This review examines the rise of rage bait in contemporary sports media, exploring its theoretical and algorithmic mechanics, and examining its ethical and social impacts on the sports ecosystem. The study argues that rage bait is a manipulative media practice aimed at exploiting users' emotional responses under the intense commercial pressures of an attention economy fueled by a glut of content. Rage bait, in particular, is seen as targeting anger, anxiety, and strong feelings of belonging within the context of social identity theory, transforming rational debate into collective hostility.
Rage Bait strategies are directly rewarded by platform algorithms, increasing the revenue of content creators and platforms. This economic cycle leads to serious social consequences such as toxicity, digital lynching, and bullying, and causes civil discourse to give way to radical polarization within fan culture. This collective anger, particularly exacerbated by the disinhibition effect provided by anonymous social media accounts, threatens not only relationships among fans but also the mental health of the athletes and commentators directly targeted, rapidly eroding the fundamental ethical principles of sports journalism: honesty, objectivity, and non-maleficence.
To break this destructive cycle, the study offers concrete recommendations that platforms should revise their existing algorithms that encourage toxic interactions and ensure algorithmic transparency. It also emphasizes that media organizations should return to ethical commitments despite profitability pressures, mandate the creation of identifiable social media user accounts, and raise media literacy and awareness among the public and fans. The study argues that the crisis created by Rage Bait can be overcome through systemic accountability and cultural resistance.
Bu derleme çalışması, çağdaş spor medyasında Rage Bait (Öfke Tuzağı) stratejisinin yükselişini, ardındaki teorik ve algoritmik mekanikleri ile spor ekosistemi üzerindeki etik ve sosyal etkilerini derinlemesine incelemektedir. Çalışma, Rage Bait'in, içerik bolluğunun yarattığı dikkat ekonomisinin getirdiği şiddetli ticari baskı altında kullanıcıların duygusal tepkilerini sömürmeyi amaçlayan manipülatif bir medya pratiği olduğunu savunmaktadır. Rage Bait kavramının özellikle yüksek uyarılma teorisi üzerinden öfke, kaygı ve sosyal kimlik teorisi bağlamında güçlü aidiyet duygularını hedef alarak, rasyonel tartışmayı kolektif düşmanlığa dönüştürdüğü görülmektedir.
Rage Bait stratejilerinin platform algoritmaları tarafından doğrudan ödüllendirilerek içerik üreticilerinin ve platformların gelirini artırdığını göstermektedir. Bu ekonomik döngü, toksisite, dijital linç ve zorbalık gibi ciddi sosyal sonuçlara yol açmakta olup taraftar kültüründe sivil söylemin yerini radikal kutuplaşmaya bırakmasına neden olmaktadır. Özellikle anonim sosyal medya hesaplarının sağladığı engellenmeme etkisiyle şiddetlenen bu kolektif öfke, yalnızca taraftarlar arasındaki ilişkileri değil aynı zamanda doğrudan hedeflenen sporcuların ve yorumcuların ruh sağlığını tehdit etmekte ve spor gazeteciliğinin dürüstlük, objektiflik ve zarar vermeme gibi temel etik ilkelerini hızla aşındırmaktadır.
Çalışma, bu yıkıcı döngüyü kırmak için platformların, toksik etkileşimi teşvik eden mevcut algoritmalarını revize etmesi ve algoritmik şeffaflık sağlaması gerektiği yönünde somut öneriler sunmaktadır. Ayrıca medya kuruluşlarının karlılık baskısına rağmen etik taahhüde geri dönmesi, sosyal medya kullanıcı hesaplarının kimlik bilgileri ile kayıt oluşturma zorunluluğu ve kamuoyu ile taraftarların medya okuryazarlığı ile bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Çalışma, Rage Bait'in yarattığı krizin, sistemik sorumluluk ve kültürel direniş yoluyla aşılabileceğini ileri sürmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Egzersiz ve Spor Bilimleri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 1 Sayı: 2 |