SDK-2024-1958
SDK-2024-1958
SDK-2024-1958
SDK-2024-1958
The adoption of Islam by the Turks had a transformative impact on their social, cultural, and intellectual life, fostering the development of a rich scientific and literary heritage. While early Turkish-Islamic texts were heavily influenced by Persian and Arabic sources, the Turks gradually established an independent scholarly tradition in their own language. A significant aspect of this evolution is seen in the emergence of siyer (biographies of the Prophet Muhammad) as a distinct literary genre. Erzurumlu Darîr’s Tercüme-i Siyer-i Nebî is considered the first Turkish translation of a siyer, while Veysî’s Dürretü’t-Tâc fî Sâhibi’l-Mî‘râc is regarded as the first original siyer work composed in Turkish. This study examines the functional and narrative differences between these two foundational texts. Darîr’s work reflects an accessible, oral-based style rooted in the religious experience of the general populace, characterized by straightforward language and a didactic tone. In contrast, Veysî’s composition employs elaborate prose, intertextual references, and a selective narrative approach, reflecting a more elite, literary, and scholarly orientation. These differences are shaped by the distinct political, cultural, and intellectual climates of their respective periods. Through this comparative analysis, the study highlights how translation and original authorship reflect varying modes of cultural production and contribute to the localization and evolution of siyer writing in Turkish-Islamic tradition. Ultimately, both texts serve as critical markers in the historical development of Turkish siyer literature, illustrating the genre’s role in negotiating identity, religious knowledge, and literary expression within the broader framework of Islamic civilization.
This study was prepared within the scope of the Graduate Thesis Project (LTP) titled “Siyer Writing in the Ottoman Period: The Case of Dürretü’t-Tâc” (Project No: SDK-2024-1958), which was approved for funding by the Scientific Research Projects Commission (BAP) of Bursa Uludağ University.
Scientific Research Projects Coordination Unit of Bursa Uludağ University
SDK-2024-1958
Türklerin İslamiyeti kabulünün, onların sosyal yapısından kültürel ve sanatsal üretimlerine kadar pek çok alanda belirgin yansımaları olmuştur. Söz konusu etkileşimle birlikte, Türkler İslam düşüncesine kendi bakış açılarını katarak zengin bir ilmî miras oluşturmuşlardır. Başlangıçta ilmî ve edebî metinlerinin ilk nüvelerini Farsça ve Arapça literatürden tevarüsle oluşturmakla birlikte, zamanla anadillerinde ürettikleri telif metinlerle özgün bir ilmî gelenek inşa etmişlerdir. Siyer ilminde çalışmaların meydana gelişi ve müstakil bir literatür alanının oluşması bu bağlantının ürünüdür. Literatürde Erzurumlu Darîr’in Tercüme-i Siyer-i Nebî adlı eseri ilk Türkçe siyer tercümesi, Veysî’nin Dürretü’t-Tâc fî Sâhibi’l-Mî’râc’ı ise ilk telif siyer metni olarak değerlendirilmektedir. Her iki eser de Hz. Muhammed’in hayatını konu edinmekle birlikte, yazıldıkları dönemlerin kültürel ve edebî özelliklerini yansıtmaları sebebiyle kendilerine has hususiyetlere sahiplerdir. Çalışmada, Türk siyer geleneğinde tercüme ile telif eserler arasında nasıl bir işlevsel ve anlatımsal farklılık bulunmaktadır sorusuna cevap aranmaktadır. Bu bağlamda Türkçe siyer literatürünün bu iki önemli eseri, kaynakları, muhtevası, üslubu ve tarihsel bağlamları açısından karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. Yapılan karşılaştırma neticesinde, tercüme niteliğindeki Darîr’in eserinde sade dil, sözlü kültürün izleri ve halkın dinî tecrübesi ön plandayken; Veysî’nin telif eserinde süslü nesir, kaynaklara atıf ve seçici rivayet kullanımıyla birlikte daha ilmî ve edebî bir yaklaşım sergilendiği görülmüştür. Her iki eser de yazıldıkları dönemin toplumsal ihtiyaçlarını ve kültürel anlayışlarını yansıtmakta, aynı zamanda Türkçe siyer yazım geleneğinin yerlileşme sürecine ışık tutacak nitelikler taşımaktadır. Bu yönüyle çalışma, siyer yazıcılığının tercüme-telif ayrımı çerçevesinde tarihî ve edebî işlevlerine dair bazı tespitler ortaya koymakta ve Türk-İslam kültür tarihinde siyer yazım geleneğinin şekilleniş sürecine ilişkin mütevazı bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Bu çalışma, Bursa Uludağ Üniversitesi BAP Komisyonu tarafından desteklenmeye uygun görülen “Osmanlı Dönemi Siyer Yazıcılığı: Dürretü’t-Tâc Örneği” başlıklı (Proje No: SDK-2024-1958) Lisansüstü Tez Projesi (LTP) kapsamında hazırlanmıştır.
Bursa Uludağ Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü (BAP Koordinatörlüğü)
SDK-2024-1958
SDK-2024-1958
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Tarihi ve Medeniyeti, İslam Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | SDK-2024-1958 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 11 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.