Bu makale, Lacancı psikanaliz çerçevesinde yorumlanan anne bakışının, D. H. Lawrence’ın “Tahta Atla Kazanan Çocuk” adlı hikayesinde benlik oluşumunu ve arzuyu nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Çocuğun Büyük Öteki’nin arzusunu tatmin etme çabasına odaklanan çalışma, bu yönelimin kompulsif davranışlara ve öz-yıkıma yol açtığını savunur. Yakın okuma tekniğiyle, anne Hester’da nesneleşen bakış analiz edilir; annenin duygusal tutarsızlığı ve zenginliğe olan saplantısı, simgesel onayın eksikliğini üretir. Paul bu eksikliği keskin biçimde hisseder ve para ve şansa sahip olmanın annesinin sevgisini kazanacağına inanır. Hissettiği eksikliği bu fantezi yoluyla telafi etmeye çalışır. Onun takıntılı bahis davranışı, benliğini Büyük Öteki’nin arzusuyla hizalama ve duygusal yoksunluğu maddi başarıyla onarma girişimi olarak işlev görür. Ancak analiz, bu tür bir uyumun yapısal olarak imkânsız olduğunu gösterir; çünkü Büyük Öteki’nin arzusu simgesel düzende her zaman erişilemezdir. Paul’un tekrar eden çabaları onu yineleme, kayıp ve yabancılaşma döngüsüne hapseder ve sonunda öz-yıkıma sürükler. Makale, anne arzusunun bakış aracılığıyla yıkıcı bir ruhsal ekonomi ürettiğini göstererek Lawrence çalışmalarına katkıda bulunur. Bakışı merkezi bir Lacancı mekanizma olarak öne çıkararak, modern edebiyatta çocukluk öznelliği, arzu ve travmanın anlaşılmasında psikanalitik kuramın önemini vurgular.
This article examines how the maternal gaze, interpreted through Lacanian psychoanalysis, shapes ego formation and desire in D. H. Lawrence’s The Rocking-Horse Winner. Focusing on the child’s attempt to satisfy the desire of the Other, it argues that this pursuit produces compulsive behavior and self-destruction. Through close reading, the study analyzes the gaze embodied by Hester, whose emotional inconsistency and fixation on wealth deny symbolic affirmation. Paul becomes acutely aware of this lack and attempts to compensate through phantasy, believing that money and luck will secure maternal love. His obsessive betting functions as an effort to align his ego with the desire of the Other and to repair emotional absence through material success. The analysis shows, however, that such alignment is structurally impossible, since the desire of the Other remains unattainable within the symbolic order. Paul’s repeated efforts therefore trap him in a cycle of repetition, loss, and alienation that culminates in self-destruction. The article contributes to Lawrence scholarship by demonstrating how maternal desire, mediated through the gaze, produces a destructive psychic economy. By foregrounding the gaze as a central Lacanian mechanism, it highlights the value of psychoanalytic theory for understanding childhood subjectivity, desire, and trauma in modernist literature studies.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İngiliz ve İrlanda Dili, Edebiyatı ve Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 24 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.37999/udekad.1855016 |
| IZ | https://izlik.org/JA23RU24DD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |
* Hakemlerimizin uzmanlık alanlarını detaylı olarak girmesi süreçte hakem ataması açısından önem arz etmektedir.