Cumhuriyet döneminin önemli diplomatlarından biri olan Hüseyin Ragıp Bey, iki farklı dönemde aynı başkentte büyükelçi olarak görev yapmıştır. Moskova’daki ilk büyükelçilik döneminde Türkiye ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkilerin “dostane” olduğunun ifade edilmesi gerekmektedir. Hüseyin Ragıp Bey’in Türk Dışişleri Bakanlığına gönderdiği raporlardan hareketle 1929–1934 yılları arasında iki ülke arasındaki ilişkilerin daha çok iktisadi alana yönelik olduğunu söylemek mümkündür. Bu dönemde tarafların temsilcileri arasında imzalanan ticaret anlaşmaları ile bir yandan ilişkilerin geliştirilmesi sağlanmaya diğer taraftan da 1929 Dünya Ekonomik Buhranının etkileri azaltılmaya çalışılmıştır. Sözü edilen süreçte Türk ve Sovyet hükümetleri arasında karşılıklı resmi ziyaretler gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaretlerde Türk-Sovyet dostluğuna vurgu yapılmakla birlikte devletler arasındaki sorunların barışçıl yollar ile çözülmesi gerektiği hususu dile getirilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’na giden süreçte revizyonist ve anti-revizyonist blokların belirginleşmeye başladığı yıllarda Türk ve Sovyet hükümetleri barış ve güvenliğin sağlanması ve devamından yana olan uluslararası paktlara katılmıştır. Hüseyin Ragıp Bey’in ikinci dönem Moskova büyükelçiliği ise gerek Türk-Sovyet ilişkileri açısından gerekse uluslararası konjonktür açısından oldukça kritik bir sürece denk gelmektedir. Zira 1943’te, bir yandan savaşın en şiddetli çarpışmaları yaşanırken diğer taraftan da Moskova Alman işgali tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1943 yılı itibariyle Müttefikler Sovyet yetkililerinin de telkinleriyle Müttefikler safında savaşa girmesi için Türkiye üzerindeki baskılarını arttırmıştır. Türkiye’nin savaş boyunca izlediği savaş dışı kalma politikası, Türk-Sovyet ilişkilerinde birtakım gerginlikler yaşanmasına ve sözü edilen ilişkilerde bir soğukluğun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Zira Sovyetler Birliği yetkilileri, Türkiye’nin Müttefiklerin safında savaşa girerek, Almanya’ya karşı Sovyetler Birliği’nin yükünü hafifletmemiş olmasından yakınmaktaydı. Bu kapsamda kurulan diplomatik temaslarda eski dostlarından tarafsız kalmaktan çok daha fazlasını beklediklerini ifade etmekteydiler. Savaşta üstünlüğü ele geçirdikten sonra Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye yönelik politikasında köklü değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Dolayısıyla Hüseyin Ragıp Bey’in Moskova büyükelçiliği, Türk-Sovyet ilişkilerinin hem dostane ve iş birliği çerçevesinde şekillendiği hem de savaşın gölgesinde yeniden tanımlanmaya muhtaç olduğu iki önemli kırılma dönemini kapsamaktadır. Bu çalışmada, Hüseyin Ragıp Bey’in Moskova büyükelçiliği dönemlerindeki (1929–1934/1943–1944) diplomatik faaliyetlerinin yanı sıra Türk-Sovyet ilişkileri ve iki farklı dönemde Türk dış politikasının stratejik yönelimleri değerlendirilecektir.
Sovyetler Birliği Hüseyin Ragıp Baydur Türk-Sovyet ilişkileri Moskova İkinci Dünya Savaşı Türk Diplomatik Arşivi
Hüseyin Ragıp Bey, one of the important diplomats of the Republican era, served as ambassador in the same capital city during two different periods. It should be noted that during his first term as ambassador in Moscow, relations between Turkey and the Soviet Union were described as “friendly.” Based on the reports Hüseyin Ragıp Bey sent to the Turkish Ministry of Foreign Affairs, it can be inferred that between 1929 and 1934, relations between the two countries primarily focused on the economic sphere. Trade agreements signed between representatives of the two sides during this period sought to develop relations on the one hand and mitigate the effects of the 1929 Great Depression on the other. Mutual official visits were made between the Turkish and Soviet governments during this period. These visits emphasised the Turkish-Soviet friendship and stressed the need to resolve issues between the two states through peaceful means. In the years leading up to World War II, as revisionist and anti-revisionist blocs began to take shape, the Turkish and Soviet governments joined international pacts aimed at establishing and maintaining peace and security. Hüseyin Ragıp Bey’s second term as ambassador to Moscow coincided with a critical period in terms of both Turkish-Soviet relations and the international situation. In 1943, as the war reached its most intense phase, Moscow also faced the threat of German occupation. By 1943, the Allies, encouraged by Soviet officials, increased their pressure on Turkey to join the war on the Allied side. Turkey’s policy of remaining neutral throughout the war caused tensions in Turkish-Soviet relations and led to a cooling of those relations. Soviet officials complained that Turkey had not lightened the Soviet Union’s burden against Germany by joining the Allies in the war. In the diplomatic contacts established in this context, they expressed that they expected much more than neutrality from their old friends. For this reason, after gaining superiority in the war, the Soviet Union’s policy towards Turkey underwent fundamental changes and transformations. Therefore, Hüseyin Ragıp Bey’s ambassadorship in Moscow covers two important turning points in Turkish-Soviet relations: one in which they were shaped within a framework of friendship and cooperation, and another in which they needed to be redefined in the shadow of war. This study will examine Hüseyin Ragıp Bey’s diplomatic activities during his terms as Ambassador to Moscow (1929–1934/1943–1944), as well as the Turkish-Soviet relations and the strategic orientations of Turkish foreign policy in these two distinct periods.
Soviet Union Hüseyin Ragıp Baydur Turkish-Soviet Relations Moscow World War II Turkish Diplomatic Archive
Хюсейн Рагып Бей, являвшийся одним из значимых дипломатов периода Турецкой Республики, дважды занимал должность посла в Москве. В период его первого пребывания в столице Советского Союза турецко-советские отношения носили характер взаимной дружбы и сотрудничества. На основании отчётов, направленных Хюсейном Рагыпом Беем в Министерство иностранных дел Турции, можно утверждать, что в 1929–1934 гг. двусторонние отношения имели преимущественно экономический характер. В этот период заключённые торговые соглашения с одной стороны способствовали развитию связей, а с другой были направлены на смягчение последствий мирового экономического кризиса 1929 года. В ходе этого процесса состоялись взаимные официальные визиты турецких и советских делегаций. Во время этих визитов подчёркивалась Турецко-Советская дружба и выражалась необходимость мирного урегулирования межгосударственных проблем. В предвоенный период, когда начали формироваться ревизионистский и антиревизионистский блоки, Турция и Советский Союз присоединились к международным пактам, направленным на поддержание мира и безопасности. Второй срок пребывания Хюсейна Рагыпа Бея на посту посла в Москве совпал с критическим этапом как для Турецко-Советских отношений, так и для международной обстановки. В 1943 году, когда велись наиболее ожесточённые бои войны и Москва находилась под угрозой немецкой оккупации, союзники под давлением советских властей усилили давление на Турцию, требуя её вступления в войну на их стороне. Политика Турции, направленная на сохранение нейтралитета, привела к напряжённости и охлаждению Турецко-Советских отношений. Советские власти упрекали Анкару в том, что, присоединившись к союзникам, она не облегчила положение СССР в борьбе с Германией, и заявляли, что ожидают от давнего партнёра более активных шагов, нежели простой нейтралитет. Вследствие этого, после того как Советский Союз одержал победу в войне, его политика в отношении Турции претерпела радикальные изменения и трансформации. Таким образом, деятельность Хюсейна Рагыпа Бея на посту посла в Москве охватывает два переломных периода в Турецко-Советских отношениях: Этап, когда они формировались на основе дружбы и сотрудничества, и этап, когда они потребовали переосмысления в условиях Второй мировой Войны. В настоящем исследовании будут рассмотрены дипломатическая деятельность Хюсейна Рагыпа-бея в период его пребывания на посту посла в Москве (1929–1934/1943–1944), а также Турецко-Советские отношения и стратегические ориентиры внешней политики Турции в два различных периода.
Советский Союз Хюсейн Рагып Байдур Турецко-Советские отношения Москва Вторая Мировая Война Турецкий Дипломатический Архив
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Rusya Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 14 |
Rusya Araştırmaları Dergisi (RUSAD) | rusad.tr@gmail.com |