This study examines the legal status of disciplinary sanctions vis-à-vis the general provisions of the Misdemeanors Law and delineates the normative boundaries between these two regulatory fields. While the Misdemeanors Law systematically regulates the general principles of administrative sanctions, it does not explicitly define whether disciplinary penalties fall outside this framework. This ambiguity gives rise to contentious issues in administrative law concerning both the legality of administrative action and the principle of the rule of law.
By analyzing the evolving case law of the Constitutional Court and the Council of State, the study highlights differing judicial approaches regarding the positioning of disciplinary sanctions within the administrative sanctions system. Court decisions reveal an interpretive line that is, at times, entirely independent of the Misdemeanors Law and, at other times, indirectly influenced by it. This variability reduces predictability in practice and undermines the coherence of the administrative sanction regime, thereby necessitating renewed evaluation in light of the principles of legality and the rule of law.
Consequently, the legal nature of disciplinary sanctions should be clearly defined, and their relationship with the general provisions of the Misdemeanors Law should be codified at the statutory level. Such clarification would delineate the boundaries of the administration’s punitive authority more clearly and enhance the legal safeguards of public officials.
Administrative Sanctions Disciplinary Sanctions Misdemeanors Law Legality of Administration Rule of Law
Bu çalışma, disiplin yaptırımlarının Kabahatler Kanunu genel hükümleri karşısındaki konumunu değerlendirmekte ve iki alan arasındaki normatif sınırı ortaya koymaktadır. Kabahatler Kanunu, idari yaptırımların genel ilkelerini sistematik biçimde düzenlemiş olmasına karşın, disiplin cezalarının bu çerçevenin dışında mı kalacağı açık bir biçimde tanımlanmamıştır. Bu durum, idare hukukunda hem idarenin kanuniliği hem de hukuk devleti ilkesi bakımından tartışmalı hususlar doğurmaktadır.
Çalışmada, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın yıllar içinde değişen içtihatları analiz edilerek, disiplin cezalarının idari yaptırımlar sistemi içindeki konumuna ilişkin yaklaşım farklılıkları ortaya konulmuştur. Mahkeme kararlarında zaman zaman Kabahatler Kanunu’ndan tamamen bağımsız, zaman zaman da dolaylı biçimde etkilenen bir yorum çizgisi gözlenmektedir. Bu çeşitlilik, uygulamada öngörülebilirliği azaltmakta ve idari yaptırım sisteminde bütünlüğü zedelemektedir. Bu da hukuk devleti ilkesi ve idarenin kanuniliği bakımından yeni değerlendirmeleri gerekli kılmaktadır.
Sonuç olarak, disiplin cezalarının hukuki niteliği açıkça belirlenmeli; Kabahatler Kanunu genel hükümleriyle ilişkisinin çerçevesi kanun düzeyinde düzenlenmelidir. Bu sayede idarenin cezalandırma yetkisinin sınırları daha belirgin hale gelecek ve kamu görevlilerinin hukuki güvenceleri güçlenecektir.
İdari Yaptırımlar Disiplin Yaptırımları Kabahatler Kanunu İdarenin Kanuniliği Hukuk Devleti
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İdare Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 2 |