Yapay zeka, çağdaş sanatta yalnızca bir araç olarak değil, aynı zamanda sanatın doğasına
dair tartışmaların merkezinde yer alan kavramsal bir unsur olarak konumlanmaktadır. Bu
çalışmada, yapay zekanın sanatsal üretime entegrasyonu ile yaratıcılığın insana özgü olup
olmadığı tartışması, GAN teknolojisiyle oluşturulan ve algoritmik bir imza taşıyan Edmond
de Belamy portresi üzerinden ele alınmıştır. Christie’s müzayedesinde yüksek bir fiyata
satılmasıyla dikkat çeken bu eser, sanatın geleneksel sınırlarını zorlamış ve sanat piyasasındaki
değer algısını sorgulamaya açmıştır. Yapılan incelemeler, yapay zeka ile üretilen
eserlerin yaratıcısının sanatçı ya da kodlayıcı olarak değerlendirilebileceğini, insan-yapay
zeka işbirliklerinin yeni üretim modelleri sunabileceğini ve sanatsal değerin büyük ölçüde
piyasa dinamikleriyle belirlendiğini göstermektedir. Bu dönüşüm süreci, sanatın yalnızca
insan merkezli bir faaliyet olup olmadığına dair süregelen tartışmaları derinleştirirken,
yapay zekanın yaratıcılık üzerindeki etkisini anlamak için disiplinler arası bir yaklaşımı ve
sanat, teknoloji, felsefe gibi alanların iç içe geçmesini gerektirecektir. Bu bağlamda, sanatın
geleceği, insan ve yapay zekanın nasıl bir iş birliği geliştireceğine ve bu etkileşimin sanatsal
ifade biçimlerine nasıl yön vereceğine bağlı olarak şekillenecektir.
Artificial intelligence is positioned in contemporary art not only as a tool but also as a conceptual
element at the center of debates on the nature of art. In this study, the integration
of artificial intelligence into artistic production and the debate on whether creativity is
inherent to human beings is addressed through the portrait of Edmond de Belamy, created
with GAN technology and bearing an algorithmic signature. This work, which attracted
attention with its high price at Christie's auction, pushed the traditional boundaries of
art and questioned the perception of value in the art market. The analysis shows that the
creators of works produced with artificial intelligence can be considered as artists or coders,
that human-artificial intelligence collaborations can offer new production models, and that
artistic value is largely determined by market dynamics. This transformation process deepens
the ongoing debates on whether art is solely a human-centered activity, while understanding
the impact of artificial intelligence on creativity requires an interdisciplinary
approach, intertwining fields such as art, technology, and philosophy. In this context, the
future of art will be shaped by how humans and artificial intelligence collaborate and how
this interaction influences artistic forms of expression.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Sanat |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 15- Özel sayı |