Türk edebiyatına yakın dönem tarihiyle ilgili önemli yapıtlar kazandıran Attilâ İlhan, sosyal gerçekçi bir anlayışa sahip, çekirdekten yetişme gazeteci kimliğiyle edebiyatın her sahasında eser vermiş üretken bir yazardır. İlk romanları Sokaktaki Adam, Zenciler Birbirine Benzemez ve Kurtlar Sofrası’nda sahip olduğu entelektüel birikimi antiemperyalist düşünce yapısı etrafında şekillendirerek roman kişileri üzerinden görünür kılmıştır. Attila İlhan, Kamarot Hasan bağlamında kendi değerleriyle çatışan aydının yalnızlığını, arada kalmışlığını işlemiştir. Aynı durum Zenciler Birbirine Benzemez’de de söz konusudur. Roman başkişileri hem “olumlu tip-gerçek vatandaş”ın arayışı içinde olmuşlar hem de kendi içindeki tezatlarla savaşmak zorunda kalmışlardır. Genel itibariyle her iki romanın başkişileri ile Cumhuriyet sonrası yetişen yeni Batı tipi aydının kimlik bunalımı bağlamında arayış ve düalite sorunu dile getirilmiştir. Kurtlar Sofrası, diğer iki romana göre daha somut bilgi, belge ve tarihsel verilerle kurgulanmıştır. Romanda anlatıcı yazarla özdeş olan Mahmud Ersoy, Ümid ve Hüsnü Faik gibi entelektüel kişiler, sorgulayan ve kritik eden söylemleriyle olumlu tip-gerçek vatandaş kimliğini taşıyan kişiler olmuştur. Bunlar içinde özellikle Ümid, yeni bir aydınlanma dönemine girerek Hasan ve Mehmed Ali’nin atlayamadığı son eşiği de geçip çelişki ve tezatlardan arınarak olumlu tip-gerçek vatandaş arayışında sona gelindiğini haber verir. Çalışmanın sonucunda, incelenen üç romanın aynı meselenin farklı cephe ve aşamalarını deneyimleyen arayış içindeki kişilerin sınanma süreçlerine dayandığı görülmüştür. Kendi ideolojisi ve birikiminden yola çıkarak yakın tarihimizde tanıklık ettiği aydın bunalımını aşmaya ve ideal vatandaş modeline ulaşmaya çalışan yazar, Hasan ve Mehmed Ali ile işaret ettiği tezatlar, çatışmalar, tamamlanmamışlık ya da kendi deyimiyle “kemirilmişliği” Kurtlar Sofrası’nın ideal kişileri ile aşmış, toplumun refahını destekleyecek örnek bir model sunmuştur.
Attilâ İlhan Sokaktaki Adam Zenciler Birbirine Benzemez Kurtlar Sofrası olumlu tip-gerçek vatandaş
Attila İlhan, who has brought important works related to the recent history of Turkish literature, is a writer who has a social realist understanding and has produced works in all kinds of literature with his journalistic identity from the core. In his first novels, Sokaktaki Adam, Zenciler Birbirine Benzemez and Kurtlar Sofrası, he shaped his intellectual background around an anti-imperialist thought and made it visible through the characters of the novel are included. In the context of Attila İlhan Kamarot Hasan, he deals with the loneliness and in-betweenness of the intellectual who conflicts with his own values. The same is true in Negroes Are Alike. The protagonists of the novel were both in search of the "positive type-real citizen" and had to fight the contradictions within themselves. In general, the identity crisis, quest and dual life of the new western type intellectual who grew up after the Republic, the protagonists of both novels, were expressed. Kurtlar Sofrası is fictionalized with more concrete information, documents and historical data than the other two novels. Intellectual persons such as Mahmud Ersoy, Ümid and Hüsnü Faik, who are identical with the narrator in the novel, have become people who have the identity of "positive type-real citizen" with their questioning and criticizing discourses. Among these people, Ümid in particular enters a new period of enlightenment. Ümid, who has passed the last threshold that Hasan and Mehmed Ali could not pass and has been purified from contradictions and contrasts, announces that the search for a positive type-real citizen has come to an end. As a result of the study, it was seen that the three novels examined were based on the testing processes of individuals who were searching for experiences from different aspects and stages of the same issue. Attila İlhan, who tried to overcome the intellectual crisis he witnessed in our recent history and to reach an ideal citizen model by starting from his own ideology and knowledge, overcame the contradictions, conflicts, incompleteness or, in his own words, “gnawing” that he pointed out with Hasan and Mehmed Ali with the ideal characters of Kurtlar Sofrası and presented an exemplary model that would support the welfare of the society.
Attilâ İlhan Sokaktaki Adam Zenciler Birbirine Benzemez Kurtlar Sofrası positive type-real citizen
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 25 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 3 |