SPATIAL SYMBOLS OF NOMADIC CULTURE: THE TENT AND THE DOMED FELT TENT IN CONTEMPORARY TURKISH PAINTING
Öz
In Central Asian culture, the tent stands out not only as a portable living space for communities but also as a cultural element that shapes social life, family relationships, and belief systems. This tradition, carried to Anatolia, has survived, particularly within the nomadic and Turkmen cultures, in the form of black tents and the domed felt tent tents, becoming a tangible indicator of cultural continuity. This study aims to analyze the historical, cultural, and symbolic meanings of the tent and the domed felt tent, which are fundamental spatial symbols of nomadic culture, and to examine their modes of representation in contemporary Turkish painting. With the advent of the Republic, artists' focus on Anatolia made the nomadic lifestyle and its spatial elements a significant theme in visual expression. In this context, it is observed that artists do not only use tents and clay houses as details supporting the composition, but also as meaningful elements associated with belonging and cultural history. This study adopts a qualitative research method. The research is based on a literature review and artwork analysis. While conducting the iconographic and formal analysis of the tent and the domed felt tent, evaluations have been made within the framework of spatial theories. In conclusion, it is observed that the spatial elements of nomadic culture are not only used in contemporary Turkish painting as elements depicting traditional life. It is also noteworthy that these spatial elements are used as images that carry meaning in terms of cultural identity and national representation.
Anahtar Kelimeler
Nomadic culture, tent, the domed felt tent, Turkish painting, spatial symbol
GÖÇEBE KÜLTÜRÜN MEKANSAL SİMGELERİ: ÇAĞDAŞ TÜRK RESİM SANATINDA ÇADIR VE TOPAK EV
Öz
Orta Asya kültüründe çadır, toplumların taşınabilir bir yaşam alanı olmasının yanı sıra sosyal hayatı, aile ilişkilerini ve inanç sistemini biçimlendiren kültürel bir unsur olarak da öne çıkmaktadır. Anadolu’ya taşınan bu gelenek, özellikle yörük ve Türkmen kültürü içerisinde, kara çadır ve topak ev formuyla varlığını sürdürmüş ve kültürel sürekliliğin somut göstergelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışma, göçebe kültürün temel mekansal simgeleri olan çadır ve topak evin tarihsel, kültürel ve sembolik anlamlarını inceleyerek, bu yapıların çağdaş Türk resim sanatındaki temsil biçimlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Cumhuriyet dönemiyle birlikte sanatçıların Anadolu’ya yönelişi, göçebe yaşam biçimini ve onun mekansal unsurlarını görsel anlatımın önemli temalarından biri haline getirmiştir. Bu çerçevede sanatçıların çadır ve topak evi, yalnızca kompozisyonu destekleyen detaylar şeklinde kullanmayıp, aidiyet ve kültürel geçmişle ilişkilendirilen anlam yüklü ögeler olarak kullandıkları da görülmektedir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırma, literatür taraması ve eser çözümlemesine dayanmaktadır. Çadır ve topak evin ikonografik ve biçimsel çözümlemesi yapılırken mekan kuramları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sonuç olarak, göçebe kültürün mekansal unsurlarının çağdaş Türk resminde sadece geleneksel yaşamı tasvir eden ögeler olarak kullanılmadığı görülmektedir. Bu mekansal unsurların aynı zamanda kültürel kimlik ve ulusal temsil açısından anlam taşıyan imgeler biçiminde kullanıldığı da dikkat çekmektedir.
Anahtar Kelimeler
Göçebe kültürü, çadır, topak ev, Türk resim sanatı, mekansal simge