From the late 18th century onwards, the weakening Ottoman Empire initiated extensive military reforms to restore central authority. With the abolition of the Janissary Corps in 1826, the foundations of a modern army were laid, and in this process, regular and organized military structures, referred to as “barracks” in the modern sense, began to be constructed. This transformation led to the construction of new barracks not only in Istanbul and Anatolia but also across various regions of the empire. The modern military system was hierarchically organized into regiments, battalions, and companies, creating a necessity for the training of disciplined and well-educated soldiers. Accordingly, these barracks represent not only the first tangible manifestations of Western influence on Ottoman architecture but also concrete indicators of military modernization. In this context, the Kerkük Barracks, built in 1863, contributed to the enhancement of financial and administrative resources allocated for military services by centralizing all military units under one roof. Kerkük held strategic importance for the Ottoman central administration, especially in controlling northern regions of Iraq along the Iranian border. Military architectural literature from the late 19th century includes detailed technical specifications concerning the location and planning of barracks. According to these documents, barracks were generally designed in linear, rectangular, or U-shaped plans and classified according to their functions as infantry, cavalry, or artillery barracks.
XVIII. yüzyılın sonlarından itibaren zayıflayan Osmanlı Devleti, merkezi otoritesini yeniden tesis etmek amacıyla askerî yapısında köklü reformlara gitmiştir. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın ilgasıyla birlikte, modern ordunun temelleri atılmış ve bu doğrultuda, bugünkü anlamda “kışla” olarak nitelendirilebilecek düzenli ve teşkilatlı askerî yapılar inşa edilmeye başlanmıştır. Bu dönüşüm sürecinde başta İstanbul ve Anadolu olmak üzere imparatorluğun çeşitli bölgelerinde yeni kışla binaları inşa edilmiştir. Modern askerî anlayışa uygun şekilde teşkilatlanan yeni ordu; alay, tabur ve bölük şeklinde hiyerarşik bir yapıya kavuşturulmuş, bu doğrultuda eğitimli ve disiplinli asker yetiştirilmesi amacıyla çağdaş kışla yapılarının inşası zaruri hâle gelmiştir.
Askerî gereksinimler doğrultusunda inşa edilen bu kışlalar, yalnızca Osmanlı mimarisinde Batı etkisinin ilk fiziksel tezahürleri olarak değerlendirilmemekte, aynı zamanda askerî modernleşme sürecinin somut göstergeleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda incelenen Kerkük Kışlası, 1863 yılında inşa edilmiş olup, tüm askerî birimlerin bu yapıda toplanması, askerî hizmetlere yönelik bina inşasında mali ve idari imkânların artırılmasına katkı sağlamıştır. Kerkük, bu dönemde Osmanlı merkezi idaresi açısından, özellikle Irak’ın İran sınırındaki kuzey bölgelerinin denetiminde stratejik bir rol üstlenmiştir. XIX. yüzyılın sonlarına ait askerî mimarlık literatüründe yer alan teknik şartnameler, kışla yapılarının nerede ve hangi plan dâhilinde inşa edilmesi gerektiğine dair ayrıntılı bilgiler içermektedir. Bu belgelere göre, kışla yapıları genellikle doğrusal, dikdörtgen ya da U biçiminde tasarlanmakta; aynı zamanda işlevlerine göre piyade, süvari ve topçu kışlaları şeklinde sınıflandırılmaktadır. Böylece Osmanlı taşra politikası, askerî mimarlık, idari düzenlemeler ve stratejik planlamanın birbirini tamamladığı bütünsel bir yapıyı temsil etmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeniçağ Askeri Tarih |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 2 |