Prior to the twenty-first century, in the observational methodology of the social sciences, the situations of culture and otherness have been presented with biased interpretations. Structurally, it is possible with this structure that the individuality created by the phenomenon of globalization can be seen as the explainer of existing phenomena and situations. In this case, in case the observations are biased, it is inevitable that there will be discussions on a more accurate understanding of events, phenomena and situations. The ethical, unbiased and accurate transfer of ‘real’ data in situations where the discipline of anthropology examines culture and truth of the other brings up the issue of examining culture and the other. This study will try to present a more holistic approach by analysing the issue of ‘otherness’ and ‘savagery’ from different perspectives and evaluating this situation not only with past periods but also with current approaches. Within this context, the book titled Heart of Darkness will be evaluated in the axis of the situation in the nineteenth and the idea of postmodernism in the twenty-first century. It is seen that anthropological perspectives try to reveal the culture and its interpretations without adhering to the patterns such as ‘uniform’ and ‘civilised’ brought by the modernist school. With the postmodernist approaches in the discipline of anthropology, discussions and views that these interpretations can be used are becoming more widespread. The sense of excitement and curiosity aroused by the new can have different meanings in cultures defined as ‘upper’ and ‘lower’. In a period when the concept of the New World is prioritised, the ‘legitimate’ right to examine and introduce other cultures and individuals is based on the perspectives of different individuals who are not ‘savages’, who are shaped by the concept of ‘civilisation’ itself, which is handled on the basis of modernist approaches, rather than the individuals of that society. With the development of the science of anthropology, debates about the objectivity and subjectivity of perspectives on ‘new’ cultures and societies have questioned their contribution to the universal heritage of humanity. In this study, the ‘other’, ‘other’ and ‘savage’ elements are evaluated through the main character of the novel Heart of Darkness written by Joseph Conrad at the end of the nineteenth century. Although these concepts are closely examined with the main character in the novel, it will be also revealed how these concepts are in contrast with the main character with the postmodern approach of anthropological variables by considering them on the axis of the relationship between literature and anthropology.
Postmodernism Joseph Conrad Etnographic text Civilization Antrophology
21. yüzyıldan önce sosyal bilimlerin gözleme dayanan metodolojisinde kültür ve öteki olma durumları yanlı yorumlarla ortaya konulmuştur. Yapısal olarak küreselleşme olgusunun meydana getirdiği bireyselliğin var olan olguların ve durumların açıklayıcısı olarak görülebilmesi de bu yapı ile mümkündür. Bu durumda gözlemlerin yanlı olması halinde gerçek şekilde olay, olgu ve durumların daha doğru anlaşılması üzerinde tartışmaların olması kaçınılmazdır. Antropoloji disiplininin kültürü ve öteki olanı incelediği durumların ‘gerçek’ verilerin etik, yansız ve doğru biçimde aktarılması kültürün ve ötekinin doğruluğunun incelenmesi konusunu gündeme getirmektedir. Bu makalede ele alınan ‘ötekilik’ ve ‘vahşilik’ konusunun farklı perspektiflerden irdelenmesi ile sadece geçmiş dönemlerle değil güncel olan yaklaşımlarla bu durum değerlendirilerek daha bütüncül yaklaşım sunulmaya çalışılacaktır. Bu bağlamda Karanlığın Yüreği isimli kitap 19. yüzyıldaki durum ve 21. yüzyıldaki postmodernizm düşüncesi ekseninde değerlendirilecektir. Modernist ekolün getirdiği ‘tekdüze’, ‘medeni’ gibi kalıplara bağlı kalmadan da antropolojik bakış açılarının kültür ve ona dair yorumları ortaya koymaya çalıştığı görülmektedir. Antropoloji disiplinindeki postmodernist yaklaşımlarla beraber bu yorumların kullanılabileceğine dair tartışmalar ve görüşler yaygınlığını artırmaktadır. Yeni olanın uyandırdığı heyecan ve merak duygusu ‘üst’ ve ‘alt’ olarak tanımlanan kültürlerde farklı anlamlara gelerek değişebilmektedir. Yeni Dünya kavramının öncelendiği bir dönemde ele alınan başka kültür ve bireyleri irdeleme, tanıtma düşüncesinin getirdiği ‘meşru’ hak o toplumun bireylerinden çok ‘yabanıl’ olmayan, modernist yaklaşımların temelleriyle ele alınmış olan ‘medeniyet’ kavramının kendisi ile şekillenmiş farklı bireylerin bakış açılarına dayanmaktadır. Antropoloji biliminin gelişimi ile ‘yeni’ olan kültürlere ve toplumlara karşı ortaya konan bakış açılarının nesnelliği ve öznelliği hakkındaki tartışmalar bu durumun insanlığın evrensel mirasına olan katkısını sorgulamaya çalışmaktadır. Bu çalışmada, Joseph Conrad tarafından 19. yüzyılın sonunda yazılmış olan Karanlığın Yüreği romanının ana karakteri aracılığında ‘öteki’, ‘başka’ ve ‘yabani’ unsurların değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu kavramlara roman içerisinde her ne kadar ana karakter ile yakından bakılmış olsa da antropolojik değişkenlerin postmodern yaklaşımla beraber aslında bu kavramların ana karakter ile ne kadar zıt olduğu edebiyat ve antropoloji arasındaki ilişki ekseninde ele alınarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Joseph Conrad Medeniyet Antropoloji Etnografik metin Postmodernizm
Yok.
Doç. Dr. Kadriye Şahin'e katkılarından ötürü teşekkürlerimi sunarım.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Antropoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Kasım 2023 |
| Kabul Tarihi | 7 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 15 |