Bu makale, hilomorfizmin Antik ve Geç Antik geleneklerde kazandığı çok katmanlı anlamları ele alarak, İbn Sînâ’nın insani akli nefs (nefs-i nâṭıka) anlayışı bakımından sıkı bir Aristotelesçi hilomorfizm takipçisi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini incelemektedir. İlk olarak, hilomorfizm kavramı incelenmekte ve Aristoteles sonrası yorumcularda görülen suret kavramının yetkinlik (kemâl) kavramına doğru kayışı ele alınmakta; bu dönüşümün ruhun tamamen içkin bir suret olmaktan çıkarılarak daha aşkın bir işlev yüklenmesini mümkün kıldığı gösterilmektedir. Yeni-Platoncu etkilerle şekillenen bu yaklaşım, sonraki yüzyıllarda ruhun bedenden ayrılabilir bir töz olarak düşünülmesine zemin hazırlamıştır. Çalışmanın kapsamı, İbn Sînâ’nın biyolojik ve psikolojik eserlerinin yanı sıra, Aristotelesçi arka plan dikkate alınarak okunan eş-Şifâ’daki Kitâbü’n-Nefs ve el-İşârât ve’t-tenbîhât’taki kilit metafizik pasajları da içerir. Amaç, İbn Sînâ’nın canlılık işlevlerini açıklamakta madde-suret öğretisinin açıklayıcı gücünü koruduğunu, ancak tümelleri düşünen ve bilen nefsi tanımlarken hilomorfizmden ayrıldığını göstermektir. Yöntemsel olarak makale, İbn Sînâ’nın suret ve yetkinlik kavramlarını metinsel ve kavramsal bir yaklaşımla yakından inceler ve bunları, nefs, suret ve yetkinlik (entelekheia) üzerine yürütülen Meşşâî (Peripatetik) ve Geç Antik Çağ tartışmalarıyla ilişkilendirir. Çalışmanın temel bulgusu, İbn Sînâ’nın suret kavramının yerine yetkinlik kavramını ikame ederek, nefsin ontolojik statüsünü yeniden tanımladığıdır. Bitkisel ve hayvani yaşam faaliyetleri için nefs, organik bir bedenin birinci yetkinliği olup organlar aracılığıyla iş görür. Ancak akli nefs söz konusu olduğunda yetkinlik iki işlevli hale gelir. Nefs, bir yandan bedensel yetileri araçsal olarak bilfiilleştirir, öte yandan maddesel olmayan, kendi kendisinin farkında olan bir özneyi ifade eder. Uçan Adam düşünce deneyi, öz-farkındalığın bedensel algıya bağlı olmadığını, gemici-gemi benzetmesi ise bedenin, nefsin eylemlerini gerçekleştirdiği bir araç olduğunu ancak onun kurucu sureti olmadığını gösterir. Sonuç olarak İbn Sînâ, hilomorfizmin açıklayıcı işlevini canlılık eylemleri için korur ancak entelektüel ve öz-farkındalık gibi eylemler söz konusu olduğunda onu terk eder. Makale, İbn Sînâ’yı bir hilomorfist olarak nitelendirmenin, onun bilinçli kavramsal dönüşümünü gizlediği sonucuna varır. Yetkinlik kavramını suret kavramına tercih ederek İbn Sînâ, psikolojiyi metafiziğe açılan bir yola dönüştürür. Buna göre insan, eylem bakımından beden aracılığıyla birleşmiş ancak bedenin bozulmasından sonra da varlığını sürdüren maddesel olmayan bir özneye dayanır. Bu sonuç, onun sistemine ilişkin geleneksel değerlendirmeleri yeniden biçimlendirir ve ölümsüzlük ile aklın özerkliği konularının neden felsefesinin merkezinde yer aldığını açıklar.
Bu çalışma Prof. Dr. Murat Demirkol ve Doç. Dr. Mehtap Doğan danışmanlığında 30 Ekim 2025 tarihinde sunduğumuz/tamamladığımız “İbn Sînâ’nın Töz Düalizmi ve Çağdaş Zihin Felsefesi ile Diyaloğu” başlıklı doktora tezi esas alınarak hazırlanmıştır.
This article examines whether Avicenna can be characterized as a strict follower of Aristotelian hylomorphism with respect to his understanding of the human rational soul (al-nafs al-nāṭiqa), by exploring the multilayered meanings that hylomorphism acquired in Ancient and Late Antique traditions. First, the concept of hylomorphism is analyzed, and followed by a discussion of the post-Aristotelian shift among commentators from the notion of “form” to that of separable “actuality”. It is shown that this transformation allowed the soul to be conceived not as a fully intrinsic form but as something with a more transcendent function. Shaped by Neoplatonic influences, this approach laid the groundwork in later centuries for conceiving the soul as a substance that can be partially separable from the body. The scope of this study includes not only Avicenna’s biological and psychological works, but also key metaphysical passages from the Book of the Metaphysics of the Healing and al-Ishārāt wa’l-tanbīhāt, analyzed in relation to their Aristotelian background. The aim is to show that while Avicenna preserves the explanatory power of the matter–form doctrine in accounting for the functions of life, he departs from hylomorphism in defining the nafs that thinks and knows universals. Methodologically, the article closely examines Avicenna’s concepts of form and actuality through textual and conceptual analysis and relates them to the Peripatetic and Late Antique debates on soul, form, and actuality (entelecheia). The main finding of the study is that by replacing the concept of form with that of actuality, Avicenna redefines the ontological status of the nafs. For vegetative and animal life-activities, the nafs is the first actuality of an organic body and operates through bodily organs. However, regarding the rational nafs, actuality takes on a dual function. On the one hand, the nafs actualizes bodily capacities instrumentally, while on the other, it represents a non-material subject that is aware of itself. The Flying Man thought experiment shows that self-awareness does not depend on bodily perception, while the sailor-ship analogy demonstrates that the body is merely an instrument through which the soul performs its actions, and not its constitutive form. Consequently, Avicenna maintains the explanatory role of hylomorphism for vital activities but abandons it when intellectual acts and self-awareness are at issue. The article concludes that labeling Avicenna a hylomorphist obscures his deliberate conceptual transformation. By privileging actuality over form, Avicenna positions psychology as a discipline that leads to metaphysics. Accordingly, the human being, though united with the body instrumentally in action, ultimately rests on a non-material subject that continues to exist after the body’s dissolution. This result reshapes traditional evaluations of his system and explains why the themes of immortality and the autonomy of intellect occupy a central place in his philosophy.
Islamic Philosophy Avicenna Rational Soul Hylomorphism Perfection.
This article is extracted from my doctorate dissertation entitled “Avicenna’s Substance Dualism and It’s Dialog with Contemporary Philosophy of Mind”, supervised by Prof. Murat Demirkol and Assoc. Prof. Mehtap Doğan (Ph.D. Dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt University, Ankara/Türkiye, 2025).
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA38JG28SZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 9 |
Tetkik, Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.
SHERPA ROMEO | Open Citations I4OC | LOCKSS | CLOCKSS | DOAJ | Crossref Üstveri Raporu | DOI | OAI | Open Policy Finder