Ülkelerin ulusal kimliklerini öne çıkarma arzusu, gastromilliyetçilik (yemek milliyetçiliği) kavramını ortaya çıkarmıştır. Ulusların yiyecek ve içeceklerini milli duygularla hazırlayıp dünyaya tanıtmasını sağlayan gastromilliyetçilik, aynı zamanda “ötekinden farklı olma” metaforudur. Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında yapılmaya başlanan ve yüzyıllar boyunca tüketilen Türk kahvesi, 20. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde, Türkiye ve Yunanistan arasındaki politik çatışmaların bir sembolü haline gelmiştir. Bu bağlamda ulusal kimliğin ve tarihsel hafızanın da bir ifadesi olan yiyecek ve içecekler, millileştirilerek Türk-Yunan ilişkilerinde gastromilliyetçilik eksenli tartışmalara yol açmıştır. 400 yıl boyunca Osmanlı Devleti bünyesinde Türk boyunduruğu altında yaşayan Yunanlar, Türkokratia olarak bilinen Türk hakimiyeti yıllarında öğrendikleri Türk kahvesine 1960’lı yıllardan itibaren Yunanistan’da “Yunan kahvesi” (ελληνικός καφές-Ellinikos kafes) adını vererek kendilerine ait bir kültürel miras öğesi olarak sunmuşlardır. 1964’te Kıbrıs meselesinin tırmanışı, Yunan uyruklu Rumların Türkiye’den sınır dışı edilmeleri Türk-Yunan ilişkilerinde kültürel düzeyde kopuşlara neden olmuştur. 1964’te Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Rumlar, Türkiye’deki yemek kültürünü Yunanistan’ın Atina ve Selanik gibi önemli kentlerine taşımışlardır. Kahve başta olmak üzere Türklere ait olan yiyecek ve içeceklerin başındaki Türk kelimesinin silinmesiyle birlikte Yunanistan’da “Türk kahvesi” ifadesi giderek terk edilmiş, yerine “Yunan kahvesi” söylemi yerleşmeye başlamıştır. "Türk kahvesi"nin "Yunan kahvesi" olarak yeniden adlandırılması süreç olarak 1964’te başlayıp 1974’teki Kıbrıs Barış Harekatının ardından daha net bir söylem olarak Yunanlara benimsetilmiştir. Cezvede pişen kahvenin başından Türk ifadesini silip Yunan eklenmesi, yemek kültürü üzerinden yürütülen kimlik mücadelesinin bir parçasıdır. Bu araştırma, kahve üzerinden Türkiye ve Yunanistan arasında süregelen ulusal mutfak savaşlarını ele alarak, yemek kültürünün aynı zamanda tarih, politika ve kimlikle de iç içe geçtiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
*türkkahvesi *yunankahvesi *türkyunanilişkileri *gastromilliyetçilik
Bu makale, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalında Prof. Dr. Vahdettin Engin danışmanlığında Hilal İşçi Yiğit tarafından hazırlanan, “İki Darbe Arasında Türk-Yunan İlişkileri (1960-1980)” başlıklı doktora tezinden üretilmiştir. Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Türk Kültür Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 14 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.