Bu çalışmada Halide Edip Adıvar’ın Vurun Kahpeye ve Chimamanda Ngozi Adichie’nin Mor Amber eserlerinde yer alan kadınların hayat mücadelesi karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır. İki eserde de kadınlar dinî, ailevi, psikolojik ve toplumsal baskıların hedefi hâline gelmiştir. Baskılar altında ezilen kadınlar, feminist edebiyatın geçmişten bu yana incelediği konulardan biri olmuş ve yazarlar, eserlerdeki kadın karakterler aracılığıyla farklı ülke ve zaman dilimlerinde bu baskılara karşı bir direnişin sembolü hâline gelmişlerdir. Çalışmada, bu baskıların çıkış sebepleri, kadınların ezilmişliği ve madun oluşları karşılaştırmalı bir şekilde ele alınacaktır. Bu bağlamda, iki farklı toplumda kadına yönelik baskı ve şiddet, dinî ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınacak; kadın bedeni üzerindeki ataerkil tahakkümün nasıl ortaya çıktığı incelenecektir. Söz konusu toplumların içinde bulunduğu şartlar ve sosyal yapı ele alındığında, Vurun Kahpeye’de Kurtuluş Savaşı dönemindeki Türk toplumunun durumu, Mor Amber’de ise Nijerya’daki karmaşık dinî ve toplumsal yapının aileye yansımaları görülür. Vurun Kahpeye eserinde toplumsal baskı ön planda iken Mor Amber’de erkek egemen aile baskısı görülmektedir. Genel edebiyat eserlerindeki anlatılar, kadın karakterlerin maruz kaldığı zorlukları vurgulayarak madun seslerini ortaya çıkarmakta ve böylece toplumsal cinsiyet rolleri ile ataerkil yapı üzerine yürütülen eleştirel tartışmalara katkıda bulunmaktadır. İncelemede, iki eserdeki kadın kahramanlar feminist edebiyat eleştirisi bağlamında karşılaştırılacak; kadının toplum ve ailedeki konumu ele alınarak, dinî ve toplumsal yapıların kadını nasıl ötekileştirdiğine değinilecektir.
Vurun Kahpeye Purple Hibiscus Society Religion Subaltern Oppression.
Şimdiden emeği geçenlere teşekkürler
In this study, the struggle of women in Halide Edip Adıvar’s Vurun Kahpeye and Chimamanda Ngozi Adichie’s Purple Hibiscus will be discussed comparatively. In both works, women have become the target of religious, familial, psychological and social pressures. Women oppressed under oppression have been one of the subjects examined by feminist literature since the past, and writers have become a symbol of resistance against these oppressions in different countries and time periods through female characters in their works. In this study, the causes of these oppressions, women’s oppression and subalternity will be analysed in a comparative manner. In this context, oppression and violence against women in two different societies will be discussed together with their religious and social dimensions, and how patriarchal domination over the female body emerged will be analysed. When the conditions and social structure of the societies in question are analysed, the situation of Turkish society during the War of Independence in Vurun Kahpeye and the reflections of the complex religious and social structure on the family in Nigeria in Purple Hibiscus are observed. While social pressure is more prominent in Vurun Kahpeye, male-dominated family pressure is seen in Purple Hibiscus. Narratives in works of general literature reveal subaltern voices by emphasising the difficulties faced by female characters and thus contribute to critical debates on gender roles and patriarchal structure. In this study, the female protagonists in the two works will be compared in the context of feminist literary criticism; the position of women in society and family will be discussed and how religious and social structures marginalise women will be addressed.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Mart 2024 |
| Kabul Tarihi | 8 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 15 |