Özgürlük insanoğlunun doğuştan sahip olduğu en temel haklardan biridir. Ancak tarihin çeşitli dönemlerinde birçok eski medeniyette bazı insanlar çeşitli nedenlerle bu haktan mahrum bırakılarak köleleştirilmiş ve bir eşya gibi telakki edilmiştir. Böylelikle toplumda hür ve köle olmak üzere iki tabaka teşekkül etmiştir. İslâm Hukuku, diğer medeniyetlerde olduğu gibi kölelik kurumunu toplumsal bir gerçeklik olarak kabul etmiş ve bu bağlamda çeşitli şer‘î hükümler ve düzenlemeler getirmiştir. Gündelik hayatın her sahasında bulunan köleler, ekonomik ve toplumsal gerekçelerle farklı meslek ve hizmetlerde istihdam olunmuştur. Bu sahalardan biri de ticaretin me’zûn köleler için bir istihdam alanı olarak kullanılmasıdır. Me’zûn köle ya da tacir köle şeklinde adlandırılabilecek bu kölelik statüsü, geçmiş dönemlerde ticaret sahasında oldukça yaygın biçimde kullanılmıştır. Bu noktadan hareketle dört bölümden oluşan bu makalede klasik fıkıh külliyatında yer alan tacir köle kavramı (me’zûn köle), onun iktisadi hayattaki yeri, hukuki statüsü ve sorumluluğu gibi meseleler incelenmektedir. Her ne kadar klasik kölelik ahkâmı genellikle âtıl bir alan olarak görülse de kölelik hükümleri, hukuk mantığı açısından ve günümüzde tüzel kişilik, sınırlı sorumluluk ve yapay zekânın hukuki kişiliği gibi bazı meselelere ışık tutması bakımından geniş ve zengin bir külliyat sunmaktadır. Zira hukuk ya bir özne olarak insanla yahut bir nesne olarak malla ilgilenir. Bu itibarla köle, hukukun hem öznesi hem de nesnesi olabilen nev‘i şahsına münhasır (sui generis) bir misaldir. Bu çalışma, klasik fıkıh literatüründe yer alan me’zûn köle (el-abdu’l-me’zûn) kavramını iktisadi, hukuki ve teorik boyutlarıyla ele alarak, modern dönemde tartışılan bazı meselelere ışık tutması suretiyle literatüre özgün bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırma sonucunda, me’zûn köle müessesesinin İslâm hukukunda sınırlı sorumluluk fikrinin erken bir örneğini yansıttığı, ancak tüzel kişilik unsurunun tam olarak oluşmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca me’zûn köle hükümleri yapay zekâ tartışmalarına tarihsel bir zemin sunabilir.
İslâm Hukuku Me'zûn Köle Tüzel Kişilik Sınırlı Sorumluluk Yapay Zekâ.
Freedom is one of the most fundamental rights that human beings possess by birth. However, throughout various periods of history, in many ancient civilizations, certain individuals were deprived of this right for various reasons, enslaved, and treated as property. Consequently, two classes emerged in society: free people and slaves. Islamic Law, like the legal systems of other, accepted slavery as a social reality and introduced various legal regulations and rules in this context. Slaves, who were present in every aspect of daily life, were employed in diverse professions and services for economic and social reasons. One such area was the employment of authorized slaves (al-ʿabd al-maʾdhūn) in commercial activities. This specific status of slavery-commonly termed “authorized slave” or “merchant slave”-was widely practiced in the commercial sphere during earlier periods. Within this framework, this article-comprising four main sections-examines the concept of the merchant slave (al-ʿAbd al-Maʾdhūn) as presented in the classical Islamic legal tradition, along with its economic role, legal status, and liability. Although the classical rulings on slavery are often perceived as obsolete, they offer a rich and nuanced legal corpus that can shed light on contemporary discussions concerning legal personality, limited liability, and the legal status of artificial intelligence. Law, after all, is primarily concerned either with the human being as a subject or with property as an object. In this respect, the slave represents a sui generis example, uniquely positioned as both a subject and an object of law. This study aims to make an original contribution to the literature by analyzing the concept of al-ʿAbd al-Maʾdhūn in its economic, legal, and theoretical dimensions and by offering historical insights into contemporary legal debates. The research indicates that the institution of the authorized slave (al-ʿAbd al-Maʾdhūn) represents an early form of limited liability in Islamic law, even though it does not fully establish independent legal personality. Moreover, the legal framework governing authorized slaves may offer valuable historical insights for contemporary debates on artificial intelligence.
Islamic Law al-ʿAbd al-Maʾdhūn Legal Personality Limited Liability Artificial Intelligence.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |