Art therapy enables individuals to express their unconscious material while reconstructing their self-experiences through these expressions. This process is specifically explored in the essay through Lacan’s reframing the concept of symptom into the sinthome, emphasizing a shift in how the unconscious is understood. Lacan's theoretical framework is associated with the therapeutic functionality of art therapy through his view of the unconscious as a system structured like language. In particular, his model of the Borromean knot, consisting of the Real, the Imaginary, and the Symbolic, deepens the understanding of art therapy’s role in interpreting and restructuring individuals’ inner worlds. Lacan’s language-based approach provides a critical lens for examining how the unconscious manifests in art. In this context, the study extends from Freud’s conception of the unconscious to Lacan’s linguistic analysis, integrating the discussed theoretical framework into art therapy practices. More specifically, it investigates how the unconscious expression has evolved from Freud to Lacan and how it finds application in art therapy. The sinthome emerges as a pivotal concept deepening the relationship art therapy establishes in reinterpreting and reconstructing individuals’ inner worlds. By framing art therapy through Lacan’s concepts of the unconscious and sinthome, the study offers a novel perspective that enhances its relevance in therapeutic contexts.
Sanat terapisi, bireylerin bilinçdışı ifadelerini dışavurmasına olanak tanırken, bu ifadeler üzerinden kendilik deneyimlerini yeniden yapılandırmalarını sağlar. Bu süreç, makale özelinde Lacan’ın semptom kavramını sinthome’a evriltmesiyle bilinçdışının okunma biçimindeki eksenin değişimi üzerinden ele alınmaktadır. Lacan’ın teorik çerçevesi içinde; bilinçdışının dil gibi yapılanmış bir sistem olarak görülmesiyle, sanat terapisinin terapötik işlevselliği ilişkilendirilmiştir. Özellikle Borromean düğümünün simgesel, imgesel ve gerçek boyutları üzerinden yapılan bilinçdışı okuması, sanat terapisinin bireylerin içsel dünyalarını anlamlandırma ve yeniden yapılandırma süreçlerindeki rolünü derinleştirmektedir. Lacan'ın dil eksenli yaklaşımı, bilinçdışının sanatta nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Freud'un bilinçdışı kavrayışından yola çıkarak Lacan'ın dilsel çözümlemelerine uzanmakta ve böylelikle tartışılan teorik çerçeve sanat terapisi uygulamalarına entegre edilmektedir. Daha somut bir ifade üzerinden gidildiğinde, sanat terapisine içkin olan bilinçdışının neye karşılık geldiği, daha da özelde bu bilinçdışı ifadenin Freud’dan Lacan’a nasıl evrilmiş olduğu ve bu evrilmenin sanat terapide nasıl bir karşılığı olabileceği üzerine bir çerçeve yaratılmaktadır. Lacan, bilinçdışını dil gibi yapılanmış bir sistem olarak görür ve bu yaklaşım, sanat terapisinde Lacanyen bilinçdışının terapötik uygulamalara nasıl entegre edilebileceğini anlamak için öncü bir nitelik taşımaktadır. Bu öncü nitelik, Lacan’ın teorisinde kilit bir kavram olan sinthome’u da beraberinde getirmektedir. Sinthome, bireyin kendilik deneyimlerini anlamlandırma ve yeniden yapılandırma süreçlerinde, sanat terapisinin bilinçdışıyla kurduğu ilişkiyi derinleştiren bir kavram olarak öne çıkmaktadır. Böylelikle bu bağlamda okunan bir sanat terapi, Lacan’ın bilinçdışı ve sinthome kavramları üzerinden yeniden yorumlanarak, bireylerin içsel dünyalarını anlamlandırma, toplumsalda konum alma, sağaltım yetisi oluşturma gibi dinamiklerle başkalaşan bir bakış yaratmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güzel Sanatlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.47571/sanatyorum.1636070 |
| IZ | https://izlik.org/JA89TZ22YZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 47 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.