Arı Yetiştiriciliği Faaliyetinin Ekonomik Sonuçlarının Çam Balı İzlenebilirliği Üzerine Etkisi: Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği Örneği
Öz
Tarım sektöründe dünya genelinde yaygın olarak yapılan ve düşük başlangıç maliyetiyle öne çıkan arı yetiştiricilik faaliyetinin ekonomik sonuçları çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Kendine özgü aroması ve kalite özellikleri ile özellikle AB ülkelerinde büyük talep gören çam balı, dünya genelinde çok nadir üretilmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin sahip olduğu doğal koşullar sayesinde Türk Çam Balı gerek üretim kapasitesi gerekse ürün kalitesi açısından dünya ölçeğinde öne çıkmaktadır. Türkiye’nin doğal bal ihracatında çam balı en yüksek paya sahip olup neredeyse tekel konumundayken, bu ürünün ihracat potansiyeli yeterince değerlendirilememektedir. Türkiye’nin bu pazardaki payının artırılması için kalite standartlarının yükseltilmesi, etkin pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi ve üretimden tüketime izlenebilirlik sisteminin uygulanması büyük önem taşımaktadır. Böyle bir yaklaşım, kalite kontrolü ve gıda güvenliğini artıracak, markalaşmayı destekleyecek, sorunların kaynağını tespit etmeyi kolaylaştıracak, pazarda rekabet avantajı sağlayacak ve yasal uyumu güçlendirecektir. Bu araştırmada, Çanakkale il ve ilçelerinde bulunan Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği’ne kayıtlı çam balı üretim faaliyeti yapan işletmelerin sayısının az olmasından dolayı 2023 üretim dönemi verileri temel alınarak tam sayım yöntemiyle 56 adet çam balı üreten arı yetiştiriciliği işletmesine yüz yüze yapılan anketler yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırmada arı yetiştiriciliği işletmelerinin Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği örneği üzerinden çam balı üretim ve pazarlamasındaki ekonomik yapıları incelenmiş; sistemin sürekliliği ve verimli çalışması için gerekli adımlar tartışılmış ve izlenebilirlik esasına dayalı bir model önerilmiştir.
Anahtar Kelimeler
Çam Balı, Ekonomi, İzlenebilirlik, Sürdürülebilirlik, Kalite
The Impact of Economic Outcomes of Beekeeping Activities on Pine Honey Traceability: The Case of Çanakkale Beekeepers Association
Öz
The economic results of beekeeping, which is widely practiced in the agricultural sector worldwide and stands out for its low start-up costs, are influenced by various factors. Pine honey, renowned for its unique aroma and quality characteristics, is highly demanded, especially in EU countries, yet it is produced very rarely on a global scale. Therefore, thanks to its natural conditions, Turkish Pine Honey stands out on a global scale in terms of both production capacity and product quality. While pine honey accounts for the highest share of Turkey's natural honey exports and is almost a monopoly, the export potential of this product is not being sufficiently utilized. To increase Turkey's share in this market, it is crucial to raise quality standards, develop effective marketing strategies, and implement a traceability system from production to consumption. Such an approach will enhance quality control and food safety, support branding, facilitate the identification of problem sources, provide a competitive advantage in the market, and strengthen legal compliance. Since the number of enterprises engaged in pine honey production registered with the Çanakkale Beekeepers' Association (Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği) in the province and districts of Çanakkale was low, data for this research was collected using the full-enumeration method based on the 2023 production period. Data was gathered through face-to-face surveys conducted with 56 pine honey-producing beekeeping enterprises. The study examined the economic structures of the beekeeping enterprises in pine honey production and marketing, using the Çanakkale Beekeepers' Association as an example. Furthermore, the necessary steps for the continuity and efficient operation of the system were discussed, and a model based on traceability was proposed.
Anahtar Kelimeler
Pine Honey, Economics, Traceability, Sustainability, Quality
Tarım Ekonomisi Araştırmaları Dergisi yazım kurallarına uygun olarak hazırladığım bu makale içindeki bütün bilgilerin doğru ve tam olduğunu, bilgilerin üretilmesi aşamasında bilimsel etiğe uygun davrandığımı, yararlandığım bütün kaynakları atıf yaparak belirttiğimi beyan ederim.
Bu çalışmanın her aşamasında değerli bilgilerini ve desteğini benimle her zaman paylaşan, çalışmalarımı büyük bir titizlikle yönlendiren, araştırmalarımın her aşamasında bilgi, öneri ve yardımlarını esirgemeyerek engin bilgileriyle katkıda bulunan kıymetli sayın hocam ve danışmanım Prof. Dr. Erdoğan GÜNEŞ'e en derin teşekkürlerimi sunarım.