The right to an effective remedy is of fundamental importance in that, it guarantees the redress of an alleged violation not only at a theoretical level but also in practice. This right signifies that, in the context of alleging violations, the existence of a remedy cannot be confined merely to its formal or legal availability; rather, such a remedy must be capable of preventing an alleged violation, putting an end to an ongoing violation, or providing appropriate redress in respect of a violation that has already occurred. The right to an effective remedy also functions as a complementary attribute. This study aims to examine the approach adopted by the Constitutional Court and the criteria it has developed with regard to this right, on the basis of the Court’s decisions rendered through the individual application procedure within the scope of the right to an effective remedy. In conducting this assessment, the case-law of the Constitutional Court is analysed together with the jurisprudence of the European Court of Human Rights concerning the right to an effective remedy. The study seeks to establish a framework identifying the elements that should be taken into consideration when lodging an individual application before the Constitutional Court in relation to the right to an effective remedy, with a particular view to providing practical guidance for practitioners studying in this field. Although the study is primarily confined to individual application decisions, reference has also been made, insofar as relevant, to decisions rendered in the context of norm review, in order to present a more comprehensive and accurate account of the scope and content of the right to an effective remedy.
Right to an Effective Remedy Constitutional Court Individual Application Protection of Fundamental Rights and Freedoms Arguable Claim
Etkili başvuru hakkı, ihlalin sadece teorik düzeyde değil, uygulamada giderilmesini güvence altına alması bakımından temel bir öneme sahiptir. Bu hak, ihlal iddialarının ileri sürülmesinde bir başvuru yolunun yalnızca hukuki varlığıyla sınırlı olmadığını, söz konusu yolun ihlali önleyebilecek, devam eden ihlalleri sona erdirebilecek veya gerçekleşmiş ihlaller bakımından uygun bir giderim sağlama amacına yönelmektedir. Etkili başvuru hakkı aynı zamanda tamamlayıcı bir hak niteliğindedir. Bu çalışmada, Anayasa Mahkemesinin etkili başvuru hakkı kapsamında bireysel başvuru yoluyla vermiş olduğu kararlarını temel alarak, Mahkemenin bu hakka ilişkin yaklaşımını ve geliştirdiği ölçütleri incelemeyi amaçlamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken, Anayasa Mahkemesinin içtihadı, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin etkili başvuru hakkına ilişkin kararlarıyla birlikte incelenmektedir. Çalışmada, etkili başvuru hakkı bakımından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılırken hangi unsurların göz önünde bulundurulması gerektiğine ilişkin bir çerçeve ortaya koyarak özellikle uygulamada konuyla ilgili çalışanlara yol gösterici olma amacını taşımaktadır. Her ne kadar çalışma esas itibarıyla bireysel başvuru kararlarıyla sınırlı tutulmuş olsa da, etkili başvuru hakkının kapsamının ve içeriğinin daha sağlıklı biçimde ortaya konulabilmesi amacıyla, norm denetimi kararlarına da ilgili olduğu ölçüde yer verilmesi gerekli görülmüştür.
Etkili Başvuru Hakkı Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Temel hak ve hürriyetlerin korunması Savunulabilir İddia
Yok.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 21 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54049/taad.1858674 |
| IZ | https://izlik.org/JA76XF99WD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 66 |