Mutfak kültürü, yalnızca bireysel tercihlerden ibaret olmayıp, aynı zamanda toplumların tarihsel belleğini, ritüel pratiklerini ve kimlik inşasını yansıtan önemli bir alandır. Anadolu coğrafyası; farklı inançlar, etnik yapılar ve yaşam biçimlerinin tarihsel süreçte iç içe geçtiği, dini ve kültürel çeşitliliğin yoğun biçimde deneyimlendiği bir kültürel mozaik olarak dikkat çekmektedir. Bu kapsamda Eskişehir ilinde yaşayan Alevi bireylerin mutfak kültürünü inanç, ritüel, gelenek ve toplumsal yaşam bağlamında incelemek için katılımcılarla (n:10) yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Çalışma bulguları ile, Alevi mutfak kültürünün yalnızca fiziksel bir beslenme pratiği değil; aynı zamanda dini ritüellerin, manevi değerlerin ve kolektif kimliğin bir yansıması olduğu ortaya koyulmaktadır. Lokma geleneği, cem erkânları, Hızır ve Muharrem oruçları, aşure ritüeli ve kurban paylaşımı gibi uygulamalar, Alevi inanç sisteminin mutfak pratiklerine nasıl yansıdığını somutlaştırmaktadır. Ayrıca, sofra adabı, toplu yemek tüketimi, sade ve helal gıdalara duyulan hassasiyet gibi unsurlar, bu kültürün hem dini hem toplumsal yönlerini şekillendiren belirleyici faktörler arasında yer almaktadır. Elde edilen verilerin sonucunda, Alevi mutfak kültürünün hem korunması gereken kültürel bir miras yapı olduğu hem de toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir araç olduğunu ortaya koyulmaktadır.
ABSTRACT
Culinary culture is not merely a matter of individual preferences, but rather a significant domain that reflects the historical memory, ritual practices, and identity construction of societies. The Anatolian geography stands out as a cultural mosaic in which diverse belief systems, ethnic structures, and ways of life have historically intertwined, offering a rich context of religious and cultural pluralism. Within this framework, to examine the culinary culture of Alevi individuals residing in the province of Eskişehir in relation to belief, ritual, tradition, and social life, data were collected through semi-structured interviews conducted with ten participants (n=10). The findings of the study reveal that Alevi culinary culture is not limited to physical nourishment; it also serves as a reflection of religious rituals, spiritual values, and collective identity. Practices such as the tradition of lokma, cem ceremonies, Hızır and Muharrem fasts, the aşure ritual, and the sharing of sacrificial meat concretely demonstrate how the Alevi belief system is embedded within culinary practices. Furthermore, elements such as table etiquette, communal dining, and sensitivity to simple and halal food emerge as key factors shaping both the religious and social dimensions of this culture. Based on the data obtained, it can be concluded that Alevi culinary culture constitutes not only a cultural heritage that should be preserved, but also a vital means of strengthening social solidarity.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çok Kültürlü ve Kültürlerarası Çalışmalar, Günlük Yaşam ve Tüketim, Kültür, Temsil ve Kimlik, Küreselleşme ve Kültür, Tarım, Yiyecek ve İçeceğin Kültürel Çalışmaları, Alevilik Bektaşilik Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 5 |