami: An Extraordinary Poet at Classical Turkish Poetry in the 16th Century and the Use of Puns in His Divan. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 2, 40-58. https://doi.org/10.29000/rumelide.133742

Cited By