İstiklal Mahkemeleri kuruluşu, yargılama usulleri, yetkileri ve verdiği kararlar açısından yakın tarihimizin en dikkat çeken kurumlarından biri olmuştur. Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve Asker Firarileri Hakkında Kanun ile faaliyete geçen bu mahkemelerin ilk çalışma devresi 1920-1923 yılları arasını kapsamaktadır. Bu devrede faaliyet gösteren ve Birinci Dönem İstiklal Mahkemeleri olarak adlandırılan mahkemelerin öncelikli amacı askerî firarları engellemektir. Mahkemeler Millî Mücadele’nin en çetin yıllarında hem ordu disiplinini sağlamak hem de uzun süren savaşların yarattığı toplumsal kargaşayı ve otorite boşluğunu gidermek adına önemli bir görev üstlenmiştir.
Takrir-i Sükûn Kanunu ile başlayan ikinci devre ise 1923-1926 yıllarını kapsamaktadır. Bu dönemde İstiklal Mahkemeleri’nin amacı ve mahiyeti değişmiş, bir yandan olağanüstü hâl koşulları altında inkılaplar yapılmaya çalışılırken diğer yandan birçok suç başlığı İstiklal Mahkemelerinin yetki alanına dâhil edilmiştir. Casusluk suçları da bu dönemin önemli yargılama konularından birisidir. İstiklal Mahkemeleri’nde 1923-26 yılları arasında casusluk fiilini işlediğine hükmedilen birçok şahıs mahkûm edilerek çeşitli cezalara çarptırılmıştır. Çalışmanın konusu İkinci Dönem Ankara İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan ve diğer casusluk şüphelilerinden çok farklı bir portreye sahip olan Madam Lida Lagaze’nin muhakemesidir. Bolşevik casusluğu ithamı ile yargılanan Madam Lida Lagaze davası TBMM Arşivi İstiklal Mahkemesi Fonu’ndan elde edilen ve bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış olan belgeler ışığında ele alınmıştır.
İstiklal Mahkemesi Casus Bolşevizm Sinema Hıyanet-i Vataniye Kanunu
The Independence Tribunals stand out as one of the most salient institutions in Türkiye’s recent history in terms of their establishment, judicial procedures, authority, and verdicts. These courts were established under the Law on Treason Against the Homeland (Hıyanet-i Vataniye Kanunu), and their first operational period spanned from 1920 to 1923. The primary aim of the courts operating during this initial phase -known as the First Term Independence Tribunals- was to prevent desertion. At a time when the Turkish National Movement was at its most critical stage, these tribunals undertook the vital task of maintaining military discipline and addressing the social turmoil and authority vacuum caused by prolonged wars.
The second phase, which began with the enactment of the Law on the Maintenance of Order (Takrir-i Sükûn Kanunu), extended from 1923 to 1926. During this period, the nature of the Independence Tribunals changed significantly. On the one hand, efforts were made to carry out revolutionary reforms under extraordinary conditions, while on the other hand, a wide range of offenses were brought within the jurisdiction of these courts. Among the key offenses addressed during this time was espionage. Between 1923 and 1926, the tribunals convicted numerous individuals who were deemed to have committed acts of espionage, sentencing them to various punishments. This study focuses on the trial of Madam Lida Lagaze, who was tried by the Second Term Ankara Independence Tribunal and presented a markedly different profile compared to other espionage suspects. Accused of being a Bolshevik spy, Madam Lida Lagaze’s case is examined in light of documents obtained from the Independence Tribunal Fund of the Grand National Assembly of Turkey (TBMM) — documents that have never been published before.
Independence Tribunals Bolshevism Spy Cinema The Law of Hıyanet-i Vataniye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 2 |