İsmail Geçidi ve çevresi II. Bâyezid döneminde Osmanlı idaresi altına girmiştir. 1540’lı yıllarda küçük bir köy olarak tarih sahnesine çıkan İsmail, 1589 yılında Darüssaade Ağası Mehmed Ağa’ya temlik edilmiştir. Mehmed Ağa’nın ölümünden kısa bir süre önce İsmail Geçidi’ni vakfa dönüştürmesi ve beraberinde vakfa tanınan ayrıcalıklar sayesinde yeni bir şehir doğmuş ve kısa sürede ciddi bir ekonomik gelişmeye sahne olarak Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin ikamet ettiği Doğu Avrupa’daki önemli Osmanlı yerleşimlerinden biri haline gelmişti. 18. yüzyılda İsmail’de üç bin cizye veren gayrimüslim tebaa ikamet etmekteydi. Şehrin Müslüman ahalisi, Türkmenler, Lazlar, Çıtaklar ve Tatarlardan müteşekkildi.
17. yüzyılın ilk yıllarında başlayan Tatar göçlerine paralel olarak hem İsmail hem de Bucak çevresinde zirai üretim büyük oranda artmıştır. Bunun doğal neticesi olarak İsmail hem üretimiyle hem de liman özelliği ile İstanbul’un iaşesinde büyük rol oynamıştır. Şehrin ekonomik hayatında tarım dışında hayvancılık, mum imalatı, balıkçılık ve köle ticareti önemli yer tutmaktaydı. Vakıf statüsü nedeniyle İsmail Geçidi’nin yönetimi diğer Osmanlı kazalarından farklılaşmış şehir merkezi Darüssaade ağaları tarafından atanan mütevelliler ve Kadı tarafından yönetilirken şehrin taşrasında ikamet eden Tatarlar, Kırım Hanları’nın bölgedeki temsilcileri olan Yalı ağaları ya da Bucak Seraskerleri tarafından idare edilmişlerdir. 18. yüzyılda şehrin toplumsal hayatında yaşanan başlıca sıkıntılar alacak-verecek davaları, miras sorunları, vasilik problemleri, cinayet, hırsızlık ve görevini suiistimal eden yöneticilerin baskıları olmuştur. Sistemli bir devlet politikası neticesinde kurulan İsmail Geçidi Osmanlı Devleti’nin Doğu Avrupa’daki mirasının en somut göstergelerinden biridir.
Makalenin yazımı sırasında öneri ve eleştirileri ile katkıda bulunan Prof. Dr. Yücel Öztürk, Prof. Dr Fehmi Yılmaz, Prof. Dr. Uğur Demir ve Dr. Ayhan Ürkündağ’a teşekkür ederim
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeniçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Aralık 2023 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Sayı: 50 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.