A grammatical witness (shāhid nahwī) is a reliable linguistic proof transmitted by native Arab speakers and used by philologists, grammarians, or exegetes. In Arabic, such a witness may be a Qurʾānic verse, a line of poetry, or a hadīth. Its significance lies in the fact that Arabic grammar was not developed independently of the Qurʾān or poetry. When early exegetes and linguists discussed grammatical issues, they unknowingly contributed to the formation of Arabic grammatical science. Their citations laid the foundations for the growth of Arabic linguistics. This study systematically examines Sulaymān Faydī Pasha’s (d. 1206/1791–92) use of grammatical witnesses in his commentary Fayd al-Bihār ʿalā Riyād al-Izhār, written on Iẓhār al-Birgivī. It seeks to answer the following questions: How does Faydī Pasha select his witnesses? What types does he prefer? How does he employ them—as evidence of ʿirāb, meaning, or rule? Does he follow an independent grammatical approach or the classical method? The analysis focuses on Qurʾānic and poetic witnesses, while juridical or rhetorical examples are included only when they serve grammatical explanation. The findings of the study show that while Feyzî Pasha largely adheres to the classical grammatical tradition in his selection of evidentiary examples, he develops a distinctive and coherent method by functionally integrating Qur’anic verses and Arabic poetry in the determination of syntactic parsing, semantic indication, and grammatical rules.
Arabic Language and Rhetoric Faydī Pasha Nahw Shāhid Method Fayd al-Bihār Riyād al-Izhār
Nahiv (dilbilgisi) şâhidi, dilciler, nahiv âlimleri veya müfessirler tarafından, incelenen dilin doğal konuşurları olan Araplardan nakledilmiş, güvenilir ve kesin nitelikteki bir delildir. Arapçada bu şâhid, bir Kur’ân âyeti, bir şiir beyti yahut bir hadis olabilir. Nahiv şâhidinin öneminin temelinde, dil kurallarının ne Kur’ân metninden ne de Arap şiirinden bağımsız olarak inşa edilmemiş olması yatar. Zira müfessirler ve dilciler, tefsirlerinde veya açıklamalarında bazı nahiv meselelerine değinirken, aslında farkında olmaksızın sonraki dönemde şekillenecek olan nahiv ilminin teşekkülüne zemin hazırlamışlardır. Onların bu atıfları ve benzeri ifadeleri, bütün düzeyleriyle Arap dilbiliminin gelişimine altyapı oluşturmuştur. Bu çalışmada, Süleyman Feyzî Paşa’nın (ö. 1206/1791-92) İzhârü’l-Birgivî üzerine kaleme aldığı Feyzu’l-Bihâr alâ Riyâzi’l-İzhâr adlı şerhinde nahiv şâhidlerini kullanma yöntemine dair sistematik bir inceleme yapılmaktadır. Çalışmada şu sorulara yanıt aranacaktır: Feyzî Paşa şâhidi nasıl seçmektedir? Hangi tür şâhitleri tercih etmektedir? Şâhidi hangi yönleriyle (irab, delalet, kaide) delil olarak kullanmaktadır? Kendine özgü bir nahiv ölçütü mü takip etmektedir, yoksa klasik yöntemi mi benimsemektedir? Araştırmanın odak noktası, eserin metninde en sık kullanılan nahiv şâhitleri olan Kur’ân âyetleri ve Arap şiirleridir. Fıkhî veya belâgatle ilgili şâhitler ise yalnızca nahivsel bir anlamın açıklanmasında kullanıldıkları durumlarda analize dahil edilmiştir. Çalışmanın bulguları, Feyzî Paşa’nın şâhit seçiminde klasik nahiv geleneğine büyük ölçüde bağlı kaldığını, ancak ayet ve şiirleri irab, delalet ve kaide tespitinde işlevsel bir biçimde harmanlayarak kendine özgü tutarlı bir yöntem geliştirdiğini göstermektedir.
Arap Dili ve Belâgati Feyzi Paşa Nahiv Şahidi Yöntemi Feyzu’l-Bihâr Riyâzi’l-İzhâr
الشاهد النحويّ هو دليلٌ لغويّ موثوق به ومنقول عن العرب، وهم المتحدثون الأصليون للّغة المدروسة يستعمله اللغويّون والنحويّون والمفسّرون على حدّ سواء. وقد يكون هذا الشاهد في العربية آيةً قرآنية، أو بيتًا من الشعر، أو حديثًا نبويًّا. وتكمن أهمية الشاهد النحوي في أنّ قواعد اللغة العربية لم تُبْنَ بمعزلٍ عن نصّ القرآن الكريم أو عن الشعر العربي، إذ إنّ المفسّرين واللغويّين، عندما تناولوا بعض المسائل النحوية في تفاسيرهم وشروحهم، قد مهّدوا – من حيث لا يشعرون – لتكوين علم النحو في صورته المنهجية اللاحقة. فإشاراتهم واستعمالاتهم المختلفة شكّلت الأساس الذي بُنيت عليه علوم العربية في جميع مستوياتها . تتناول هذه الدراسة بحثًا منهجيًّا في طريقة استعمال سليمان فيضي باشا )ت. 1206 / 1791 – 1792 ) للشواهد النحوية في شرحه الموسوم ب فيض البحار على رياض الإظهار، وهو شرح على كتاب إظهار البركوي. وتسعى للإجابة عن الأسئلة الآتية: كيف يختار فيضي باشا شواهده؟ وما أنواعها المفضَّلة لديه؟ وبأيّ وجهٍ يستدلّ بها: من حيث الإعراب أو الدلالة أو القاعدة؟ وهل يتّبع منهجًا نحو يًّا خاصًّا أم يعتمد الطريقة التقليدية؟ ويركّز البحث على أكثر الشواهد ورودًا في النصّ، وهي الآيات القرآنية والأشعار العربية، أمّا الشواهد الفقهية أو البلاغية فلا تُدرج في التحليل إلا إذا استُعملت لتوضيح معنى نحويّ بحت. تُبيِّّن نتائجُ الدراسةِّ أنَّ فيضي باشا التزم إلى حدٍّ كبير بالتراثِّ النحويّ الكلاسيكي في اختيار الشواهد، غيرَ أنّه مزج بين الآياتِّ القرآنيةِّ والأشعارِّ العربية مزجًا وظيفيًّا في تحديد الإعراب والدلالة والقواعد، مما أفضى إلى تطوير منهجٍ خاصٍّ متماسك
اللغة العربية وبلاغتها فيضي باشا منهج الشاهد النحوي فيض البحار رياض الإظهار
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |
Tevilat Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.