-
The Majalla, a turning point in the history of fiqh, is not only a product of the efforts to codify fiqh but also a symbol of the struggle to maintain its existence in the Ottoman Empire. During the reception process that began with the Tanzimat reforms, a strong push emerged within the state to translate and adopt the French Civil Code. However, another approach, shaped by Ahmet Cevdet Pasha, sought to keep a codification project based on the legacy of fiqh on the agenda. The Mecelle, the product of this struggle, was drafted based on the Hanafi school of law, enabling fiqh to retain its power to shape social order for a while longer, despite pressures to adopt Western law. However, the Mecelle's preparation, publication, and implementation were plagued by various challenges and misfortunes. This article outlines these misfortunes and, countering claims in contemporary literature that the Mecelle weakened the civil character of fiqh or ended fiqh production, argues that it did not represent an epistemic break with the fiqh tradition; on the contrary, it was a concrete and successful outcome of efforts to ensure the fiqh's survival and the continuity of fiqh production despite attempts to purge it.
Fiqh The Majalla (Medjelle) Ahmet Cevdet Pasha Ottoman Empire Code Civil Code Napoléon
-
Fıkıh tarihinin dönüm noktalarından biri olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, sadece fıkhın kanunlaştırılması çalışmalarının bir ürünü değil, aynı zamanda, Osmanlı Devleti’nde fıkhın varlığını sürdürme mücadelesinin de bir sembolüdür. Tanzimat ile birlikte başlayan resepsiyon sürecinde, Fransız Medeni Kanununun tercüme edilerek benimsenmesi yönünde devlet içinde güçlü bir yönelim oluşmuş; bu bağlamda etkili bir ikna süreci yürütülmüştür. Ancak Ahmet Cevdet Paşa’nın öncülüğünde şekillenen bir başka yaklaşım, fıkıh mirasına dayalı bir kanunlaştırma projesini gündemde tutmaya çalışmıştır. İşte bu mücadelenin ürünü olan Mecelle, Batı hukukunun benimsenmesine yönelik baskılara karşı, Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlanan bir kanun olarak, fıkhın toplumsal düzeni belirleme gücünü bir süre daha muhafaza etmesini sağlamıştır. Bununla birlikte, Mecelle’nin hazırlanma, yayımlanma ve uygulanma süreçleri çeşitli zorluklar ve talihsizliklerle karşı karşıya kalmıştır. Bürokratik engeller, yeterli siyasî desteğin sağlanamaması, rekabetten veya taassuptan kaynaklanan ulema muhalefeti, basım sürecindeki teknik hatalar ve sonrasında transliterasyon yanlışlıkları, bu talihsizliklerin başlıcaları arasında yer almıştır. Bu makale, ana hatlarıyla söz konusu talihsizliklere değinmekte ve bu arada çağdaş literatürde dile getirilen, Mecelle’nin fıkhın sivil karakterini zayıflattığı veya fıkhî üretimi sona erdirdiği yönündeki iddialara karşı, onun fıkıh geleneğinden bir epistemik kopuşu temsil etmediğini; bilakis, fıkha yönelik tasfiye girişimlerine rağmen onun varlığını sürdürmesine ve fıkhî üretimin sürekliliğini temin etmeye yönelen çabaların başarıya ulaşmış somut bir sonucu olduğunu savunmaktadır.
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye Fıkıh Ahmet Cevdet Paşa Osmanlı Devleti Medeni Kanun Napolyon Kanunları
eklendi
yok
-
yok
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk ve Din |
| Bölüm | Düşünce Yazısı |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | - |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |
Tevilat Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.