Konjenital Duodenal Obstrüksiyonlarına Klinik Yaklaşım
Öz
Amaç: Yenidoğan dönemindeki intestinal obstruksiyonların çoğunluğunu konjenital duodenal obstrüksiyonlar oluşturur. Preoperatif ve postoperatif yenidoğan yoğun bakım uygulamaları ve uygun nutrisyonel tedaviler sayesinde morbidite ve mortalite önemli derecede azalmasına rağmen, literatürde duodenal obstrüksiyonlara zaman içerisinde yapılan müdahaleleri kıyaslayan çalışmaların yapılmadığı görülmektedir. Çalışmamızda, kliniğimizdeki konjenital duodenal obstruksiyonlu olguların klinik bilgilerini, literatürde sunulan klinik bilgiler ile karşılaştırarak, konjenital duodenal obstruksiyonların tedavisinin zaman içindeki sürecini incelemeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntemler: 2006-2016 yıllarında kliniğimizde tedavi edilen konjenital duodenal obstruksiyon tanılı 16 olgu gestasyonel yaşı, cinsiyeti, doğum ağrılığı, başvuru günü, şikayeti, ek anomalileri, ameliyat zamanı, yapılan ameliyat, beslenme zamanı, yatış süresi ve takip açısından retrospektif olarak incelenip literatürdeki benzer çalışmalar ile karşılaştırılarak, günümüzdeki konjenital duodenal obstruksiyonların tedavisinin durumu tartışılmıştır.
Bulgular: Dokuz olgu erkek, 7 olgu kız olmak üzere, %69 olgu prematüreydi. Ortalama gestasyonel yaş 34.8 (29-40) haftaydı. Klinik şikayetler 11 olguda kusma, 4 olguda batın distansiyonu ve bir olguda ise genel durum bozukluğutu. Konjenital kalp hastalığı sekiz olguda, Down Sendromu beş olguda ve iki olguda malrotasyon tespit edildi. Cerrahi yöntem olarak en sık olarak 12 olguya Diamond-Shape duodenoduodenostomi uygulandı. Ortalama total parental nutrisyon (TPN) alma süresi 8.4 gün ve ortalama yatış süreleri 17.56 gündü. Olguların tümünde cerrahi komplikasyon görülmeyerek, tam iyileşme ile taburcu edildi.
Sonuç: Literatür değerlendirmemizde cerrahi süreçlerin kesitsel olarak verildiği ancak hastalığın bütünsel incelemesinin daha az yapıldığını görüldü. Yapılan karşılaştırmalarda, zaman içerisinde mortalitenin anlamlı şekilde azalma gösterdiği ancak cerrahi tekniklerde ve beslenmeye başlama günü ortalamalarında değişme olmadığı görüldü. Dikkat çekici olarak, sepsis oranlarında artış gözlendi. Literatürdeki olguların çoğunluğunun prematür bebekler olması, hastanede uzun kalış süreleri ve bu olguların göreceli olarak düşük immünitelerinin olması, sepsis oranlarındaki artışı açıklayabilir. Bu durumda, servis şartlarının daha iyi belirlenmesi ve postoperatif enteral ve parenteral beslenme ile mortalite ve morbidite arasında daha detaylı korelasyon çalışmalarının yapılması gerektiğini önermekteyiz.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- 1- Girvan DP, Stephens CA. Congenital intrinsic duodenal obstruction: a twenty-year review of its surgical management and consequences. J Pediatr Surg 1974; 9: 833-39.
- 2- Wayne ER, Burrington JD. Management of 97 children with duodenal obstruction. Arch Surg 1973; 107: 857-60.
- 3- Ladd WE. Congenital duodenal obstruction. Surgery 1937; 1: 878-85.
- 4- Tandler J. Zur entwicklunggeschicte des menschlichen duo- denums. Morphol Jb 1902; 29: 187-216.
- 5- Schnaufer L. Duodenal atresia, stenosis and annular pancreas. In: Welch KJ, Randolph JG, Ravitch MM (Eds). Pediatric Surgery. Vol 2, 4th ed. Chicago, IL, Year Book 1986; 929-37.
- 6- Potts SR, Garstin WI. Neonatal duodenal obstruction with emphasis on cases with Down's syndrome. Ulster Med J. 1986 Oct;55(2):147-50.
- 7-Mustafawi AR1, Hassan ME. Congenital duodenal obstruction in children: a decade's experience. Eur J Pediatr Surg. 2008 Apr;18(2):93-7. doi: 10.1055/s-2008-1038478.
- 8-Rattan KN, Singh J, Dalal P. Neonatal Duodenal Obstruction: A 15-Year Experience. J Neonatal Surg. 2016 Apr 10;5(2):13. eCollection 2016 Apr-Jun.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Cerrahi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Ahmet Ertürk
Bu kişi benim
0000-0002-8156-5665
Müjdem Nur Azılı
Bu kişi benim
0000-0002-5137-7209
Yayımlanma Tarihi
22 Ocak 2021
Gönderilme Tarihi
18 Temmuz 2019
Kabul Tarihi
14 Kasım 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2021 Cilt: 15 Sayı: 1