This article investigates the Bilecik region, which is located between Mysia, Bithynia and Phrygia in north-western Anatolia, during the pre-Hellenistic period, the 1st millennium BC. The paper aims at understanding the cultural identities of people who inhabited the region by interpreting ancient sources, archaeological evidence and epigraphic data together. Moreover, it analyses the Vezirhan stele stylistically, which was found in the region during the early 1970s. Analogies have shown that the reliefs include both eastern and western elements and the stele has been proposed to be dated to the end of the 5th century BC. The Vezirhan stele with the Old Phrygian and Greek inscriptions and the Fıranlar stele, another Old Phrygian inscription, prove the Phrygian presence in the region. In addition to these, recent archaeological data, including the Iron Age settlements represented by the so-called “Phrygian Grey”, imported wares and tumuli, is evaluated to shed light on the spread of the Phrygian culture, the settlement patterns and land use in the region. When all the data from the Bilecik region is evaluated, it can be understood that the southern half of the region was a part of the Phrygian core land. Despite the lacking consistent data from the northern part, the Phrygians might have inhabited small rural settlements or might have lived as nomadic tribes in the region.
Phrygia Achaemenid Anatolian-Persian Style Ancient Greek Old Phrygian
Bu makale, temel olarak Kuzeybatı Anadolu’da Mysia, Bithynia ve Phrygia arasında konumlanmış Bilecik bölgesinin M.Ö. 1. Binyılda, Hellenistik Dönem öncesinde hangi bölge ya da bölgelere dâhil olduğunu sorgulamaktadır. Antik kaynaklar, arkeolojik kalıntılar ve epigrafik veriler kullanılarak bölge halklarının kültürel kimlikleri hakkında çıkarımlarda bulunması amaçlanmaktadır. Ayrıca makale ile 1970li yıllarda bölgeden bulunmuş olan Vezirhan Steli’nin stilistik analizi analoji ile yapılmıştır. Bu yapılan değerlendirmeler ışığında stelin hem doğu hem de batılı ögeler içerdiği görülmekte ve M.Ö. 5. yüzyılın sonuna tarihlenmesi önerilmektedir. Hem Phrygçe ve Hellence yazıt içeren Vezirhan Steli hem de başka bir Eski Phrygçe yazıt olan Fıranlar Steli bölgedeki Phryg varlığını kanıtlamaktadır. Bunlara ek olarak güncel araştırmalardan gelen, Phryg Grisi olarak bilinen seramikler ve ithal seramikler barındıran yerleşmeler ve tümülüsler gibi arkeolojik veriler de eklenerek bölgedeki kültürel yayılım, yerleşim şemaları ve bölgesel arazi kullanımı hakkında çıkarımlarda bulunulacaktır. Tüm bu veriler değerlendirildiğinde Bithynia, Mysia, Hellespontos Phrygiası ve İç Phrygia arasında konumlanmış Bilecik bölgesinin güney bölümlerinin hem konum hem de arkeolojik veriler açısından en yakın olarak İç Phrygia’yla bağlantılı olduğu anlaşılmıştır. Kuzey bölümlerinden çok tutarlı veriler gelmemesi sebebiyle bu bölgenin daha taşra niteliğinde olduğu, küçük kırsal yerleşmeler ve belki de göçebe topluluklar tarafından iskân edildiği düşünülebilir.
Phrygia Akhaimenid Anadolu-Pers Üslubu Hellence Eski Phrygçe
Bu makalenin hazırlanması aşamasında sağladıkları kütüphane imkânları dolayısıyla Alman Arkeoloji Enstitüsü, İstanbul Şubesi Müdürlüğü’ne ve ilgili kütüphanenin çalışanlarına, bir kısmı yayınlanmamış olan verileri benimle paylaşan Bilecik İli Arkeoloji Yüzey Araştırması başkanı Doç. Dr. Deniz SARI’ya ve ekibin üyesi Ark. Fadime ARSLAN’a, Hellence çeviriler ve tüm diğer katkıları için Arş. Gör. Haralambos NİKOLAYİDİS’e teşekkür ederim.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Arkeoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Şubat 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 14 Eylül 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Sayı: 28 |
Vedat Dalokay Caddesi No: 112 Çankaya 06670 ANKARA
tuba-ar@tuba.gov.tr
(+90) (212) 219 16 60
TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology (TÜBA-AR), dergide yayımlanan makalelerde ifade edilen görüşleri resmî olarak benimsememekte ve derginin basılı ya da çevrim içi sürümlerinde yer alan herhangi bir ürün veya hizmet reklamı konusunda garanti vermemektedir. Yayımlanan makalelerin bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir.
Makalelerle birlikte gönderilen resim, şekil, tablo vb. materyaller özgün olmalı ya da daha önce yayımlanmışlarsa, hem basılı hem de çevrim içi sürümlerde yayımlanmak üzere eser sahibinden alınmış yazılı izinle birlikte sunulmalıdır. Yazar(lar), dergide yayımlanan çalışmalarının telif hakkını saklı tutar. Makale dergide yayımlandığında, mali haklar ve umuma iletim hakları, işleme, çoğaltma, temsil, basım, yayın ve dağıtım hakları TÜBA’ya devredilecektir. Yayımlanan tüm içeriklerin (metin ve görsel materyaller) telif hakları dergiye aittir. Dergide yayımlanmak üzere kabul edilen makaleler için telif hakkı ya da başka bir ad altında ödeme yapılmaz ve yazar(lar)dan makale işlem ücreti alınmaz; ancak yeniden baskı (reprint) talepleri yazarın sorumluluğundadır.
Bilimsel bilgi ve araştırmalara küresel açık erişimi teşvik etmek amacıyla TÜBA, çevrim içi olarak yayımlanan tüm içeriklerin (aksi belirtilmedikçe) okuyucular, araştırmacılar ve kurumlar tarafından serbestçe kullanılmasına izin vermektedir. Bu kullanım, eserin kaynağının belirtilmesi koşuluyla ve ticari amaç dışında, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) Uluslararası Lisansı kapsamında mümkündür. Ticari kullanım veya lisans istisnaları ile ilgili izinler için lütfen dergi ile iletişime geçiniz.