2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile yürütme organına, Anayasadan doğrudan kaynaklanan ve herhangi bir kanundan yetki almaya gerek olmaksızın kullanılabilen, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi adı altında bir düzenleme yetkisi tanınmıştır. Cumhurbaşkanı yürütme yetkisine ilişkin konularda ilk elden düzenleme yapma imkânına kavuşmuştur. Bu yönüyle Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yürütmenin yapmış olduğu klasik düzenleyici işlemlerinden ayrılmaktadır. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı herhangi bir sınıra tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaramayacaktır. Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi olan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında öngörülen anayasal sınırlara tabi olmak kaydıyla, kanun ile kararname arasında çatışma durumunda kanuna üstünlük tanınarak anayasaya uygun şekilde düzenlenecek, bu sayede yasama yetkisinin genelliği ve devredilmezliği ilkesi de gözetilmiş olacaktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanına tanınan bu düzenleme yetkisi, yasama yetkisinin genelliğini ortadan kaldıran bir yetki olmadığı gibi aynı zamanda yürütme fonksiyonunun etkin şekilde yerine getirilmesini ve yürütmenin düzenleme kapasitesini güçlendirmeyi sağlayan anayasal bir araçtır. Bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, anayasadan kaynaklanan ilk elden düzenleme yetkisi içeren, belirli anayasal sınırlar içerisinde hareket eden, yürütme alanı içinde ve mahfuz alanla belirlenen konularda düzenleyici kurallar içeren, hiyerarşik olarak kanunlardan aşağı bir konumda olmayan, kanunlara eş değer düzeyde etkinliği olan düzenleyici işlemler olduğu söylenebilecektir.
Yürütme yetkisi düzenleyici işlem asli düzenleme yetkisi yetki kullanımında anayasal sınırlar mahfuz düzenleme alanı yasama genelliği.
The 2017 constitutional amendment granted the executive branch a regulatory power called Presidential Decree, directly stemming from the Constitution and requiring no authorization from any law. The President gained the ability to make direct regulations on matters related to executive power. In this respect, Presidential Decrees differ from the classic regulatory actions of the executive branch. However, the President cannot issue Presidential Decrees without any limitations. Subject to the review of the Constitutional Court, Presidential Decrees, while subject to the constitutional limitations stipulated in the seventeenth paragraph of Article 104 of the Constitution, will be regulated in accordance with the Constitution, with the law prevailing in case of conflict between the decree and the law. This ensures the principle of the generality and inalienability of legislative power. Therefore, this regulatory power granted to the President does not eliminate the generality of legislative power; rather, it is a constitutional tool that enables the effective performance of the executive function and strengthens the executive's regulatory capacity. In this context, it can be said that presidential decrees are regulatory acts that contain regulatory authority stemming from the constitution, operate within certain constitutional limits, operate within the executive sphere and on matters defined by protected areas, are not hierarchically inferior to laws, and have an equivalent level of effectiveness to laws.
Executive power regulatory act primary regulatory power constitutional limits on the exercise of power reserved regulatory scope legislative generality
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Mart 2026 |
| Kabul Tarihi | 21 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54049/taad.1907649 |
| IZ | https://izlik.org/JA82CY77PN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 66 |