Primitive societies thought that the earth was full of numerous both good and bad beings and together with this idea they believed that all the living or non-living objects on the earth were animated by the spirits. In a historical process, this belief led to the forming of man-faced god sculptures Cults of the Gods which carry artistic aesthetic. From that day forward, people worshipped them in a different belief system according to which the gods possess man features eating, drinking, fighting, and envying . Limitless needs which are peculiar to man caused the emergence of numerous god beliefs. In other words, it can be stated that cults of the gods occurred as a kind ofpower under which man could shelter when felt helpless against the hugeness of nature. This paper, which is about the cults of the god in Kelkit Valley, has been completed by evaluating the findings in museums. Key Words: Kelkit Valley, Pontos, Cults of the gods, Religion and Faith
İlkel toplumlar dünyanın hem iyi hem de kötü sayısız ruhsal varlıkla dolu olduğunu düşünmüşler ve bu düşüncenin var oluşu ile birlikte dünyadaki tüm canlı ve cansız nesnelerin ruhlar tarafından canlandırıldığına inanmışlardır. Tarihi süreç içerisinde bu inanç sanatsal estetik taşıyan ve insan suretinde olan Tanrı heykellerinin oluşmasına Tanrı kültleri yol açmıştır. Artık Tanrılar insan özellikleri taşıyan yiyen, içen, savaşan, kıskanan vs. bir inanç sistemi içinde tapınım görmüşlerdir. İnsana özgü sınırsız ihtiyaçlar beraberinde sayısız tanrı inancını da ortaya çıkarmıştır. Tanrı kültleri doğanın olağanüstülüğü karşısında kendini çaresiz hisseden insanın sığınabileceği bir güç arayışı ile ortaya çıkmıştır diyebiliriz. Kelkit Vadisi'nde görülen tanrı kültleri ile ilgili yapılan bu çalışma müzelerdeki buluntuların değerlendirilmesi ile tamamlanmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2012 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2012 Sayı: 15 |
Vedat Dalokay Caddesi No: 112 Çankaya 06670 ANKARA
tuba-ar@tuba.gov.tr
(+90) (212) 219 16 60
TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology (TÜBA-AR), dergide yayımlanan makalelerde ifade edilen görüşleri resmî olarak benimsememekte ve derginin basılı ya da çevrim içi sürümlerinde yer alan herhangi bir ürün veya hizmet reklamı konusunda garanti vermemektedir. Yayımlanan makalelerin bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir.
Makalelerle birlikte gönderilen resim, şekil, tablo vb. materyaller özgün olmalı ya da daha önce yayımlanmışlarsa, hem basılı hem de çevrim içi sürümlerde yayımlanmak üzere eser sahibinden alınmış yazılı izinle birlikte sunulmalıdır. Yazar(lar), dergide yayımlanan çalışmalarının telif hakkını saklı tutar. Makale dergide yayımlandığında, mali haklar ve umuma iletim hakları, işleme, çoğaltma, temsil, basım, yayın ve dağıtım hakları TÜBA’ya devredilecektir. Yayımlanan tüm içeriklerin (metin ve görsel materyaller) telif hakları dergiye aittir. Dergide yayımlanmak üzere kabul edilen makaleler için telif hakkı ya da başka bir ad altında ödeme yapılmaz ve yazar(lar)dan makale işlem ücreti alınmaz; ancak yeniden baskı (reprint) talepleri yazarın sorumluluğundadır.
Bilimsel bilgi ve araştırmalara küresel açık erişimi teşvik etmek amacıyla TÜBA, çevrim içi olarak yayımlanan tüm içeriklerin (aksi belirtilmedikçe) okuyucular, araştırmacılar ve kurumlar tarafından serbestçe kullanılmasına izin vermektedir. Bu kullanım, eserin kaynağının belirtilmesi koşuluyla ve ticari amaç dışında, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) Uluslararası Lisansı kapsamında mümkündür. Ticari kullanım veya lisans istisnaları ile ilgili izinler için lütfen dergi ile iletişime geçiniz.