20. yüzyılın sonlarından itibaren Azerbaycan ve Kazakistan’da edebiyat, SSCB’nin tüm ülkelerinde olduğu gibi, Sovyet ideolojisinden arınma dönemine girmiştir. Vatan, millet, hürriyet temalarının yanı sıra geçiş döneminin getirdiği ekonomik, psikolojik, sosyal ve manevi sıkıntılar edebî eserlere konu olmaya başlamıştır. Geçiş döneminin bütün olumsuz özellikleri ve koşulları insanların yalnızlaşmasına ve umutsuzluğa kapılmasına yol açmıştır. Bu etkiyi hem yazar ve şairlerin yaşamlarında hem de yazılı edebiyat örneklerinde görmek mümkündür. Vahşi kapitalizmin getirmiş olduğu yeni döneme aydın kesiminin tutunamaması, yabancılaşması, içe kapanması, ezilmesi ve ötekileştirilmesi sonucunda edebî eserlerde yeni aydın tipleri ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla toplumla birlikte yalnızlık uçurumuna düşen yazarlar, kendi yalnızlıklarını anlatırken toplumun duygu ve düşüncelerinin tercümanı olmuşlardır. Bu bağlamda Azerbaycan edebiyatında Neriman Abdülrahmanlı (d. 1958) ve Kazak edebiyatında Ayagul Mantay’ın (1982-2021) kaleme aldığı hikâyeler, yazarların yaşadıkları maddi, manevi, ruhsal ve psikolojik zorlukları yansıtmaktadır.
Neriman Abdülrahmanlı, çağdaş Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden biridir. Azerbaycan-Kazakistan edebî ilişkilerinin geliştirilmesindeki hizmetlerinden dolayı Kazakistan’ın “Dostluk” madalyası ile taltif edilmiştir. Ayagul Mantay, modern Kazak nesrinin genç yeteneklerinden ve anlatıya yeni bir yön veren yazarlardan biridir. Eserlerinde yalnızlık ve ölümden sıkça bahseden Mantay, gerçek hayatta maruz kaldığı siber zorbalığa dayanamayarak intihar etmiştir.
Her karanlığın içinde bir yalnızlık ve her yalnızlığın içinde bir karanlık vardır. Karanlık ve yalnızlık içinde olan insan, her zaman ışığa, aydınlığa ve kalabalıklara özlem duyar. Makalede Neriman Abdülrahmanlı’nın “Işıksızlık” ve Ayagul Mantay’ın “Jalgızdık Bii” (“Yalnızlık Dansı”) adlı öyküleri incelenirken, yazarların kendi yaşamlarından kesitlere de yer verilmektedir. Bu iki hikâye çerçevesinde, Azerbaycan ve Kazakistan’da geçiş döneminin farklı yıllarında bir erkek ve bir kadının yaşadığı yalnızlık, bireysel ve toplumsal açıdan araştırılmıştır.
Yalnızlık Neriman Abdülrahmanlı Ayagul Mantay “Işıksızlık” “Yalnızlık Dansı”.
Makalede bütün akademik etik kurallarına uyulmuştur.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 22 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Eylül 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.