Bu makale, David Greig’in 14. yüzyıl tarihçi ve düşünürü İbn Haldun’a ve onun asabiyet kavramına atıfta bulunan çağdaş tiyatro oyunu The Events’i Halduncu bir perspektifle ele almaktadır. Asabiyet, siyasal toplulukların kuruluşunu, sürekliliğini ve nihai çöküşünü belirleyen toplumsal dayanışma ve kolektif bağlılık ilkesidir. Bu çalışma, oyunu yalnızca travma ya da radikalleşme ekseninde değil, toplumsal çözülmenin yapısal dinamikleri ve etik sorumluluk sorunsalı çerçevesinde değerlendirir. The Boy karakterinin ideolojik söylemi ile Claire karakterinin etik tercihleri incelenerek, sosyal bağların çözülmesine verilen iki zıt tepki ortaya konur: ilki dışlayıcılık, kin ve simgesel arınma üzerine kuruludur; ikincisi ise karşılıklı kırılganlık, ortak eylem ve ahlaki öz-denetim temelinde gelişir. Oyun, Halduncu düşünceyi çağrıştırmakla birlikte, bu fikirlerin nasıl yanlış biçimde araçsallaştırılabileceğini de ortaya koyar. The Boy, asabiyet kavramını etik dayanışma ilkesinden kopararak, şiddet, kabileci fantezi ve kültürel saflık adına boş bir meşruiyet zeminine dönüştürür. Haldun’un kuramı, Bauman, Butler, Levinas ve Anderson gibi düşünürlerin yaklaşımlarıyla birlikte ele alınarak, The Events oyunu, ideolojik çöküş sonrasında toplumsal dayanışmanın kırılganlığı ve etik dayanışmanın yeniden inşası üzerine düşünsel sorgulama olarak yeniden yorumlanır.
David Greig The Events İbn Haldun Asabiyet Britanya Tiyatrosu
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
This article offers a Khaldunian reading of David Greig’s The Events, a contemporary play that explicitly references the 14th-century historian and philosopher Ibn Khaldun and his concept of asabiyyah—the social cohesion or group solidarity that undergirds the formation, endurance, and eventual decline of political communities. Rather than approaching the play primarily through the lens of trauma or radicalisation, the study foregrounds the structural dynamics of communal disintegration and ethical responsibility. Through an analysis of The Boy’s ideological rhetoric and Claire’s moral decisions, the article delineates two divergent responses to the erosion of social bonds: one rooted in exclusion, ressentiment, and symbolic purification; the other grounded in mutual vulnerability, shared practice, and moral restraint. While the play invokes Khaldunian concepts, it also reveals the danger of their misappropriation. The Boy distorts asabiyyah, converting it from a principle of ethical solidarity into a rationale for violence, tribal fantasy, and cultural exclusion. Drawing on Khaldun’s thought alongside Bauman, Butler, Levinas, and Anderson, the article reinterprets The Events as a meditation on the fragility of collective life and the ethical possibilities of reconstructing solidarity in the aftermath of ideological collapse.
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İngiliz ve İrlanda Dili, Edebiyatı ve Kültürü, Çağdaş Tiyatro Çalışmaları, Edebiyat Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.37999/udekad.1759687 |
| IZ | https://izlik.org/JA78GM32MZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 4 |
* Hakemlerimizin uzmanlık alanlarını detaylı olarak girmesi süreçte hakem ataması açısından önem arz etmektedir.