COVID-19 pandemisi, yükseköğretim sistemini dönüştürerek üniversitelerin işlevini, toplumsal sorumluluklarını ve bilgi üretim süreçlerini yeniden değerlendirmeye zorlamıştır. Bu süreçte dijitalleşmenin getirdiği fırsatlar, üniversitelerin geleneksel yapılarından uzaklaşıp "fijital kampüs" modeline yönelmesini sağlamıştır. Üniversiteler, bilgi üretimini yalnızca akademik bir faaliyet olarak değil, toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde ele almalıdır. Makale, yükseköğretimde dijitalleşmenin etkilerini, geleneksel öğretim yöntemlerinin yerini çevrim içi ve hibrit modellere bırakmasını ve bu durumun bilginin yalnızca tüketilecek bir meta değil, toplumsal ve entelektüel gelişime katkı sunan bir değer olarak yeniden konumlanmasını tartışır. Ayrıca, üniversitelerin bu dönüşüm sürecinde toplumsal sorunlarla uyumlu, daha kapsayıcı ve yenilikçi bir yapıya evrilme gerekliliği vurgulanır. Multiversite kavramı, üniversitelerin çok katmanlı ve farklı motivasyonlarla işleyen yeni bir yapıya geçişini temsil eder. Bu yapı, bilgi ve hakikatin sabit değil, sürekli yeniden üretilen dinamik süreçler olduğunu ifade eder. Makale, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar değil, toplumsal eleştiri ve entelektüel özgürlük merkezleri olarak rol almaları gerektiğini savunur. Pandemi sonrası dünyada, üniversitelerin toplumsallık ile nitelik arasındaki ilişkiyi güçlendirerek daha geniş bir vizyonla hareket etmeleri gerektiği sonucuna varılır.
Yükseköğretim Dijitalleşme Fijital Kampüs Çevirim İçi Eğitim Multiversite Toplum ve Nitelik İlişkisi
COVID-19 pandemisi, yükseköğretim sistemini dönüştürerek üniversitelerin işlevini, toplumsal sorumluluklarını ve bilgi üretim süreçlerini yeniden değerlendirmeye zorlamıştır. Bu süreçte dijitalleşmenin getirdiği fırsatlar, üniversitelerin geleneksel yapılarından uzaklaşıp "fijital kampüs" modeline yönelmesini sağlamıştır. Üniversiteler, bilgi üretimini yalnızca akademik bir faaliyet olarak değil, toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde ele almalıdır. Makale, yükseköğretimde dijitalleşmenin etkilerini, geleneksel öğretim yöntemlerinin yerini çevrim içi ve hibrit modellere bırakmasını ve bu durumun bilginin yalnızca tüketilecek bir meta değil, toplumsal ve entelektüel gelişime katkı sunan bir değer olarak yeniden konumlanmasını tartışır. Ayrıca, üniversitelerin bu dönüşüm sürecinde toplumsal sorunlarla uyumlu, daha kapsayıcı ve yenilikçi bir yapıya evrilme gerekliliği vurgulanır. Multiversite kavramı, üniversitelerin çok katmanlı ve farklı motivasyonlarla işleyen yeni bir yapıya geçişini temsil eder. Bu yapı, bilgi ve hakikatin sabit değil, sürekli yeniden üretilen dinamik süreçler olduğunu ifade eder. Makale, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar değil, toplumsal eleştiri ve entelektüel özgürlük merkezleri olarak rol almaları gerektiğini savunur. Pandemi sonrası dünyada, üniversitelerin toplumsallık ile nitelik arasındaki ilişkiyi güçlendirerek daha geniş bir vizyonla hareket etmeleri gerektiği sonucuna varılır.
Yükseköğretim Dijitalleşme Fijital Kampüs Çevirim İçi Eğitim Multiversite Toplum ve Nitelik İlişkisi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yükseköğretim Politikaları, Yükseköğretim Yönetimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 4 |
Articles published in the Journal of University Research (Üniversite Araştırmaları Dergisi - ÜAD) are licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) License .